Zekeriya, "Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi. Allah, "Öyledir, ama Allah dilediğini yapar" dedi.

قَالَ رَبِّ اَنّٰى يَكُونُ لِي غُلَامٌ وَقَدْ بَلَغَنِيَ الْكِبَرُ وَامْرَاَتِي عَاقِرٌ قَالَ كَذٰلِكَ اللّٰهُ يَفْعَلُ مَا يَشَاءُ

ḳāle rabbi ennā yekūnu lī ğulāmun ve ḳad beleğaniye l-kiberu ve mraetī ǎāḳirun ḳāle ke ƶālike (a)llahu yef'ǎlu mā yeşā'u

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi ki
2رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3اَنّٰىennāا ن يZamanı geldi; veya öyleydi, veya oldu, veya yaklaştı; O (bir şey) zamanının gerisinde veya sonrasındaydı; o veya o (bir insan) geride, geriye doğru veya geç kaldı; o gecikti veya geri durdu. Onu erteledi, öteledi, geciktirdi, yavaşlattı, alıkoydu, engelledi; Bir saat veya kısa bir süre, veya bir zaman, veya belirsiz bir zaman; herhangi bir zaman dilimi; en uç nokta, erişim veya derece; Zamanı gelmiş veya yaklaşmış olan ve zamanına, tam veya son zamanına veya durumuna; olgunluğa veya olgunlaşmaya ulaşmış bir şey; Nereden? (bir şeyin yönü veya kaynağı hakkında sorgulayıcı) ve nereden (bir durumu belirtmek için kullanılır); Nerede? ve nerede (bir durumu belirtmek ve bir durumu belirtmek için kullanılan zarfsal isimlerden biri olarak), nereden olursa olsun; her nerede (hangi yön veya kaynaktan olursa olsun): ne zaman; nasıl; her nasıl olursa olsun.nasıl?
4يَكُونُyekūnuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolur
5لِيbenim
6غُلَامٌğulāmunغ ل مŞehvetle heyecanlı, tahrik olmuş, kargaşalı, doğumdan on yedinci yıla kadar olan dönem, gençlik, genç adam, erkek çocuk.oğlum
7وَقَدْve ḳadhalbuki
8بَلَغَنِيَbeleğaniyeب ل غUlaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmakbana gelip çatmış
9الْكِبَرُl-kiberuك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.ihtiyarlık
10وَامْرَاَتِيve mraetīم ر اAcı olmak, sıkıntılı olmak, zorlamak, tartışmak, münakaşa etmek, şüphe etmek, süt sağmak, geçmek, yürümek, sıvazlamak, kadınve karım da
11عَاقِرٌǎāḳirunع ق رKesmek, yaralamak, katletmek, topallık vermek, sonuç vermemek, kısır olmak (örn: rahim)kısırken
12قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Allah) dedi
13كَذٰلِكَke ƶālikeöyle (ama)
14اللّٰهُ(a)llahuAllah
15يَفْعَلُyef'ǎluف ع لbir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durumyapar
16مَاşeyi
17يَشَاءُyeşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediği

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Zekeriyya, Rabbim demişti, benim nasıl oğlum olabilir ki ihtiyarlık, üstüme çökmüştür, karım da kısır. Böyle de olsa demişti, Allah dilediğini yapar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Zekeriyya, Rabbim demişti, benim nasıl oğlum olabilir ki ihtiyarlık, üstüme çökmüştür, karım da kısır. Böyle de olsa demişti, Allah dilediğini yapar.

Adem Uğur

Zekeriyya: Rabbim! dedi, bana ihtiyarlık gelip çattığına, üstelik karım da kısır olduğuna göre benim nasıl oğlum olabilir? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir; Allah dilediğini yapar.

Ahmed Hulusi

Dedi: "Rabbim, benim nasıl oğlum olur! İhtiyarlamışım, üstelik de karım kısır!" Buyurdu: "(Şartların) öyle ama. . . Allah dilediğini yapar!"

Ahmet Tekin

Zekeriyya: 'Rabbim, benim nasıl oğlum olabilir? Yaşım hayli ilerledi. Üstelik karım da kısır.' dedi. Allah: 'Öyledir, Allah sünneti, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olanı icraya devam ediyor' buyurdu.

