(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır."

يَابُنَيَّ اِنَّهَٓا اِنْ تَكُ مِثْقَالَ حَبَّةٍ مِنْ خَرْدَلٍ فَتَكُنْ فِي صَخْرَةٍ اَوْ فِي السَّمٰوَاتِ اَوْ فِي الْاَرْضِ يَأْتِ بِهَا اللّٰهُ اِنَّ اللّٰهَ لَطِيفٌ خَبِيرٌ

yā buneyye innehā in teku miṧḳāle Habbetin min ḣardelin fe tekun fī Saḣratin ev fī s-semāvāti ev fī l-erDi ye'ti bihā (a)llahu inne (a)llahe leTīfun ḣabīrun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1يَابُنَيَّyā buneyyeب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileEY/HEY/AH Oğulcuğum!
2اِنَّهَٓاinnehāonlar
3اِنْineğer
4تَكُtekuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinbir şey olsa
5مِثْقَالَmiṧḳāleث ق لAğır/ağırlık olmak, yavaş/donuk/hantal olmak, zor/çetin/üzücü olmak. Thaqalaan (thaqalan'ın ikili hali) - iki büyük ve ağır şey, iki ordu. Athqaal (thiql'in çoğulu) - yük. Thaqiil (çoğulu thiqaal) - ağır. Mithqaal - ağırlık, terazi ağırlığı. Tathaaqal - donuk/hantal olmak. Thaqala - ağırlaşmak, baskı yapmak, ağır basmak. Mathqalatun - yüklü, ağır yüklü, bir anneyi çocuğundan mahrum bırakmanın herhangi bir sebebi. Iththaqala (tathaaqala için) - ağır bir şekilde aşağı doğru eğilmek, ağır bir şekilde aşağı meyletmek.ağırlığınca
6حَبَّةٍHabbetinح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.danesi
7مِنْmin
8خَرْدَلٍḣardelinخ ر د لBelirli bir ağacın tohumu olan ve iyi bilinen bir tane.hardal
9فَتَكُنْfe tekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve bulunsa
10فِي-nın içinde
11صَخْرَةٍSaḣratinص خ رKayalık olmak (yer). Kaya - taşbir kaya-
12اَوْevveya
13فِي
14السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
15اَوْevveya
16فِي
17الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyerde
18يَأْتِye'tiا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekmutlaka getirir
19بِهَاbihāonu
20اللّٰهُ(a)llahuAllah
21اِنَّinneçünkü
22اللّٰهَ(a)llaheAllah
23لَطِيفٌleTīfunل ط فİnce, narin, zarif, nezaket, şık, nazik, kibar, güzel, hoş, okşamak/rahatlatmak, hediye/armağan olma durumu.latiftir
24خَبِيرٌḣabīrunخ ب رBilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık.haber alır

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ey oğulcağızım, yaptığın hayır veya şer, bir hardal tanesi kadar bile olsa, o da bir taş içinde, yahut göklerde, yahut da yeryüzünde bulunsa Allah, onu gene meydana çıkarır; şüphe yok ki Allah'ın lütfu boldur, o, her şeyden haberdardır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ey oğulcağızım, yaptığın hayır veya şer, bir hardal tanesi kadar bile olsa, o da bir taş içinde, yahut göklerde, yahut da yeryüzünde bulunsa Allah, onu gene meydana çıkarır; şüphe yok ki Allahʼın lütfu boldur, o, her şeyden haberdardır.

Adem Uğur

(Lokman, öğütlerine devamla şöyle demişti:) Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.

Ahmed Hulusi

"Ey evladım. . . Muhakkak ki o (yaptığın şey), bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kayanın içinde yahut semalarda yahut arzın içinde olsa, Allah onu (hakikatinin sonucu olarak) getirir. . . Muhakkak ki Allah Latiyf'tir, Habiyr'dir. "

Ahmet Tekin

Lokman oğluna: 'Oğulcuğum, yaptığın amel, bir hardal tanesi ağırlığınca da olsa, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu senin karşına getirir. Allah hikmetine nüfuz edilmeyen yüce varlıktır; gizli-açık her şeyden haberdardır.' dedi.

Ahmet Varol

'Ey oğulcağızım! Gerçek şu ki, (yapılan iş) bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa ve o bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin içinde bulunsa Allah onu getirir. Şüphesiz Allah lütuf sahibidir, (her şeyden) haberdardır.

