Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.
وَمَا اَنْتَ بِهَادِي الْعُمْيِ عَنْ ضَلَالَتِهِمْ اِنْ تُسْمِعُ اِلَّا مَنْ يُؤْمِنُ بِاٰيَاتِنَا فَهُمْ مُسْلِمُونَ
ve mā ente bi hādī l-ǔmyi ǎn Delāletihim in tusmiǔ illā men yu'minu bi āyātinā fe hum muslimūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve köre, sapıklığından döndürüp doğru yolu gösteremezsin sen; ancak delillerimize inanan kişiye duyurursun sesini ve onlardır gerçekten de Müslüman olanlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve köre, sapıklığından döndürüp doğru yolu gösteremezsin sen; ancak delillerimize inanan kişiye duyurursun sesini ve onlardır gerçekten de Müslüman olanlar.
Adem Uğur
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da teslim olanlara duyurabilirsin.
Ahmed Hulusi
Sen körlere doğru yolu gösteremezsin, saptıkları yanlış yoldan çıkarmak için! Sen sadece teslim olmuşlar olmaları dolayısıyla, varlıklarındaki işaretlerimize iman eden kimselere işittirirsin.
Ahmet Tekin
Sen, kör kesilenleri, hak yoldan uzak, başlarına buyruk yaşamaktan kurtarıp doğru yolu gösteremezsin. Ancak âyetlerimize iman edip, gönülden teslim olanlara, İslâm’ı yaşayan müslümanlara tebliğini duyurabilirsin.
Ahmet Varol
Sen körleri sapıklıklarından çıkarıp doğru yola iletecek de değilsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin. İşte Müslüman olanlar onlardır.
Ali Bulaç
Ve sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici değilsin; sen ancak, ayetlerimize iman edenlere (söz) dinletebilirsin, işte müslüman olanlar bunlardır.
Ali Fikri Yavuz
Sen, o körleri sapıklıklarından hidayete erdirici de değilsin. Sen ancak âyetlerimize iman edeceklere dâvetini duyurursun da onlar müslüman olurlar.
Ali Rıza Safa
Ve körleri, sapkınlıktan çevirerek doğru yola yönlendiremezsin. Sen, ancak, ayetlerimize inananlara duyurabilirsin. Teslim olanlar, işte onlardır.
Bayraktar Bayraklı
Manen körleri sapıklıklarından döndürüp doğru yola iletemezsin; ancak ayetlerimize inanıp teslim olanlara duyurabilirsin.
Bekir Sadak
Korleri sapikliklarindan vazgecirip dogru yola donduremezsin; ancak ayetlerimize inananlara sen duyurabilirsin; iste onlar muslumanlardir.
Celal Yıldırım
Ve sen körleri bulundukları sapıklıktan kurtarıp doğru yola eriştirici de değilsin. Sen ancak âyetlerimize inanan kimselere (Hakk'ın sesini) duyurabilirsin. İşte (Hakk'a) teslîm olup esenliğe erişenler bunlardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Sen körleri yanlış yoldan doğruya yönlendiremezsin. Sen (çağrını) ancak âyetlerimize inanıp teslim olanlara duyurabilirsin.
Diyanet İşleri
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak ayetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.
Diyanet İşleri (eski)
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola döndüremezsin; ancak ayetlerimize inananlara sen duyurabilirsin; işte onlar Müslümanlardır.
Diyanet Vakfi
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da teslim olanlara duyurabilirsin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getirecek değilsin. Ancak (gönülden) teslim olarak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen o körleri sapıklıklarından kurtarıp hidayete erdirecek de değilsin. Sen, ancak ayetlerimize inanacaklara işittirirsin de onlar müslüman olur kurtuluş bulurlar.
Elmalılı Hamdi Yazır
Sen o körleri delaletlerinden hidayete erdirecek de değilsin sen ancak ayetlerimize iyman edeceklere işittirirsin de onlar müsliman olur selamet bulurlar
Erhan Aktaş
Sen körleri, sapkınlıktan çevirip doğru yola iletemezsin; sen ancak ayetlerimize iman edip teslim olanlara gerçeği duyurabilirsin.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Sen körleri, sapkınlıktan çevirip doğru yola iletemezsin; sen ancak ayetlerimize iman edip teslim olanlara gerçeği duyurabilirsin.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Sen körleri, sapkınlıktan çevirip doğru yola iletemezsin; sen ancak ayetlerimize iman edip teslim olanlara gerçeği duyurabilirsin.
Fizilal-il Kuran
Sen körleri de sapıklıklarından kurtarıp doğru yola iletemezsin. Sen ancak ayetlerimize inanan ve Rab'lerine boyun eğmiş müslümanlara söz dinletebilirsin.
Gültekin Onan
Ve sen körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici değilsin; sen ancak, ayetlerimize inananlara (söz) dinletebilirsin; işte müslüman olanlar bunlardır.
Hamdi Döndüren
Ve sen körleri, içine düştükleri sapıklıklarından çıkarıp doğru yola getiremezsin. Sen ancak âyetlerimize inananlara duyurabilirsin ve onlar da hemen müslüman olurlar.
Hasan Basri Çantay
Ve sen o körleri sapıklıklarından ayırıb hidayet verici de değilsin. Sen ayetlerimize iman edecek kimselerden başkasına (söz) dinletemezsin. İşte müslüman olanlar onlardır.
Hasib Asutay
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da kendileri teslim olan kimselere duyurabilirsin.
Hayrat Neşriyat
Ve o körleri, (içinde bulundukları) dalâletlerinden (çevirip) hidâyete erdirecek olan sen değilsin! (Sen da'vetini) ancak, âyetlerimize îmân edip de kendileri (ihlâsla) teslîm olan kimselere işittirebilirsin.
İbni Kesir
Körleri sapıklıklarından vazgeçirip hidayete erdirecek değilsin Sen; ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin. Ve onlar müslümanlardır.
Mehmet Okuyan
Sen körleri şaşkınlıklarından (çevirip) doğru yola iletemezsin. Ayetlerimize inanıp teslim olanlardan başkasına duyuramazsın.
Muhammed Esed
ve (yine) sen (kalben) kör olanları saptıkları yoldan çevirip doğru yola yöneltemezsin; sen (sesini) ancak mesajlarımıza inan(maya istekli ol)anlara işittirebilirsin, ki onlar da zaten bize yürekten boyun eğecek olan kimselerdir.
Mustafa İslamoğlu
Yine, yoldan çıkan körleri doğru yola getirecek olan da sen değilsin. Sen ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin; ki zaten onlar gönülden teslim olan kimselerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve sen o körleri sapıklıklarından hidâyete erdirici değilsin, sen ancak Bizim âyetlerimize inananlara işittirirsin, işte müslüman olanlar da onlardır.
Ömer Öngüt
Sen körleri sapıklıklarından çevirip doğru yola getiremezsin, sen ancak âyetlerimize iman edenlere duyurabilirsin. Onlar teslim olanlardır.
Suat Yıldırım
Sen körleri de sapıklıktan kurtarıp doğru yola getiremezsin. Sen ancak ayetlerimize iman etmeye yatkın kimselere çağrını duyurabilirsin. Çünkü onlar hakka teslim olurlar.
Süleyman Ateş
Ve sen kör(ler)i içine düştükleri sapıklıklardan çıkarıp yola getiremezsin. Sen, ancak ayetlerimize inananlara duyurabilirsin ve onlar derhal müslüman olurlar.
Süleymaniye Vakfı
Sen, körleri girdikleri yanlış yoldan çevirip onlara doğru yolu gösteremezsin. Sen (çağrını) ancak, ayetlerimize inanıp teslim olanlara işittirebilirsin.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Körlere yol tarif ederek yanlışına engel olamazsın. Sen, sadece ayetlerimize inanarak teslim olanlara dinletebilirsin.
Şaban Piriş
Sen, körleri sapıklıklarından doğru yola çıkaramazsın. Sen ancak ayetlerimize iman edenlere duyurabilirsin. İşte müslüman olanlar onlardır.
Tefhim-ul Kuran
Ve sen, körleri düştükleri sapıklıktan çekip hidayete erdirici de değilsin; sen ancak, ayetlerimize iman edenlere (söz) dinletebilirsin, işte müslüman olanlar bunlardır.
Ümit Şimşek
Körleri de şaşkınlıklarından kurtarıp yola getiremezsin. Sen ancak iman edip hakka teslim olmuş kimselere söz dinletebilirsin.
Yaşar Nuri Öztürk
Ve sen, düştükleri sapıklıktan körleri de çıkaramazsın. Teslim olmuş kişiler halinde ayetlerimize inananlardan başkasına sesini duyuramazsın.
Azerice (1)
Azerice — Alihan Musayev
Sən korları düşdükləri azğınlıqdan doğru yola çıxara bilməzsən. Sən haqqı yalnız müsəlman ikən ayələrimizə inananlara eşitdirə bilərsən.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Du kannst die, die sich blind stellen, nicht vom Irrtum abbringen und rechtleiten. Du kannst nur die hören lassen, die gewillt sind, an Unsere Zeichen zu glauben und sich Uns zu ergeben.
Almanca — Der Edle Quran
Noch kannst du die Blinden aus ihrem Irrtum heraus rechtleiten. Hören lassen kannst du nur, wer an Unsere Zeichen glaubt und die (Uns) somit ergeben sind.
Almanca — M. A. Rassoul
noch kannst du die Blinden aus ihrem Irrtum leiten. Du kannst nur diejenigen hörend machen, die an Unsere Zeichen glauben und die sich (Uns) ergeben.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und du kannst die Blinden aus ihrem Irren nicht rechtleiten. Du kannst nur diejenigen hören lassen, die den Iman an Unsere Ayat verinnerlichen, die dann Muslime sind.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Nor shall you be able to guide those who lack intellectual or spiritual perception and their minds' eyes are blind nor can you extricate them or disengage out of the entangled wood of error. You can only influence those who listen to you and give credence to Our revelations and to Our authoritative divine signs with hearts impressed with the image of religious and spiritual virtues, for such persons have indeed conformed to Islam.
Abdul Haleem
you cannot guide the blind out of their error: you cannot make anyone hear you except those who believe in Our signs and submit [to Us].
Abdullah Yusuf Ali
Nor canst thou be a guide to the blind, (to prevent them) from straying: only those wilt thou get to listen who believe in Our Signs, and they will bow in Islam.
Abul A'la Maududi
nor can you direct the blind to the Right Way, preventing them from falling into error. You can make only those who believe in Our verses to hear the call and then submit.
Aisha Bewley
You will not guide blind men out of their error. You will not make anyone hear except for those who have iman in Our Signs and so are Muslims.
Al-Hilali & Khan
Nor can you lead the blind out of their error. You can only make to hear those who believe in Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.), and who have submitted (themselves to Allâh in Islâm as Muslims).
Ali Quli Qarai
nor can you lead the blind out of their error. You can make only those hear who believe in Our signs and who have submitted.
Amatul Rahman Omar
And you cannot guide the blind (as well) out of their error. You can make only those to hear who believe in Our Messages and so have surrendered themselves in submission (to Our will).
Arthur John Arberry
Thou shalt not guide the blind out of their error neither shalt thou make any to hear, save such as believe in Our signs, and so surrender.
Bijan Moeinian
You can not guide the blind [to the right path] in spite of his will. You can deliver the message only to those who have chosen to believe and then submit themselves wholeheartedly.
E. Henry Palmer
nor art thou a guide to the blind, out of their error: thou canst only make to hear such as believe in our signs, and such as are resigned.
Edip-Layth
Nor can you guide the blind from their misguidance. You can only make those who acknowledge Our signs hear you, for they have peacefully surrendered.
George Sale
Neither shalt thou direct the blind to extricate themselves out of their error. Thou shalt make none to hear thee, except him who shall believe in our signs: And they are wholly resigned unto Us.
Hamid S. Aziz
Verily, you can not make the dead to hear, nor can you make the deaf to hear the call when they turn to flee;
Mahmoud Ghali
And in no way will you ever guide the blind out of their errancy; decidedly you will make none to hear except the ones who believe in Our signs, (and) so they become Muslims (i. e., they surrender to Allah).
Marmaduke Pickthall
Nor canst thou lead the blind out of their error. Thou canst make none to hear, save those who believe Our revelations and who have surrendered.
Mohamed Ahmed - Samira
Nor can you lead the blind when they have gone astray. You can make none hear except those who believe in Our signs and have come to peace and submission.
Muhammad Asad
just as thou canst not lead the blind [of heart] out of their error; none canst thou make hear save such as [are willing to] believe in Our messages, and thus surrender themselves unto Us.
Mustafa Khattab
Nor can you lead the blind out of their misguidance. You can make none hear ˹the truth˺ except those who believe in Our revelations, ˹fully˺ submitting ˹to Allah˺.
Progressive Muslims
Nor can you guide the blind from their misguidance. You can only make those who believe in Our revelations hear you, for they have surrendered.
Sahih International
And you cannot guide the blind away from their error. You will only make hear those who believe in Our verses so they are Muslims [submitting to Allah ].
Sam Gerrans
And thou wilt not guide the blind out of their error. Thou wilt only make hear him who believes in Our proofs, so they are submitting.
Shabbir Ahmed
Nor can you lead the blind of reason out of their error. You can only make those hear who believe in Our Signs, so they submit.
Syed Vickar Ahamed
Nor can you lead the blind, from wandering away (from the Path): You will get only those who believe in Our Signs to hear, and those who have submitted (to Allah as Muslims).
Taqi Usmani
nor can you show the right path to the blind against their wandering astray. You can make no one to listen (to you) except those who believe in Our verses, then submit themselves (to Allah).
The Monotheist Group
Nor can you guide the blind from their misguidance. You can only make those who believe in Our revelations hear you, for they have submitted.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et tu ne peux non plus guider les aveugles hors de leur égarement. Tu ne feras entendre que ceux qui croient en Nos versets et se soumettent.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Tu neşê fehmkoran ji rêşaşiya wan vegerînî û wan rasterê bikî, bes tu dikarî (doza heq) li yên ku ji dil û can misliman bûne û wan bawerî bi ayetên me aniye bidî guhdarîkirin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En jij brengt de blinden niet van hun dwaalweg af. Jij kunt slechts hen die in Onze tekenen geloven doen horen; zij hebben zich (aan God) overgegeven.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Ook zult gij de blinden er niet toe brengen zich uit hunne dwaling te redden. Gij zult u door niemand doen hooren, behalve door hen die in onze teekenen gelooven, en deze zijn geheel aan ons onderworpen.
Hollandaca — Siregar
En jij kunt ook niet de blinden van hun dwaling wegleiden en jij kunt alleen hen doen luisteren die in Onze Verzen geloven, waarop zij zich (aan Allah) overgeven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И ты (о, Пророк) не выведешь слепых [тех, которым Аллах запечатал их зрения] из их заблуждения. Ты заставишь слышать только тех, кто верует в Наши знамения, и (которые при этом) являются (полностью) покорными (Аллаху).
Rusça — Osmanov
Ты не выведешь слепых из [тьмы] заблуждения на прямой путь. Ты можешь заставить слушать только тех, кто верует в Наши знамения и кто предался [Аллаху].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och de (andligen) blinda som har gått vilse kan du inte leda (på rätt väg). Du får inga andra att lyssna än sådana som tror på Våra budskap och som har underkastat sig (Vår vilja).