Ahmet Varol

(Zekeriyya) 'Ey Rabbim! Ben iyice yaşlanmış biri ve hanımım da kısırken benim nasıl bir oğlum olur?' dedi. (Allah) 'Allah işte böyle dilediğini yapar' dedi.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Rabbim, bana gerçekten ihtiyarlık ulaşmışken ve karım da kısırken nasıl bir oğlum olabilir?" "Böyledir" dedi, "Allah dilediğini yapar."

Ali Fikri Yavuz

Zekeriyya dedi ki: “- Rabbim, bana ihtiyarlık gelip çatmışken ve karım da kısırken benim bir oğlum nasıl olabilir?” Allah şöyle buyurdu: “- öyledir, (amma) Allah ne dilerse onu yapar.”

Ali Rıza Safa

"Efendim! Benim nasıl bir oğlum olabilir?" dedi; "Kocamışlığın son sınırındayım; üstelik karım kısır!" Dedi ki: "Öyledir; Allah, dilediğini yapar!"

Bayraktar Bayraklı

Zekerriya, "Ey Rabbim!" dedi, "Yaşlılık beni yakalamışken ve karım da kısırken nasıl bir oğlum olabilir?" Allah şöyle buyurdu: "İşte böyledir; Allah dilediğini yapar."

Bekir Sadak

«Ya Rabbi! Ben artik iyice kocamis, karim da kisirken nasil oglum olabilir?» dedi. Allah: «Boyledir, Allah diledigini yapar» dedi.

Celal Yıldırım

Zekeriyya (bu müjdeyi alınca) dedi ki: «Ey Rabbim ! oğlum nasıl olur ? Gerçekten bana yaşlılık gelip çattı, karım da kısırdır.» Allah oha : «Öyledir ama, Allah dilediğini yapar» buyurdu.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Zekeriyyâ ise şöyle dedi: “Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çattığı, üstelik karım da kısır olduğu halde benim nasıl oğlum olabilir?” Buyurdu ki: “İşte böyle; Allah dilediğini yapar.”

Diyanet İşleri

Zekeriya, "Ey Rabbim! Bana ihtiyarlık gelip çatmış iken ve karım da kısır iken benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi. Allah, "Öyledir, ama Allah dilediğini yapar" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

'Ya Rabbi! Ben artık iyice kocamış, karım da kısırken nasıl oğlum olabilir?' dedi. Allah: 'Böyledir, Allah dilediğini yapar' dedi.

Diyanet Vakfi

Zekeriyya: Rabbim! dedi, bana ihtiyarlık gelip çattığına, üstelik karım da kısır olduğuna göre benim nasıl oğlum olabilir? Allah şöyle buyurdu: İşte böyledir; Allah dilediğini yapar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Zekeriyya: «Ey Rabbim, benim nasıl oğlum olabilir? Bana ihtiyarlık gelip çattı, karım ise kısırdır.» dedi. Allah: «Öyledir, fakat Allah dilediğini yapar.» buyurdu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Zekeriyya: "Ey Rabbim, bana ihtiyarlık gelip çatmış, karım da kısır iken, benim nasıl bir oğlum olur?" dedi. Allah buyurdu ki: "Öyle, Allah ne dilerse yapar."

Elmalılı Hamdi Yazır

Yarab! dedi: benim için bir oğul nasıl olur? kendime ihtiyarlık çatmış haremim de kısırken, buyurdu ki: öyle, Allah ne dilerse yapar

Erhan Aktaş

"Ey Rabb'im! Ben iyice yaşlanmışken, hanımım da çocuktan kesilmişken, benim nasıl çocuğum olabilir!" dedi. O da: "Pekala olur, Allah dilediğini yapar." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Rabb'im! Ben iyice yaşlanmışken, hanımım da çocuktan kesilmişken, benim nasıl çocuğum olabilir!" dedi. O da: "Pek ala olur, Allah dilediğini yapar." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ey Rabb'im! Ben iyice yaşlanmışken, hanımım da çocuktan kesilmişken, benim nasıl çocuğum olabilir!" dedi. O da: "Pek ala olur, Allah dilediğini yapar." dedi.

Fizilal-il Kuran

Zekeriyya 'Ya Rabbi, kendim iyice yaşlanmış ve karım çocuktan kesilmişken nasıl oğlum olabilir?' dedi. O da 'Böyledir, Allah dilediğini yapar' dedi.

Gültekin Onan

De ki "Rabbim, bana gerçekten ihtiyarlık ulaşmışken ve karımda kısırken nasıl bir oğlum olabilir?" "Böyledir " dedi, "Tanrı dilediğini yapar".

Hamdi Döndüren

Zekeriyya, “Ey Rabbim, dedi, ben artık iyice kocamış, karım da kısır iken, nasıl bir oğlum olabilir?” Allah dedi: “İşte böyledir; çünkü Allah dilediğini yapar.”

Hasan Basri Çantay

(Zekeriyya) dedi: "Rabbim, kendime hakıykaten ihtiyarlık çatmış iken, karım da bir kısır iken benim nasıl bir oğlum olabilir"? (Allah): "öyle, dedi, (fakat) Allah ne dilerse yapar".

Hasib Asutay

(Zekeriyya) dedi ki: 'Rabbim! Bana gerçekten ihtiyarlık ulaşmış iken karım da kısır iken nasıl bir oğlum olabilir? ' (Allah,) 'İşte öyle! Allah dilediğini yapar' buyurdu.

Hayrat Neşriyat

(Zekeriyyâ) şöyle dedi: 'Rabbim! Doğrusu bana ihtiyarlık geldiği, hanımım da kısır olduğu hâlde, benim için bir oğul nasıl olur?' (Rabbi de ona:) 'Böyledir! Allah, dilediğini yapar!' buyurdu.

İbni Kesir

Ve dedi ki: Rabbım; ben artık iyice kocamış, karım da kısırken nasıl oğlum olabilir? Öyle, Allah dilediğini yapar, dedi.

Mehmet Okuyan

(Zekeriya) şöyle demişti: “Rabbim! Yaşlılık bana gelip çattığına, hanımım da kısır olduğuna göre benim (bir) oğlum nasıl olabilir ki?” (Melekler) şöyle demişti: “Öyle, (ama) Allah dilediğini yapar.”

Muhammed Esed

(Zekeriya) şaşkınlıkla: "Ey Rabbim!" dedi, "Yaşlılık beni yakalamışken ve karım da kısırken nasıl bir oğlum olabilir?" (Ona): "Pekala olabilir!" denildi, "Allah dilediğini yapar."

Mustafa İslamoğlu

Cevap verdi: "Rabbim! Ben bunca yaşlanmış, karım da kısır kalmışken benim nasıl bir oğlum olabilir?" (Melek) cevap verdi: "İşte böyledir Allah; dilediğini yapar."

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «Yarabbi! Bana bir oğul nasıl olabilir ki, bana hakikaten ihtiyarlık yetişti. Refikam ise kısırdır.» Buyurdu ki, «Öyledir.» (Fakat) Allah Teâlâ dilediğini yapar.

Ömer Öngüt

Zekeriyâ: “Ey Rabbim! Benim nasıl oğlum olabilir? Bana ihtiyarlık gelip çattı, karım da kısırdır. ” dedi. Rabbi: “Öyle de olsa, Allah dilediğini yapar. ” buyurdu.

Suat Yıldırım

O: "Ya Rabbî, dedi, nasıl benim çocuğum olabilir ki ihtiyarlık başıma çökmüş, hanımım ise kısır hale gelmiştir?" Allah: "Böyle de olsa, Allah dilediğini yapar" buyurdu.

Süleyman Ateş

Dedi ki: "Rabbim, bana ihtiyarlık gelip çatmış, karım da kısırken benim nasıl oğlum olur?" (Allah): "Öyle (ama) Allah, dilediğini yapar." dedi.

Süleymaniye Vakfı

Zekeriya:"Rabbim! İhtiyarlık gelmiş çatmış, karım da kısır iken benim nasıl oğlum olabilir!" dedi. Allah: "Böyle olacak! Allah tercih ettiği şeyi yapar." dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Zekeriya): "Sahibim! benim nasıl oğlum olur? İhtiyarlık gelmiş çatmış, karım da kısır!" dedi. "Bu olacak! Allah, tercih ettiği şeyi yapar." dedi.

Şaban Piriş

-Rabbim, ben iyice yaşlanmış, karım da kısır iken nasıl benim bir oğlum olacak? dedi. Allah: -Öyle de olsa, Allah dilediğini yapar! buyurdu.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Rabbim, bana gerçekten ihtiyarlık ulaşmışken ve karım da kısır iken nasıl benim bir oğlum olabilir?» «Böyledir» dedi, «Allah dilediğini yapar.»

Ümit Şimşek

Zekeriya, 'Yâ Rabbi, bana ihtiyarlık gelip çatmış, hanımım da kısırken nasıl oğlum olabilir ki?' dedi. Allah buyurdu ki: 'Böyle de olsa Allah dilediğini yapar.'

Yaşar Nuri Öztürk

Dedi ki: "Rabbim, benim nasıl çocuğum olur? İhtiyarlık tam bir biçimde üstüme binmiş, karım kısır." Allah cevap verdi: "Allah, dilediği şeyi işte böyle yapar."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

O dedi: “Ey Rəbbim! Qocalıq məni haqladığı vaxt, zövcəm də sonsuz ikən mənim necə oğlum ola bilər?” Allah dedi: “Allah beləcə istədiyini edər”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Zəkəriyya:) ″Ey Rəbbim, üzərimə qocalıq çökdüyü və zövcəm qısır (doğmayan) olduğu halda, mənim necə oğlum ola bilər? ″– söylədi. (Allah isə:) ″(Bəli) dediyin kimidir, (lakin) Allah nə istəsə, onu da edər″, - deyə buyurdu.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺHerr, wie kann ich einen Sohn bekommen, da ich schon ein hohes Alter erreicht habe und meine Frau unfruchtbar ist?ʺ Da hörte er sagen: ʺSo ist Gott, Er macht, was Er will!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺMein Herr, wie soll ich einen Jungen bekommen, wo mich schon hohes Alter überkommen hat und meine Frau unfruchtbar ist?ʺ Er (, der Engel,) sagte: ʺSo (wird es sein); Allah tut, was Er will.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺMein Herr, soll mir ein Knabe (geschenkt) werden, wo mich das Alter doch überkommen hat und meine Frau unfruchtbar ist?ʺ Er sprach: ʺAllah tut ebenso, was Er will.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺHERR! Wie kann ich einen Sohn haben, während das Alter mich bereits ereilte und meine Frau unfruchtbar ist?!ʺ ER sagte: ʺSolcherart tut ALLAH, was ER will.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Zakariya vented his surprise in an exclamation, he asked: "O Allah, my Creator, how shall I have a son when I have been carried through the stealing steps of age to advanced life and my wife has always been barren?" He was told, "Thus does Allah accomplish what He will".

Abdul Haleem

He said, ‘My Lord, how can I have a son when I am so old and my wife is barren?’ [An angel] said, ‘It will be so: God does whatever He will.’

Abdullah Yusuf Ali

He said: "O my Lord! How shall I have son, seeing I am very old, and my wife is barren?" "Thus," was the answer, "Doth Allah accomplish what He willeth."

Abul A'la Maududi

Zechariah exclaimed: 'My Lord! How shall I have a son when old age has overtaken me and my wife is barren?' He said: Thus shall it be; Allah does what He wills.'

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, how can I possibly have a son when I have reached old age and my wife is barren?’ He said, ‘It will be so. Allah does whatever He wills.’

Al-Hilali & Khan

He said: "O my Lord! How can I have a son when I am very old, and my wife is barren?" (Allâh) said: "Thus Allâh does what He wills."

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord, how shall I have a son while old age has overtaken me and my wife is barren?’ He said, ‘So it is that Allah does whatever He wishes. ’

Amatul Rahman Omar

`Lord!' he said, `How shall I have a son now that old age has already come upon me and my wife is barren?' (The Lord) said, `Such are the ways of Allâh, He does what He will. '

Arthur John Arberry

'Lord, ' said Zachariah, 'how shall I have a son, seeing I am an old man and my wife is barren?' 'Even so,' God said, 'God does what He will. '

Bijan Moeinian

Zachariah said: "Lord, how is it possible to have a child at this old age of mine with a sterile wife?" The answer was: “God is capable of doing whatever He wants to do. ”

E. Henry Palmer

He said, 'My Lord, how can there be to me a boy when old age has reached me, and my wife is barren?' Said he, 'Thus God does what He pleaseth. '

Edip-Layth

He said, "My Lord, how can I have a son when old age has reached me and my wife is sterile?" He said, "It is as such that God does what He pleases."

George Sale

He answered, Lord, how shall I have a son, when old age hath overtaken me, and my wife is barren? The angel said, so God doth that which he pleaseth.

Hamid S. Aziz

He said, "My Lord, how can there be to me a boy when old age has reached me, and my wife is barren?" The angel answered, "Thus Allah does what He pleases. "

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! However will I have a youth, and age (Literally: great (with years) has already reached me and my wife is barren?" He (i. e. the angel) said, "Thus Allah performs whatever He decides."

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! How can I have a son when age hath overtaken me already and my wife is barren? (The angel) answered: So (it will be). Allah doeth what He will.

Mohamed Ahmed - Samira

"How can I have a son, O Lord," he said, "for I am old and my wife is barren?" "Thus," came the answer, "God does as He wills. "

Muhammad Asad

[Zachariah] exclaimed: "O my Sustainer! How can I have a son when old age has already overtaken me, and my wife is barren?" Answered [the angel]: "Thus it is: God does what He wills. "

Mustafa Khattab

Zachariah exclaimed, "My Lord! How can I have a son when I am very old and my wife is barren?" He replied, “So will it be. Allah does what He wills.”

Progressive Muslims

He said: "My Lord, how can I have a son when old age has reached me and my wife is sterile" He said: "It is as such that God does what He pleases. "

Sahih International

He said, "My Lord, how will I have a boy when I have reached old age and my wife is barren?" The angel said, "Such is Allah ; He does what He wills. "

Sam Gerrans

Said he: “My Lord: how will I have a lad when old age has reached me and my wife is barren?” He said: “Thus is God; He does what He wills.”

Shabbir Ahmed

Zechariah prayed to Allah, but then wondered, "My Lord! How could I have a son when old age has overtaken me already and my wife is barren?" He said, "So it will be, Allah does everything according to His Laws. " The infertility in his wife was cured (21:90).

Syed Vickar Ahamed

He said: "O my Lord! How shall I have a son seeing I am very old, and my wife is barren?", "Still", was the answer, "Allah does accomplish what He wills. "

Taqi Usmani

He said: "O my Lord, how shall I have a boy when old age has come upon me and my wife is barren?" Said He: “That is how Allah does what He wills.”

The Monotheist Group

He said: "My Lord, how can I have a son when old age has reached me and my wife is infertile?" He said: "It is as such that God does what He pleases."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺO mon Seigneur, comment aurais-je un garçon maintenant que la vieillesse mʹa atteint et que ma femme est stérile?ʺ Allah dit: ʺComme cela!ʺ, Allah fait ce quʹIl veut.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺMijn Heer, hoe kan ik nog een jongen krijgen, terwijl ik al oud ben geworden en mijn vrouw onvruchtbaar is?ʺ Hij zei: ʺZo is het. God doet wat Hij wil.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij antwoordde: Hoe zal ik een zoon krijgen; ik ben reeds door den ouderdom bereikt en mijne vrouw is onvruchtbaar? De engel antwoordde: God doet wat hij wil.

Hollandaca — Siregar

Hij zei: ʺO mijn Heer, hoe kan ik een jongen (verwekken), terwijl ik oud gewordden ben en mijn vrouw onvruchtbaar is?ʺ Hij (Allah) zei: ʺZo doet Allah wat Hij wil.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Закарийя) сказал (от радости и удивления): «Господи! Как будет у меня мальчик, когда до меня дошла уже старость, а жена моя – бесплодна?» (Ангел) сказал: «Так Аллах творит, что пожелает».

Rusça — Osmanov

Сказал Закариййа: ʺГосподи! Как может быть у меня сын, ведь старость уже настигла меня и жена моя бесплодна?ʺ Сказал [Джибрил]: ʺИменно так! Аллах вершит то, что пожелаетʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Sakarias) sade: ʺHerre, hur skulle jag kunna få en son? Jag har ju uppnått hög ålder och min hustru är ofruktsam.ʺ (Ängeln) sade: ʺSå (skall det bli); Gud gör vad Han vill.ʺ