Ali Bulaç

"Ey oğlum, (yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Allah onu getirir (açığa çıkarır). Şüphesiz Allah, latif olandır, (her şeyden) haberdardır."

Ali Fikri Yavuz

(Lokmân öğüdüne devamla şöyle demişti): “- Yavrum, yapılan iyi veya kötü iş, bir hardal tanesi ağırlığında olsa da bir kaya içinde yahud göklerde veya yerin dibinde gizlense, Allah onu meydana çıkarır (ve sahibini ondan dolayı hesaba çeker). Çünkü Allah Lâtif’dir= ilmi her gizli şeye ulaşır, Habîr’dir= her şeyin künhünü bilir.

Ali Rıza Safa

"Ey oğul! Kuşkusuz, bir hardal çekirdeği ağırlığında da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde veya yeryüzünde de olsa, Allah, onu getirir. Kuşkusuz, Allah, En İnce Ayrıntılarla Gerçekleştirendir; Haberlidir!"

Bayraktar Bayraklı

Hz. Lokman, öğüdüne devamla şöyle demişti: "Yavrucuğum! Yaptığın iş bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu ortaya çıkarır. Doğrusu Allah en ince işleri görüp bilmektedir; her şeyden haberdardır."

Bekir Sadak

Lokman: «Ey ogulcugum! Isledigin sey, bir hardal tanesi agirliginca olsa da, bir kayanin icinde veya goklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu getirip meydana kor. Dogrusu Allah Latif'tir, haberdardir".

Celal Yıldırım

(Lukmân yine oğluna dedi ki:) Oğulcağızım ! (İşlediğin iyilik olsun, kötülük olsun) bir hardal tanesi ağırlığınca bile olsa ve o bir kayanın İçinde veya göklerde ya da yerde bu lunsa, mutlaka Allah onu getirir (ortaya kor). Şüphesiz ki Allah en ince, en gizli şeyleri bilendir, her şeyden haberlidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Lokmân, “Sevgili oğlum” (dedi), “Yaptığın iş bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa, bir kayanın içinde saklansa veya göklerde yahut yerin dibinde bulunsa yine de Allah onu açığa çıkarır. Kuşkusuz Allah her şeyi bütün gizlilikleriyle bilir, O her şeyden haberdardır.”

Diyanet İşleri

(Lokman, öğütlerine şöyle devam etti:) "Yavrum! Şüphesiz yapılan iş bir hardal tanesi ağırlığında olsa ve bir kayanın içinde, yahut göklerde ya da yerin içinde bile olsa, Allah onu çıkarır getirir. Çünkü Allah, en gizli şeyleri bilendir, (her şeyden) hakkıyla haberdar olandır."

Diyanet İşleri (eski)

Lokman: 'Ey oğulcuğum! İşlediğin şey, bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu getirip meydana kor. Doğrusu Allah Latif'tir, haberdardır'.

Diyanet Vakfi

(Lokman, öğütlerine devamla şöyle demişti:) Yavrucuğum! Yaptığın iş (iyilik veya kötülük), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilmektedir ve her şeyden haberdardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Yavrucuğum! Haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi ağırlığınca olsa da, bir kaya içinde veya göklerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizanına kor. Çünkü Allah en ince şeyleri bilir, her şeyden haberdardır.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yavrum, haberin olsun ki, yaptığın bir hardal tanesi tartısı olsa da bir kaya içinde veya göklerde yahut yerin dibinde gizlense Allah onu getirir, mizanına koyar. Çünkü Allah en ince şeyleri bilen, herşeyden haberi olandır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yavrum! haberin olsun ki yaptığın bir hardal danesi tartısı olsa da bir kaya içinde veya Göklerde veya Yerin dibinde gizlense Allah onu getirir mizanına kor, çünkü Allah latiftir, habirdir

Erhan Aktaş

"Ey oğulcuğum! Yaptıkların bir hardal tanesi kadar olup da bir kayanın içinde veya gökyüzünde veya yer altında bile olsa, Allah onu meydana çıkarır. Kuşkusuz Allah, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey oğulcuğum! Yaptıkların bir hardal tanesi kadar olup da bir kayanın içinde veya gökyüzünde veya yer altında bile olsa, Allah onu meydana çıkarır. Kuşkusuz Allah, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey oğulcuğum! Yaptıkların bir hardal tanesi kadar olup da bir kayanın içinde veya gökyüzünde veya yer altında bile olsa, Allah onu meydana çıkarır. Kuşkusuz Allah, Bütün Ayrıntıları Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır."

