Al-i İmran Suresi 63. Ayet — Elfaz
Eğer yüz çevirirlerse, şüphesiz ki Allah fesat çıkaranları çok iyi bilir.
1فَاِنْfe ineğerİsti'nafiye Edatı+Şart Edatı
2تَوَلَّوْاtevellevdönerlerseMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak
3فَاِنَّfe innemuhakkak kiSonuç Edatı+Harf-i Nasb
4اللّٰهَ(a)llaheAllahLafza-i Celal
5عَلِيمٌǎlīmunbilirİsimع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
6بِالْمُفْسِدِينَbi l-mufsidīnebozguncularıHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimف س دyozlaşmak/bozulmak, geçersiz, çürümüş, kötü/taze olmayan/kirlenmiş, yanlış, kötü niyetli, hileli iş yapmak veya kötülük yapmak. fasad - yozlaşma/şiddet.