Ankebut Suresi 48. Ayet — Elfaz
Sen şu Kur'an'dan önce hiçbir kitap okumuyor ve onu sağ elinle yazmıyordun. (Okuyup yazsaydın) o takdirde batıl peşinde koşanlar, şüpheye düşerlerdi.
1وَمَاve māveBağlaç+Harf-i Nefi
2كُنْتَkuntesen değildinMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3تَتْلُواtetlūokuyanMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müennes Gaibeت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.
4مِنْminHarf-i Cer
6مِنْmin-tanHarf-i Cer
7كِتَابٍkitābinKitap-İsimك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvet
8وَلَاve lāveBağlaç+Harf-i Nefi
9تَخُطُّهُteḣuTTuhuonu yazmıyordunMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabخ ط طYere çizgi (veya işaret) çizmek, yazmak veya kaydetmek (birinin günahlarının kendisine karşı yazılması veya kaydedilmesi gibi), bir şeyi yasaklamak veya kendine almak, bir şeyi kesmek veya yarmak, düz veya yumuşak veya yumuşak zeminde hafif bir iz/yol/yol açmak, alçalma veya aşağılanma durumunda olmak.
10بِيَمِينِكَbi yemīnikeelinleHarf-i Cer+İsim+Zamirي م نSağ taraf, sağ, sağ el, yemin, kutsama, sağa yönlendirmek, bereket sebebi olmak, müreffeh/şanslı/talihli.
11اِذًاiƶenöyle olsaydıMüfacee (Sürpriz) Edatı
12لَارْتَابَle ārtābekuşkulanırlardıLam-ı Te'kid+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıر ي بbelirsizliğe düşürmek, şüpheye düşürmek, felaket, şüphe, rahatsız etmek, şüphe uyandırmak, zihinsel huzursuzluk yaratmak, sıkıntı vermek, kötü bir kanı oluşturmak, yalan isnat etmek
13الْمُبْطِلُونَl-mubTilūnebatılda olanlarMarife (Belirlilik Takısı)+İsimب ط لBoş olmak, geçersiz olmak, batıl olmak, yok olmak, işe yaramaz hale gelmek, hükümsüz kalmak, cesur olmak, kahraman olmak, kahramanlık yapmak