Rum Suresi 53. Ayet — Elfaz
Sen, körleri sapkınlıklarından çıkarıp doğru yola iletemezsin. Sen, çağrını ancak ayetlerimize inanıp müslüman olan kimselere işittirebilirsin.
1وَمَاve māve değilsinBağlaç+Harf-i Nefi
2اَنْتَentesenZamir
3بِهَادِbi hādiyola getirecekHarf-i Cer+İsimه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
4الْعُمْيِl-ǔmyikörleriMarife (Belirlilik Takısı)+Sıfatع م يgörevinden saptırmak, yoldan sapmak, kör veya cahil ve kapalı olmak, görme yetisinden yoksun bırakmak, karartmak, kör, karanlık, gizlemek. amaḥa - zihinsel körlük, amaya - zihinsel ve fiziksel körlük.
5عَنْǎn-ndanHarf-i Cer
6ضَلَالَتِهِمْDelāletihimsapıklıkları-İsim+Zamirض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.
7اِنْinHarf-i Nefi
8تُسْمِعُtusmiǔsen işittiremezsinMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
9اِلَّاillābaşkasınaHasr Edatı
10مَنْmenkimseler(den)İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
11يُؤْمِنُyu'minuinanan(lar)Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
12بِاٰيَاتِنَاbi āyātināayetlerimizeHarf-i Cer+İsim+Zamirا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.
13فَهُمْfe humve onlarİsti'nafiye Edatı+Zamir
14مُسْلِمُونَmuslimūnemüslüman olurlarİsimس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak