Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.

ثُمَّ كَانَ عَاقِبَةَ الَّذِينَ اَسَٓاؤُا السُّٓوآٰى اَنْ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِ اللّٰهِ وَكَانُوا بِهَا يَسْتَهْزِؤُ۫نَ

ṧumme kāne ǎāḳibete (e)lleƶīne esā'ū s-sūā en keƶƶebū bi āyāti (a)llahi ve kānū bihā yestehziūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ثُمَّṧummesonra, ayrıca
2كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldu
3عَاقِبَةَǎāḳibeteع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.sonu
4الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerin
5اَسَٓاؤُاesā'ūس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekkötülük eden(lerin)
6السُّٓوآٰىs-sūāس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekçok kötü
7اَنْençünkü
8كَذَّبُواkeƶƶebūك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanladılar
9بِاٰيَاتِbi āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetlerini
10اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
11وَكَانُواve kānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve -idiler
12بِهَاbihāonlarla
13يَسْتَهْزِؤُ۫نَyestehziūneه ز اaşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67)alay ediyor-

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sonra da Allah'ın delillerini yalanladıkları ve onlarla alay ettikleri için o kötülük edenlerin sonu kötü oldu gitti.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sonra da Allahʼın delillerini yalanladıkları ve onlarla alay ettikleri için o kötülük edenlerin sonu kötü oldu gitti.

Adem Uğur

Sonunda, Allah'ın âyetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların âkıbetleri pek fena oldu.

Ahmed Hulusi

Sonra kötülük (kendilerine zulüm) edenlerin sonu en kötü oldu! Çünkü Allah'ın işaretlerini yalanlamışlardı; onlarla alay ederlerdi.

Ahmet Tekin

Bir kez daha ifade edelim: Kötü icraatlar yapmayı planlı hale getirenlerin, kötülük yapmakta, işlerini kötü yapmakta, günah işlemekte, isyanda, inkârda ısrar edenlerin, Allah yolunu ve Allah yolundaki faaliyetleri engelleyenlerin âkıbetleri ne dehşet verici oldu. Çünkü Allah’ın âyetlerini yalanlamışlardı, onlarla alay ediyorlardı.

Ahmet Varol

Sonra Allah'ın ayetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük edenlerin sonları çok kötü oldu.

Ali Bulaç

Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu.

Ali Fikri Yavuz

Sonra fenalık yapanların akıbeti cehennem oldu. Çünkü onlar Allah’ın ayetlerini yalanlamışlardı ve onları eğlenceye alıyorlardı.

Ali Rıza Safa

Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve alay etmeleri yüzünden, kötülük yapanların sonu çok kötü oldu.

Bayraktar Bayraklı

Sonra, kötülük yapanların sonu çok kötü oldu. Çünkü onlar, Allah'ın ayetlerini yalanlıyorlar ve alaya alıyorlardı.

Bekir Sadak

Sonra Allah'in ayetlerini yalan sayip, onlari alaya alarak kotuluk yapanlarin sonu pek kotu oldu. *

Celal Yıldırım

Sonra da kötülük İşleyip onu huy edinenlerin sonu (ne fena olmuştur). Çünkü onlar Allah'ın âyetlerini yalanlamışlar ve onunla alay etmişlerdi.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sonunda, Allah’ın âyetlerini yalan saymak ve onları alaya almak suretiyle kötülükte ileri gidenlerin âkıbeti pek fena oldu.

Diyanet İşleri

Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanladıkları ve onlarla alay etmekte oldukları için, kötülük işleyenin sonu daha da kötü oldu.

Diyanet İşleri (eski)

Sonra Allah'ın ayetlerini yalan sayıp, onları alaya alarak kötülük yapanların sonu pek kötü oldu.

Diyanet Vakfi

Sonunda, Allah'ın âyetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların âkıbetleri pek fena oldu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sonra o kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü onlar, Allah'ın âyetlerini yalan saydılar ve onlarla alay ediyorlardı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra o fenalık yapanların sonu en fenası oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanladılar ve onlarla eğleniyorlardı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra o fenalık yapanların akıbeti en fenası oldu, çünkü Allahın ayetlerini tekzib ettiler ve onlarla eğleniyorlardı

Erhan Aktaş

Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, alaya alarak kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, alaya alarak kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayıp, alaya alarak kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.

Fizilal-il Kuran

Sonra kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanladılar. Ve onlarla alay ediyorlardı.

Gültekin Onan

Sonra, kötülük yapanların uğradıkları son, Tanrı'nın ayetlerini yalanlamaları ve alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu.

Hamdi Döndüren

Sonra o kötülük işleyenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü Allah’ın âyetlerini yalan sayıyorlar ve onlarla alay ediyorlardı.

Hasan Basri Çantay

Sonra kötülük eden (o ümmet) lerin aakıbeti ateş oldu. Çünkü onlar Allahın ayetlerini tekzib etmişlerdi. Onları eğlenceye alıyorlardı.

Hasib Asutay

Sonra kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü Allah'ın âyetlerini yalanladılar ve onlarla alay ediyorlardı.

Hayrat Neşriyat

Sonra, o kötülük edenlerin âkıbeti çok kötü oldu. Çünki Allah’ın âyetlerini yalanladılar ve onlarla alay ediyorlardı.

İbni Kesir

Nihayet Allah'ın ayetlerini tekzib edip onları alaya alarak kötülük edenlerin akıbeti çok kötü oldu.

Mehmet Okuyan

Sonunda Allah’ın ayetlerini yalanlayarak ve onlarla alay ederek kötülük yapanların sonları çok kötü oldu.

Muhammed Esed

Ve bir kez daha (söyleyelim:) Allah'ın mesajlarını yalanlayarak ve onları alaya alıp eğlenerek kötülük işleyenlerin sonu hüsran olacaktır.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet böylelerinin akıbeti, Allah'ın ayetlerini yalanlamaları ve onları alaya almaları nedeniyle beterin de beteri oldu.

Ömer Nasuhi Bilmen

Sonra fenalık yapanların akibeti, pek fena oldu. Çünkü Allah'ın âyetlerini tekzîp ettiler ve onlar ile istihzâda bulunur olmuşlardı.

Ömer Öngüt

Sonunda, Allah'ın âyetlerini yalan sayarak ve onları alaya alarak kötülük yapanların âkibetleri pek kötü oldu.

Suat Yıldırım

Sonra, o fenalık yapanların âkıbetleri, en fena bir âkıbet oldu.Çünkü Allah’ın âyetlerini yalan saydılar. Bir taraftan da onlarla eğleniyorlardı.

Süleyman Ateş

Sonra kötülük edenlerin sonu çok kötü oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanladılar. Ve onlarla alay ediyorlardı.

Süleymaniye Vakfı

Sonra, kötülük yapanların sonu çok kötü oldu; çünkü Allah'ın ayetleri karşısında yalana sarılmışlar ve onları hafife almışlardı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sonra Allah'ın ayetleri karşısında yalan söyleyerek ve onları hafife alarak kötülük yapan bu kişilerin sonu daha kötü oldu.

Şaban Piriş

Sonra, Allah'ın ayetlerini yalanlayarak ve onu eğlence edinerek kötülükler yapanların akibeti de kötü olmuştur.

Tefhim-ul Kuran

Sonra kötülük yapanların uğradıkları son, Allah'ın ayetlerini yalan saymaları ve onları alay konusu edinmeleri dolayısıyla çok kötü oldu.

Ümit Şimşek

Sonra âkıbetleri pek kötü oldu; çünkü Allah'ın âyetlerini yalanlıyor ve onlarla alay ediyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra o çirkinlik ve kötülük sergileyenlerin sonu, çirkinlik ve kötülüğün en beteri oldu. Çünkü Allah'ın ayetlerini yalanlamışlardı ve o ayetlerle alay ediyorlardı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sonra isə Allahın ayələrini yalan sayıb onlara lağlağı etməklə pislik göstərənlərin nəsibi lap yaman oldu.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Sonra da Allahın ayələrini yalan hesab edib onları məsxərəyə qoymaqla pislik edənlərin aqibəti lap pis oldu!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Dann kam das Ende der schlimmsten Frevler, die Gottes Zeichen der Lüge ziehen und über sie spotteten.

Almanca — Der Edle Quran

Hierauf war das Ende derjenigen, die Böses taten, das Schlechteste dafür, daß sie Allahs Zeichen für Lüge erklärt hatten und sich über sie lustig zu machen pflegten.

Almanca — M. A. Rassoul

Und dann war das Ende derer, die selbes begingen, das schlimmste, daß sie die Zeichen Allahs verwarfen und über sie zu spotten pflegten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann war das Anschließende derjenigen, die schlecht handelten, das Schlechte, da sie ALLAHs Ayat ableugneten und sie zu verspotten pflegten.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Then there came the evil end of those who perpetuated mischief and discord, moral depravity and the antithesis of good. They denied Allah's evident signs and His divine revelations and they mocked them and laughed them to scorn.

Abdul Haleem

Later the evildoers met a terrible end for rejecting and [repeatedly] mocking God’s revelations.

Abdullah Yusuf Ali

In the long run evil in the extreme will be the End of those who do evil; for that they rejected the Signs of Allah, and held them up to ridicule.

Abul A'la Maududi

Evil was the end of those evil-doers, for they gave the lie to Allah's Signs and scoffed at them.

Aisha Bewley

Then the final fate of those who did evil will be the Worst because they denied Allah’s Signs and mocked at them.

Al-Hilali & Khan

Then evil was the end of those who did evil, because they belied the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, Messengers, etc.) of Allâh and made a mockery of them.

Ali Quli Qarai

Then the fate of those who committed misdeeds was that they denied the signs of Allah and they used to deride them.

Amatul Rahman Omar

Then evil was the end of those who did evil, because they cried lies to the Messages of Allâh and they treated them as something of least importance.

Arthur John Arberry

Then the end of those that did evil was evil, for that they cried lies to the signs of God and mocked at them.

Bijan Moeinian

Evil was the end of those who chose to be evil by making fun of the Lord’s revelations.

E. Henry Palmer

Then evil was the end of those who did evil, in that they said the signs of God were lies and mocked thereat.

Edip-Layth

Then the end of those who did evil was evil, that is because they denied God's signs, and they used to mock them.

George Sale

and the end of those who had done evil, was evil, because they charged the signs of God with falsehood, and laughed the same to scorn.

Hamid S. Aziz

Have they not travelled in the earth and seen how was the end of those before them? They were stronger than these were in power and prowess, and they dug up the earth, and built on it in greater abundance than these have built. There came to them their messengers with clear arguments; Surely Allah dealt not with them unjustly, but they dealt unjustly with their own souls.

Mahmoud Ghali

Thereafter, the end of the ones who had done odious (deeds) was an utterly odious (end) for that they cried lies to the signs of Allah and used to mock at them.

Marmaduke Pickthall

Then evil was the consequence to those who dealt in evil, because they denied the revelations of Allah and made a mock of them.

Mohamed Ahmed - Samira

Therefore evil was the end of those who did evil, for they denied the signs of God and made fun of them.

Muhammad Asad

And once again: evil is bound to be the end of those who do evil by giving the lie to God’s messages and deriding them.

Mustafa Khattab

Then most evil was the end of the evildoers for denying and mocking the signs of Allah.

Progressive Muslims

Then the end of those who did evil was evil, that is because they denied God's signs, and they used to mock them.

Sahih International

Then the end of those who did evil was the worst [consequence] because they denied the signs of Allah and used to ridicule them.

Sam Gerrans

Then evil was the final outcome of those who did evil because they denied the proofs of God and mocked them.

Shabbir Ahmed

And once again - miserable is the end of those who deal with others unfairly, and since they denied Allah's Messages and ridiculed them (they failed to reform).

Syed Vickar Ahamed

Over a long time terrible evil will be the end of those who do evil; Because they rejected the Signs (verses) of Allah, and made fun of them.

Taqi Usmani

Then the end of those who did evil was evil, because they rejected the verses of Allah and used to make mockery of them.

The Monotheist Group

Then the end of those who did evil was evil, that is because they denied the signs of God, and they used to mock them.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Puis, mauvaise fut la fin de ceux qui faisaient le mal, ayant traité de mensonges les versets dʹAllah et les ayant raillés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Paşê domahîka gunehkaran ji ber ku wan bi ayetên Xwedê bawerî neanîbû û pê tinaz dikirin, bû pîstirîn domahîk.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Toen was het einde van hen die verkeerd deden het allerergste, omdat zij Gods tekenen geloochend hadden en omdat zij er de spot mee dreven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En het einde van hen, die snood gehandeld hadden, was slecht, omdat zij Gods teekens van valschheid beschuldigden en bespotten.

Hollandaca — Siregar

Daarna was de ergste bestraffing het einde van degenen die slechte werken verrichtten, omdat zij de Verzen van Allah loochenden en zij er de spot mee plachten te drijven.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

Потом конец тех, которые творили злое, оказался злом [их постигло адское наказание] за то, что они отвергли знамения Аллаха [не уверовали в них] и насмехались над ними [над знамениями Аллаха].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Dessa förövare av det onda drabbades till sist av det svåraste av alla straff (- helvetets eld -) därför att de kallade Våra budskap för lögn och gjorde sig lustiga över dem.