Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.
وَنُرِيدُ اَنْ نَمُنَّ عَلَى الَّذِينَ اسْتُضْعِفُوا فِي الْاَرْضِ وَنَجْعَلَهُمْ اَئِمَّةً وَنَجْعَلَهُمُ الْوَارِثِينَ
ve nurīdu en nemunne ǎlā (e)lleƶīne stuD'ǐfū fī l-erDi ve nec'ǎlehum eimmeten ve nec'ǎlehumu l-vāriṧīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve bizse yeryüzünde zayıf bir hâle getirilmesi istenenlere lûtfetmeyi ve onları, halka rehber kılmayı ve yeryüzüne, onları mîras bırakmayı dilemedeydik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve bizse yeryüzünde zayıf bir hâle getirilmesi istenenlere lûtfetmeyi ve onları, halka rehber kılmayı ve yeryüzüne, onları mîras bırakmayı dilemedeydik.
Adem Uğur
Biz ise, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları (mukaddes topraklara) vâris kılmak istiyorduk.
Ahmed Hulusi
Biz de diledik ki, o bölgedeki aciz bırakılıp aşağılananlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve kendilerini varisler kılalım.
Ahmet Tekin
Biz ise, o ülkede temel hak ve hürriyetleri yok sayılan güçsüzlere, baskıcı, zâlim idareler altında ezilenlere lütufta bulunmak, onları önderler olarak yetiştirmek, o topraklara vâris kılarak, ötekilerin yerine geçirmek, oraya hâkim hale getirmek istiyorduk.
Ahmet Varol
Bizse o yerde zayıf düşürülenlere lütfetmek, onları önderler yapmak ve onları mirasçılar kılmak istiyorduk.
Ali Bulaç
Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz.
Ali Fikri Yavuz
Biz de istiyorduk ki, o yerde ezilmekte olanlara lütûf yapalım, onları hayırda önderler yapalım ve kendilerini (Firavun’un yerine Mısır’da) mirasçılar kılalım.
Ali Rıza Safa
Oysa Biz, yeryüzünde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler ve kalıtçılar yapmak istiyorduk.
Bayraktar Bayraklı
Biz de istiyorduk ki, o yerde ezilenlere lütfedelim, onları önderler yapalım ve onları ötekilerin mülküne mirasçı yapalım.
Bekir Sadak
(5-6) Biz, memlekette gucsuz sayilanlara iyilikte bulunmak onlari onderler kilmak, onlari varis yapmak, memlekete yerlestirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, cekinmekte olduklari seyleri gostermek istiyorduk.
Celal Yıldırım
Biz ise, o ülkede güçsüz hale düşürülenlere (lütuf ve rahmetimizle) yardımda bulunmayı, onları (örnek alınacak) liderler, önderler kılmayı, onları (o yerlere) vârisler yapmayı,
Diyanet İşleri
Biz ise, istiyorduk ki yeryüzünde ezilmekte olanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları varisler kılalım.
Diyanet İşleri (eski)
(5-6) Biz, memlekette güçsüz sayılanlara iyilikte bulunmak, onları önderler kılmak, onları varis yapmak, memlekete yerleştirmek; Firavun, Haman ve her ikisinin askerlerine, çekinmekte oldukları şeyleri göstermek istiyorduk.
Diyanet Vakfi
Biz ise, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları (mukaddes topraklara) vâris kılmak istiyorduk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Biz ise istiyorduk ki, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunalım, onları önderler yapalım, onlara (ötekilerin) yerini aldıralım.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Biz de o yerde ezilmekte olanlara lütufta bulunmak, onları öncül rehberler yapmak ve onları varisler kılmak istiyorduk.
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz de istiyorduk ki o yerde ezilmekte olanlara lutfedelim, onları öncül imamlar yapalım, hem onları varisler kılalım
Erhan Aktaş
Biz ise, yeryüzünde ezilenlere iyilik yapmak ve onları önderler kılmak ve varisler yapmak istiyoruz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Biz ise, yeryüzünde ezilenlere iyilik yapmak ve onları önderler kılmak ve varisler yapmak istiyoruz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Biz ise, yeryüzünde ezilenleri nimetlendirmek ve onları önderler kılmak ve varisler yapmak istiyoruz.
Fizilal-il Kuran
Biz istiyorduk ki o yerde zayıflatılanlara lutfedelim, onları önderler yapalım, onları diğerlerinin yerine mirasçı kılalım.
Gültekin Onan
Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, onları imamlar yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz.
Hamdi Döndüren
Biz ise istiyorduk ki o yerde güçsüz bırakılanlara lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları ötekilere mirasçı kılalım.
Hasan Basri Çantay
Biz ise diliyoruz ki o yerde za'fa uğratılanlara lütfedelim, onları (hayırda) muktedabihler yapalım, onları (Fir'avn mülkünün) varisler (i) kılalım.
Hasib Asutay
Biz de istiyorduk ki, o yerde güçsüz düşürülenlere lütufta bulunalım, onları önderler yapalım ve onları (ötekilere) mirasçı kılalım.
Hayrat Neşriyat
Hâlbuki (biz, onları bu devrelerden geçirmekle) istiyorduk ki, o memlekette güçsüz düşürülenlere lütufta bulunalım, onları (insanlara) rehberler yapalım ve onları (Fir'avun’un memleketine) vâris olan kimseler kılalım.
İbni Kesir
Biz ise istiyorduk ki; güçsüz sayılanlara iyilikte bulunalım, onları önderler kılalım ve onları varisler yapalım.
Mehmet Okuyan
Biz ise o yerde, zayıf düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve onları (o topraklara) mirasçı kılmak istiyorduk.
Muhammed Esed
Fakat Biz istiyorduk ki, yeryüzünde hor ve güçsüz görülen kimselerden yana çıkalım, onların dinde öncüler olmasını sağlayalım, onları (Firavun'un şeref ve itibarına) varis kılalım
Mustafa İslamoğlu
Ve Biz de istiyorduk ki, ülkede zayıf ve güçsüz bırakılanlara destek çıkalım ve onları öncüler yapalım; ve kendilerini (ülkeye) varis kılalım;
Ömer Nasuhi Bilmen
Biz de o yerde zayıf düşürülmeleri istenilen kimselere lütfetmek ve onları ileri gelenler kılmak ve onları (o yere) varisler kılmak diledik.
Ömer Öngüt
Biz de istiyorduk ki; o yerde ezilmekte olanlara iyilikte bulunalım, onları önderler yapalım ve onları (ötekilerin mülküne) mirasçı kılalım.
Suat Yıldırım
(5-6) Biz ise o ülkedeki güçsüzlere ihsanda bulunmak, onları dünyada örnek şahsiyetler yapmak ve ülkeye onları vâris kılmak, onlara dünya hâkimiyeti vermek; Firavun’u, Haman’ı ve onların ordularını ise korktuklarına uğratmak istiyorduk.
Süleyman Ateş
Biz de istiyorduk ki o yerde ezilenlere lutfedelim, onları önderler yapalım, onları (ötekilerin mülküne) mirasçı kılalım.
Süleymaniye Vakfı
Biz de o topraklarda zayıf düşürülenlere iyilikte bulunmak, onları önderler yapmak ve bunların yerine geçirmek istiyorduk.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Biz de o topraklarda güçsüzleştirilenlere iyilikte bulunmak, onları önderler yapmak ve bunların yerine geçirmek istiyorduk,
Şaban Piriş
Biz ise, ülkede güçsüz bırakılanlara iyilik etmek ve onları önderler yapmak ve onları oraya mirasçı kılmak istiyorduk.
Tefhim-ul Kuran
Biz ise, yeryüzünde güçten düşürülenlere lütufta bulunmak, onları önderler yapmak ve mirasçılar kılmak istiyoruz.
Ümit Şimşek
Biz de istiyorduk ki, o memlekette zayıf düşürülmüş olanlara lütufta bulunalım, onları önder yapalım ve diğerlerine vâris kılalım.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve biz istiyoruz ki, yeryüzünde ezilip horlananlara bağışta bulunalım, onları önderler yapalım, onları mirasçılar haline getirelim.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz istədik ki, həmin yerdə aciz qalanlara mərhəmət göstərək, onları öndə gedənlər və varislər edək,
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bis isə istəyirdik ki, o yerdə zəif düşüb əzilənlərə (İsrail oğullarına) mərhəmət göstərək, onları (xeyirxah işlərdə) öndə gedənlər və (Firʼonun mülkünə) varislər edək.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir entschieden, den Menschen, die im Lande unterdrückt waren, Unsere Huld zu erweisen und sie zu vorbildlichen Gläubigen und zu Erben zu machen,
Almanca — Der Edle Quran
Wir aber wollten denjenigen, die im Land unterdrückt wurden, eine Wohltat erweisen und sie zu Vorbildern machen und zu Erben machen,
Almanca — M. A. Rassoul
Und Wir wollten denen, die im Lande als schwach erachtet worden waren, Huld erweisen und sie zu Führern machen und zu Erben einsetzen
Almanca — Muhammad Zaidan
Und WIR wollen denjenigen, die im Lande abgeschwächt wurden, Gnade erweisen, aus ihnen Imame machen, zu den Erben machen,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We decided to be kind and gracious to those who were suppressed and subdued in the land and to change their status and bring it into that of spiritual leadership intended to lead and inherit the land.
Abdul Haleem
but We wished to favour those who were oppressed in that land, to make them leaders, the ones to survive,
Abdullah Yusuf Ali
And We wished to be Gracious to those who were being depressed in the land, to make them leaders (in Faith) and make them heirs,
Abul A'la Maududi
We wanted to bestow favour on those who were oppressed in the land. We wanted to make them leaders and heirs
Aisha Bewley
We desired to show kindness to those who were oppressed in the land and to make them leaders and make them inheritors
Al-Hilali & Khan
And We wished to do a favour to those who were weak (and oppressed) in the land, and to make them rulers and to make them the inheritors,
Ali Quli Qarai
And We desired to show favour to those who were abased in the land, and to make them imams, and to make them the heirs,
Amatul Rahman Omar
And We chose to confer favour upon those who had been rendered weak in the land and to make them leaders and to bestow a kingdom upon them, thus make them inheritors (of Our blessings).
Arthur John Arberry
Yet We desired to be gracious to those that were abased in the land, and to make them leaders, and to make them the inheritors,
Bijan Moeinian
Meanwhile, I (God) decided to change the situation and raise the oppressed ones to become the rulers and inherit the wealth and power.
E. Henry Palmer
And we wished to be gracious to those who were weakened in the earth, and to make them models, and to make them the heirs;
Edip-Layth
We wanted to help those who were oppressed in the land, and to make them role models, and to make them the inheritors.
George Sale
And We were minded to be gracious unto those who were weakened in the land, and to make them models of religion; and to make them the heirs of the wealth of Pharaoh and his people,
Hamid S. Aziz
Verily, Pharaoh exalted himself in the land and divided the people thereof into sects (and casts); one section of them he oppressed, slaughtering their sons and sparing their women. Verily, he was of those who work corruption.
Mahmoud Ghali
And We are willing to be bounteous to the ones who were deemed weak in the land, and make them leaders, and make them the inheritors,
Marmaduke Pickthall
And We desired to show favour unto those who were oppressed in the earth, and to make them examples and to make them the inheritors,
Mohamed Ahmed - Samira
We wished to favour those who were weak in the land and make them leaders and heirs,
Muhammad Asad
But it was Our will to bestow Our favour upon those [very people] who were deemed [so] utterly low in the land, and to make them forerunners in faith. and to make them heirs [to Pharaoh’s glory],
Mustafa Khattab
But it was Our Will to favour those who were oppressed in the land, making them models ˹of faith˺ as well as successors;
Progressive Muslims
And We wanted to help those who were oppressed in the land, and to make them role models, and to make them the inheritors.
Sahih International
And We wanted to confer favor upon those who were oppressed in the land and make them leaders and make them inheritors
Sam Gerrans
And We desired to give grace to those who were oppressed in the land, and to make them leaders, and to make them the inheritors,
Shabbir Ahmed
But it was Our Will to bestow favor unto those who were oppressed in the land, and to make them leaders, and to make them inheritors.
Syed Vickar Ahamed
And We wished to be kind to those who were kept lowly in the land, to make them leaders and to make them the inheritors,
Taqi Usmani
while We intended to favor those who were held as weak in the land, and to make them leaders and make them inheritors,
The Monotheist Group
And We wanted to help those who were oppressed in the land, and to make them leaders, and to make them the inheritors.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Mais Nous voulions favoriser ceux qui avaient été faibles sur terre et en faire des dirigeants et en faire les héritiers,
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Em jî dixwazin li wan ên ku li ser erdê hatine qelskirin keremê bikin û em wan bikin rêber û em wan bikin mîratgirê erdê.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar Wij wensten hun die onderdrukt werden in het land een gunst te bewijzen, hen tot voorgangers te maken, hen tot erfgenamen te maken,
Hollandaca — Salomo Keyzer
En het behaagde ons genadig te zijn nopens de zwakken van het land, en hen tot toonbeelden van godsdienst te maken, en tot erfgenamen van de welvaart van Pharao en zijn volk;
Hollandaca — Siregar
En Wij wilden de onderdrukten in het land een gunst schenken. En Wij maakten hen tot leiders en Wij maakten ben tot erfgenamen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И пожелали Мы оказать милость тем, которые были ослаблены на земле (Египта) [потомкам Исраила], и сделать их предводителями (в благих делах) и сделать их наследующими (землю Египта) (после гибели Фараона и его народа).
Rusça — Osmanov
Но Нам было угодно оказать милость тем, кто был унижен на земле (египетской), сделать их предводителями и наследниками. (богатств Фирʹауна).
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men det var Vår vilja att visa dessa förnedrade och förtrampade människor Vår särskilda nåd och göra dem till föregångsmän (i tron) och låta dem ärva (de ogudaktigas makt)