Kasas Suresi 51. Ayet — Elfaz
Andolsun, düşünüp öğüt alsınlar diye o sözü (Kur'an ayetlerini) onlara peş peşe ulaştırdık.
1وَلَقَدْve leḳadve andolsunBağlaç+Lam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
2وَصَّلْنَاveSSalnābiz birbirine bitiştirdikMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · Tef'îl Bâbıو ص لUlaşmak, erişmek, bağlanmak, uygulamak, yakınlaştırmak, gelmek/iletmek/aktarmak, devam etmek, birlik (arkadaşlar/dostlar/sevgililer arasında).
3لَهُمُlehumuonlar içinHarf-i Cer+Zamir
4الْقَوْلَl-ḳavlesözü(müzü)Marife (Belirlilik Takısı)+İsimق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
5لَعَلَّهُمْleǎllehumbelkiHarf-i Nasb+Zamir
6يَتَذَكَّرُونَyeteƶekkerūnedüşünüp öğüt alırlarMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Tefa''ul Bâbıذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermek