Ahzab Suresi 47. Ayet — Elfaz
Mü'minlere kendileri için Allah'tan büyük bir lütuf olduğunu müjdele.
1وَبَشِّرِve beşşirive müjdeleBağlaç+Emir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatab · Tef'îl Bâbıب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüş
2الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīnemü'minlereMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
3بِاَنَّbi enneki gerçektenHarf-i Cer+Harf-i Nasb
4لَهُمْlehumonlara vardırHarf-i Cer+Zamir
5مِنَmine-tanHarf-i Cer
6اللّٰهِ(a)llahiAllah-Lafza-i Celal
7فَضْلًاfeDlenbir lutufİsimف ض لüstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek
8كَبِيرًاkebīranbüyükSıfatك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.