Fizilal-il Kuran

Lokman: «Oğulcuğum! Yaptığın iyi veya kötü iş, bir hardal tanesi ağırlığınca olsa ve bu bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa, yine de Allah onu karşına getirir. Doğrusu Allah lâtiftir, haberdardır.

Gültekin Onan

"Ey oğlum, (yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Tanrı onu getirir (açığa çıkarır). Şüphesiz Tanrı, latif olandır, (her şeyden) haberdardır."

Hamdi Döndüren

(Lokman, oğluna öğüt vermeye devam ederek dedi ki): “Ey yavrucuğum! Yaptığın şey, bir hardal tanesi ağırlığında olsa, bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa bile Allah onu getirir. Çünkü Allah, en ince işleri bilen, her şeyden haberdar olandır.”

Hasan Basri Çantay

"Oğulcağızım, hakıykat (yapdığın iyilik veya kötülük) bir hardal tanesi kadar olsa dahi, bir kaya içinde, ya göklerde, yahud yerin içinde (gizlenmiş) olsa bile Allah onu getirir, (meydana çıkarır ve hesabını görür). Çünkü Allah latıyfdir, hakkıyle haberdardır".

Hasib Asutay

(Lokman:) 'Ey yavrucuğum! Şüphesiz o (yaptığın şey), bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin içinde bulunsa Allah onu mutlaka (karşına) getirir. Şüphesiz Allah ince işleri bilendir, (her şeyden) haberdar olandır.

Hayrat Neşriyat

(Lokmân, nasîhatlerine devâm ederek şöyle dedi:) 'Ey oğulcuğum! Gerçekten o(yaptığın iş), bir hardal dânesi ağırlığında bile olsa, öyle ki (bu) bir kaya içinde veya göklerde ya da yerin dibinde olsa, Allah onu (âhirette önüne) getirir! Şübhesiz ki Allah, Latîf (herşeyiincelikleriyle bilen)dir, Habîr (onların hepsinden haberdâr olan)dır.'

İbni Kesir

Oğulcuğum; işlediğin şey bir hardal tanesi kadar da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde, yahut yerin derinliklerinde de bulunsa, Allah onu getirir. Muhakkak ki Allah; Latif'tir, Habir'dir.

Mehmet Okuyan

(Lokman şöyle demişti:) “Ey yavrucuğum! Yaptığın (iyi veya kötü her) iş, bir hardal tanesi ağırlığında bile olsa ve bu bir kayanın içinde veya göklerde veya yerin derinliklerinde bulunsa yine de Allah onu (karşına) getirir. Şüphesiz ki Allah (detaylarıyla) bilendir, haberdardır.

Muhammed Esed

(Lokman,) "Ey yavrucuğum!" (diye devam etti) "Ortada yalnızca hardal tanesi kadar bir şey de olsa, (yaptıklarınız) bir kayanın içinde (saklı) da bulunsa, yahut gökler(in tepesin)de ve yer(in derinliklerin)de de olsa Allah onu aydınlığa çıkarır: çünkü Allah, kuşkusuz, akıl sır ermez bir (hikmet Sahibi)dir ve her şeyden haberdardır.

Mustafa İslamoğlu

(Lokman): "Yavrucuğum! (Yapıp ettiğiniz) o şeyler isterse bir hardal tanesi kadar olsun, ister bir kayanın bağrında, ister göklerin derinliklerinde, isterse yerin altında saklı bulunsun; Allah onu bulup ortaya çıkarır: çünkü Allah (ilmiyle) her şeye nüfuz eder, her şeyden haberdardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Oğulcağızım! Muhakkak ki, o (yaptığın şey) bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, bir kaya içinde veya göklerde veya yer içinde bulunsa Allah onu getirir, (meydana çıkarır). Şüphe yok ki, Allah latîftir, habîrdir.»

Ömer Öngüt

“Oğulcuğum! Yapılan iyi veya kötü bir iş hardal tanesi ağırlığınca da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu mutlaka çıkarır. Şüphesiz ki Allah Lâtif'tir, her şeyden haberdardır. ”

Suat Yıldırım

"Evladım, yapılan iş; bir hardal tanesi kadar küçük olsa, bir kayanın içinde saklı da olsa, yahut göklerin veya yerin herhangi bir noktasında bile bulunsa, mutlaka Allah onu meydana çıkarır. Allah öyle latîf, öyle habîrdir (ilmi gizliliklere pek kolay bir tarzda nüfuz eder).

Süleyman Ateş

(Lokman öğütlerine devam ederek dedi ki): "Yavrum, (yaptığın iyilik veya kötülük), hardal danesi ağırlığınca bir şey de olsa, bir kayanın içinde, göklerde veya yerde bulunsa Allah mutlaka onu getirir. Çünkü Allah latiftir (O'nun bilgisi her gizli ve ince şeye ulaşır. O, her şeyi) haber alır."

Süleymaniye Vakfı

(Lokman sözüne şöyle devam etti:) "Yavrucuğum! (Yaptığın şey) bir hardal tanesi ağırlığında olup bir kayanın içinde, göklerde veya yerde olsa bile Allah onu senin karşına getirir. Allah lütufkardır, her şeyin içyüzünden haberdardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Lokman: "Oğulcuğum! İşlediğin şey, bir hardal tanesi ağırlığında olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu ortaya çıkarır. Allah latiftir; en ince ayrıntıyı bilir,habirdir; her şeyin iç yüzünü bilir.".

Şaban Piriş

(Lokman:) -Yavrucuğum, bir hardal tanesi ağırlığınca bir şey yapsan, büyük bir kayanın içinde veya göklerde veya yerin dibinde bile olsa, Allah onu ortaya çıkarır. Allah'ın lütfu boldur, herşeyden haberdardır.

Tefhim-ul Kuran

«Ey oğlum, (yaptığın iş) gerçekten bir hardal tanesi ağırlığında olsa da, (bu,) ister bir kaya parçasından ya da göklerde veya yer(in derinliklerinde) de bulunsa bile, Allah onu getirir (açığa çıkarır). Hiç şüphesiz Allah, lâtif olandır, (her şeyden) haberdardır.»

Ümit Şimşek

'Oğlum, yaptığın iş bir hardal tanesi kadar olup da bir kaya içinde yahut göklerde veya yerde gizlenecek olsa, Allah onu meydana çıkarır. Çünkü Allah'ın bilgisi herşeyin bütün inceliklerini kapsar ve O herşeyden haberdardır.

Yaşar Nuri Öztürk

"Oğulcuğum, şu bir gerçek ki, yaptığın, bir hardal danesi ağırlığında olsa, bir kayanın bağrına veya göklere, yahut yerin bağrına konsa, Allah onu yine de ortaya getirir. Çünkü Allah Latif'tir, lütfu sınırsızdır; Habir'dir, herşeyten haberdardır."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Loğman dedi: “Oğlum! Gördüyün iş bir xardal dənəsi ağırlığında olsa da, bir qayanın içində, yaxud göylərdə və ya yerin dibində olsa da, Allah onu aşkar edər. Həqiqətən, Allah Lətifdir, Xəbərdardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Loğman öyüd-nəsihətinə davam edərək) dedi: ″Oğlum, (dünyada gördüyün hər hansı yaxşı, yaxud pis iş) bir xardal dənəsi ağırlığında olsa da, bir qayanın (daşın) içində, yaxud göylərdə və ya yerin təkində olsa da, Allah onu (qiyamət günü) ortaya gətirər (onun haqq-hesabını çəkər). Həqiqətən, Allah lətifdir (bütün incə, nazik işləri biləndir; lütfkardır), (hər şeydən) xəbərdardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

ʺMein Sohn! Wenn es sich um eine winzige Tat handelt, die so klein wie ein Senfkorn ist, wird Gott sie für die Abrechnung hervorholen, auch wenn sie in einem Felsen oder in den Himmeln verborgen wäre oder in der Erde. Gottes Genauigkeit und Kenntnisse sind unermeßlich.

Almanca — Der Edle Quran

O mein lieber Sohn, gewiß, wäre es auch das Gewicht eines Senfkorns und befände es sich in einem Felsen oder in den Himmeln oder in der Erde, bringt es Allah bei. Gewiß, Allah ist Feinfühlig und Allkundig.

Almanca — M. A. Rassoul

ʺO mein Sohn, hätte es auch nur das Gewicht eines Senfkorns und wäre es in einem Felsen oder in den Himmeln oder in der Erde, Allah würde es gewiß hervorbringen. Wahrlich, Allah ist Gnädig, Kundig.

