"Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı."

وَمَا اَضَلَّنَٓا اِلَّا الْمُجْرِمُونَ

ve mā eDellenā illā l-mucrimūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bizi, ancak o mücrimler saptırdı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bizi, ancak o mücrimler saptırdı.

Adem Uğur

Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.

Ahmed Hulusi

"Bizi ancak o suçlular (hakikati inkar edenler) saptırdı. "

Ahmet Tekin

'Bizi, kesinlikle, İslâm’a planlı cephe alarak, müslümanlığı, müslüman nesilleri yozlaştırma, yok etme suçu işleyen güç ve iktidar sahibi âsiler, suçlular, günahkârlar hak yoldan uzaklaştırıp başımıza buyruk hale getirerek, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercihimize imkân sağladılar.'

Ahmet Varol

Bizi o suçlulardan başkası saptırmadı.

Ali Bulaç

"Bizi suçlu günahkarlardan başka saptıran olmadı."

Ali Fikri Yavuz

Bizi ancak (kendilerine uyduğumuz bizden önceki) mücrimler sapıttı.

Ali Rıza Safa

"Bizi saptıran, o suçlulardan başkası değildi!"

Bayraktar Bayraklı

- Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: "Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır.Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."

Bekir Sadak

(96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.

Celal Yıldırım

Ve bizi ancak suçlu günahkârlar saptırdı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bizi ancak o günaha batmış olanlar saptırdı.

Diyanet İşleri

"Bizi ancak (önderlerimiz olan) suçlular saptırdı."

Diyanet İşleri (eski)

(96-102) Orada putlarıyla çekişerek: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak' derler.

Diyanet Vakfi

Bizi ancak o günahkârlar saptırdı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Ve bizi hep o günahkarlar saptırdı.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve bizi hep o suçlular şaşırtmıştı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve bizi hep o mücrimler şaşırtmıştı

Erhan Aktaş

"Ve bizi hep o mücrimler saptırdı."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ve bizi hep o mucrimler saptırdı."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ve bizi hep o suçlular saptırdı."

Fizilal-il Kuran

Bizi ağır suçlular yoldan çıkarmışlardır.

Gültekin Onan

"Bizi suçlu günahkarlardan başka saptıran olmadı."

Hamdi Döndüren

“Ama bizi o suçlular saptırdı!”

Hasan Basri Çantay

"Bizi o mücrimlerden başkası sapdırmadı".

Hasib Asutay

Bizi o suçlulardan başkası saptırmadı.

Hayrat Neşriyat

'Bizi ancak günahkârlar dalâlete düşürdü.'

İbni Kesir

Ve bizi suçlulardan başka da saptıran olmamıştı.

Mehmet Okuyan

Bizi, o suçlulardan başkası saptırmadı.

Muhammed Esed

yine de (sizi tanrılaştırarak) yoldan çıkmamıza günah (önderlerimiz) sebep oldu!

Mustafa İslamoğlu

ne ki bizi saptıran, yalnızca günahı hayat tarzı haline getiren şu kimselerdi;

Ömer Nasuhi Bilmen

«Ve bizi ancak o mücrimler sapıtmış oldular.»

Ömer Öngüt

“Bizi ancak günahkârlar saptırdı. ”

Suat Yıldırım

(96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"

Süleyman Ateş

"Ama bizi saptıran o suçlulardır."

Süleymaniye Vakfı

Bizi yoldan çıkaranlar sadece bu suçlulardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bizi yoldan çıkaranlar, şu günahkarlardan başkası değildir.

Şaban Piriş

Bizi hep o günahkarlar şaşırtmıştı.

Tefhim-ul Kuran

«Bizi suçlu günahkârlardan başka saptıran da olmadı.»

Ümit Şimşek

'Fakat bizi o mücrimler saptırdı.

Yaşar Nuri Öztürk

"Bizi saptıran, o suçlulardan başkası değildi."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bizi ancaq günahkarlar azdırdı.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bizi yalnız günahkarlar azdırdı.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Uns hat niemand anders als die Frevler irregehen lassen.

Almanca — Der Edle Quran

Es waren nur die Übeltäter, die uns in die Irre geführt haben.

Almanca — M. A. Rassoul

Und es waren nur die Schuldigen, die uns irre führten

Almanca — Muhammad Zaidan

und uns haben nur die schwer Verfehlenden irregeführt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And they add:" no one led us by the nose to the maze of error but the wicked who were given to sin and steeped in crime"

Abdul Haleem

It was the evildoers who led us astray,

Abdullah Yusuf Ali

"'And our seducers were only those who were steeped in guilt.

Abul A'la Maududi

It is none but those steeped in guilt who led us into this error,

Aisha Bewley

It was only the evildoers who misguided us

Al-Hilali & Khan

And none has brought us into error except the Mujrimûn [Iblîs (Satan) and those of human beings who commit crimes, murderers, polytheists, oppressors].

Ali Quli Qarai

And no one led us astray except the guilty.

Amatul Rahman Omar

`And none but those who cut off their ties with Allâh led us astray,

Arthur John Arberry

It was naught but the sinners that led us astray;

Bijan Moeinian

"What criminals were those who misled us. "

E. Henry Palmer

but it was only sinners who led us astray.

Edip-Layth

"None misled us except the criminals."

George Sale

And none seduced us but the wicked.

Hamid S. Aziz

"'When we made you equal to the Lord of the Worlds!

Mahmoud Ghali

And in no way did anybody lead us into error except the criminals.

Marmaduke Pickthall

It was but the guilty who misled us.

Mohamed Ahmed - Samira

No one but the sinners led us astray.

Muhammad Asad

yet they who have seduced us [into believing in you] are the truly guilty ones!

Mustafa Khattab

And none led us astray other than the wicked.

Progressive Muslims

"And none misled us except the criminals. "

Sahih International

And no one misguided us except the criminals.

Sam Gerrans

“And none but the lawbreakers led us astray,

Shabbir Ahmed

It is these guilty leaders who misled us.

Syed Vickar Ahamed

" ‘And none has led us astray except those who were criminals, (deeply) soaked in sin;

Taqi Usmani

and it is only the sinners who misguided us.

The Monotheist Group

"And none misled us except the criminals."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ce ne sont que les criminels qui nous ont égarés.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Her wan gunehkaran em ji rê xistin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En het waren alleen maar de boosdoeners die ons tot dwaling gebracht hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

De zondaren alleen hebben ons verleid.

Hollandaca — Siregar

En alleen de misdadigers hebben ons doen afdwalen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сбили нас с истинного пути только бунтари (которые взбунтовались против Аллаха),

Rusça — Osmanov

Ведь это нечестивцы совратили [с пути]!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Bara de obotfärdiga syndarna kunde förleda oss (till detta).