Almanca — Muhammad Zaidan

ʺMein Söhnchen! Sollte es sich auch nur um das Gewicht eines Senfkorns handeln, das sich in einem Stein, in den Himmeln oder auf Erden befinden sollte, ALLAH bringt sie. Gewiß, ALLAH ist allgütig, allkundig.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"My son", he said, "you must realize that everything material or immaterial as light or as little as a mustard seed be it inside a rock or in the heavens or on earth shall Allah bring it to light, Allah is Latifun (Gracious). He gives His servants an understanding, heart and He is Khabirun (Omniscient)".

Abdul Haleem

[And Luqman continued], ‘My son, if even the weight of a mustard seed were hidden in a rock or anywhere in the heavens or earth, God would bring it [to light], for He is all subtle and all aware.

Abdullah Yusuf Ali

"O my son!" (said Luqman), "If there be (but) the weight of a mustard-seed and it were (hidden) in a rock, or (anywhere) in the heavens or on earth, Allah will bring it forth: for Allah understands the finest mysteries, (and) is well-acquainted (with them).

Abul A'la Maududi

(Luqman said): "Son, Allah will bring forth everything even if it be as small as the grain of a mustard seed even though it be hidden inside a rock or (anywhere) in the heavens or earth. Allah is Most Subtle, All-Aware.

Aisha Bewley

‘My son, even if something weighs as little as a mustard-seed and is inside a rock or anywhere else in the heavens or earth, Allah will bring it out. Allah is All-Pervading, All-Aware.

Al-Hilali & Khan

"O my son! If it be (anything) equal to the weight of a grain of mustard seed, and though it be in a rock, or in the heavens or in the earth, Allâh will bring it forth. Verily, Allâh is Subtle (in bringing out that grain), Well-Aware (of its place).

Ali Quli Qarai

‘O my son! Even if it should be the weight of a mustard seed, and [even though] it should be in a rock, or in the heavens, or in the earth, Allah will produce it. Indeed Allah is all-attentive, all-aware.

Amatul Rahman Omar

(Luqmân continued, ) `My dear son! even if it (-the deed, good or bad) be as little as the weight of a grain of a mustard seed and even though it be hidden in (the hard layers of) a rock or in (the lofty heights of) the heavens or in (the dark womb of) the earth, Allâh is sure to bring it (to light and take an account of it). Verily, Allâh is the Knower of all subtleties (and all hidden secrets) and is All-Aware.

Arthur John Arberry

'O my son, if it should be but the weight of one grain of mustard-seed, and though it be in a rock, or in the heavens, or in the earth, God shall bring it forth; surely God is All-subtle, All-aware.

Bijan Moeinian

continuing his advice, Loghman said:] " O my son, even a tiny thing, as small as a mustard seed, hidden inside a stone, anywhere in the universe, can not escape the Lord’s knowledge and grasp; He is the Most Supreme, the Most Knowledgeable.

E. Henry Palmer

'O my son! verily, if there were the weight of a grain of mustard seed and it were (hidden) in the rock, or in the heaven, or in the earth, God would bring it (to light). Verily, God is subtle, well aware!

Edip-Layth

"O my son, God will bring out anything, be it as small as a mustard seed, be it deep inside a rock, or be it in the heavens or the earth, God will bring it. God is Sublime, Ever-aware."

George Sale

O my son, verily every matter, whether good or bad, though it be of the weight of a grain of mustard-seed, and be hidden in a rock, or in the heavens, or in the earth, God will bring the same to light; for God is clear-sighted and knowing.

Hamid S. Aziz

"But if they strive with you to make you ascribe unto Me partners of which you have no knowledge, then obey them not. Consort with them in the world with kindness, and follow the way of him who turns repentant unto Me. Then unto Me is your return, and I will inform you of that which you used to do.

Mahmoud Ghali

"O my son, surely in case it be the weight of one grain of mustard-seed, and it be in a rock, or in the heavens, or in the earth, Allah will come up with it; (i. e., bring it) surely Allah is Ever-Kind, Ever-Cognizant.

Marmaduke Pickthall

O my dear son! Lo! though it be but the weight of a grain of mustard-seed, and though it be in a rock, or in the heavens, or in the earth, Allah will bring it forth. Lo! Allah is Subtile, Aware.

Mohamed Ahmed - Samira

"O my son, whatsoever it may be, even though equal to a mustard seed in weight, or within a rock or in the sky or in the earth, God will bring it forth. Verily God is perceptive, all-aware.

Muhammad Asad

"O my dear son, " [continued Luqman,] “verily, if there be but the weight of a mustard-seed, and though it be [hidden] in a rock, or in the skies, or in the earth, God will bring it to light: for, behold, God is unfathomable [in His wisdom], all-aware

Mustafa Khattab

˹Luqmân  added,˺ "O my dear son! ˹Even˺ if a deed were the weight of a mustard seed—be it ˹hidden˺ in a rock or in the heavens or the earth—Allah will bring it forth. Surely Allah is Most Subtle, All-Aware.

Progressive Muslims

"O my son, if it be anything even as the weight of a mustard seed, be it deep inside a rock, or be it in the heavens or the Earth, God will bring it. God is Sublime, Expert."

Sahih International

[And Luqman said], "O my son, indeed if wrong should be the weight of a mustard seed and should be within a rock or [anywhere] in the heavens or in the earth, Allah will bring it forth. Indeed, Allah is Subtle and Acquainted.

Sam Gerrans

“O my son: though it be the weight of a grain of mustard seed, and it be in a rock, or in the heavens, or in the earth, God will bring it forth; God is subtle and aware.”

Shabbir Ahmed

"O My little son! Verily, know that something even as tiny as a mustard seed, deep inside a rock, or in the Highs or in the Lows, Allah will bring it forth. For, behold, Allah is Sublime, Aware."

Syed Vickar Ahamed

(Luqman said, ) "O my son! Even if there be (only) the weight of a mustard seed and it was (hidden) in a rock, or (anywhere) in the heavens or in the earth, Allah will bring it forth (in the open): Verily, Allah knows (even) the finest mysteries (Lateef) and is Absolutely Informed (Khabir, of them).

Taqi Usmani

(Luqmān went on saying to his son,) "My dear son, in fact, if there be anything to the measure of a grain of rye, and it be (hidden) in a rock or in the heavens or in the earth, Allah will bring it forth. Surely, Allah is All-Fine, All-Aware.

The Monotheist Group

"O my son, if it be anything, even the weight of a mustard seed, be it deep inside a rock, or be it in the heavens or the earth, God will bring it. God is Sublime, Expert."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺO mon enfant, fût-ce le poids dʹun grain de moutarde, au fond dʹun rocher, ou dans les cieux ou dans la terre, Allah le fera venir. Allah est infiniment Doux et Parfaitement Connaisseur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Loqman got) Kurê mino! Ew tiştê ku tu bikî (çi xêr be çi jî guneh) çendî bi qasî giraniya libeke xerdelê be û di nava zinarekî de be jî, yan li asîmanan be yan jî li erdê be, dîsa Xwedê dê wê bîne (pêşberî te û hesabê wê ji te bipirse). Bêguman Xwedê, lutufkar e, agahdar e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Mijn zoon, al gaat het om het gewicht van een mosterdzaadje en al was het in een rots of in de hemelen of op de aarde, God zal het brengen. God is welwillend en welingelicht.

Hollandaca — Salomo Keyzer

O mijn zoon! waarlijk, iedere zaak, hetzij die goed of kwaad zij, hetzij die de zwaarte van een korrel mostaardzaad hebbe en in eene rots, of in de hemelen of in de aarde zij verborgen, zal door God aan het licht worden gebracht; want God is helderziende en alwetend.

Hollandaca — Siregar

(Lôeqmân zei:) ʺO mijn zoon, ook al is er iets dat slechts, het gewicht van een mosterdzaadje heeft, dat zich in een rots bevindt, of in de hemelen, of in de aarde: Allah zal het tevoorschijn brengen. Voorwaar, Allah is Zachtmoedig, Alwetend.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И Лукман продолжил свое наставление): «О, сын мой! Если (деяние человека) будет на вес горчичного зерна и будет в скале, или в небесах, или в земле, то Аллах явит его (в День Суда). Поистине, Аллах добрый (по отношению к Своим рабам) (и) ведающий (все их деяния)!

Rusça — Osmanov

[Лукман продолжал]: ʺО сын мой! Если оно будет величиной с горчичное зернышко и будет укрыто внутри скалы, или на небесах, или в земле, Аллах предъявит тебе его. Воистину, Аллах мудр, всеведущ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Käre son! Även om det (som du har gjort) väger så litet som ett senapskorn och (ligger dolt) i en klippa eller i himlarna eller i jorden, skall Gud låta det komma i dagen. Guds (vägar) är outgrundliga; Han genomskådar allt och är underrättad om allt.