"İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok."

فَمَا لَنَا مِنْ شَافِعِينَ

fe mā lenā min şāfiǐyne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık ne şefâatçilerden bir şefâatçi var bize.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık ne şefâatçilerden bir şefâatçi var bize.

Adem Uğur

''Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var''.

Ahmed Hulusi

"Şefaatçimiz de yok. "

Ahmet Tekin

'Bak, bizim şefaat edenlerimiz yok.'

Ahmet Varol

Artık bizim şefaatçilerimiz yok.

Ali Bulaç

"Artık bizim için ne bir şefaatçi var,"

Ali Fikri Yavuz

Artık bizim için ne şefaatçılar var,

Ali Rıza Safa

"Artık, bizim için, ne bir ara bulucu var!"

Bayraktar Bayraklı

- Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: "Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır.Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."

Bekir Sadak

(96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.

Celal Yıldırım

(100-101) Artık (bugün için) ne şefaatçilerimiz vardır, ne de candan sıcak bir dostumuz...

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(100-101) Şimdi bizim ne şefaatçilerimiz var ne de samimi bir dostumuz.

Diyanet İşleri

"İşte bu yüzden bizim şefaatçilerimiz yok."

Diyanet İşleri (eski)

(96-102) Orada putlarıyla çekişerek: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak' derler.

Diyanet Vakfi

(100-101) Şimdi artık bizim ne şefaatçilerimiz var, ne de yakın bir dostumuz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

«Bak bizim için ne şefaatçiler var,»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bak şimdi bizim için ne şefaatçiler var,

Elmalılı Hamdi Yazır

Bak şimdi bizim için ne şefaatciler var

Erhan Aktaş

"Artık şefaat edecek kimsemiz de yok."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Artık şefaat edecek kimsemiz de yok."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Artık şefaat edecek kimsemiz de yok."

Fizilal-il Kuran

Şimdi bizim bir şefaatçimiz yok.

Gültekin Onan

"Artık bizim için ne bir şefaatçi var."

Hamdi Döndüren

“Artık bizim ne şefâatçimiz var.”

Hasan Basri Çantay

Artık bizim için ne şefaatçiler (den bir kimse),

Hasib Asutay

Şimdi artık ne şefaatçilerimiz var,

Hayrat Neşriyat

(100-101) 'Şimdi artık bizim, ne şefâatçilerimiz, ne de yakın bir dostumuz vardır!'

İbni Kesir

Şimdi bize şefaat eden kimse yoktur.

Mehmet Okuyan

Bizim için şefaatçiler de yok.

Muhammed Esed

Ama şimdi ne bir arka çıkanımız var,

Mustafa İslamoğlu

gel gör ki, şimdi bize arka çıkan ne bir kimse var

Ömer Nasuhi Bilmen

(100-101) «Artık bize ne şefaat edicilerden var. Ne de yakın bir dost var.»

Ömer Öngüt

“Şimdi artık bizim şefaatçilerimiz yoktur. ”

Suat Yıldırım

(96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"

Süleyman Ateş

"Şimdi artık bizim ne şefa'atçilerimiz var",

Süleymaniye Vakfı

Artık bize şefaat edecek /arka çıkacak hiç kimse yok,

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Artık bizi ne kayıracak biri var,

Şaban Piriş

Şimdi, bir şefaatçimiz de yok..

Tefhim-ul Kuran

«Artık bizim için ne bir şefaatçi var,»

Ümit Şimşek

'Şimdi ne bir şefaatçimiz var bizim,

Yaşar Nuri Öztürk

"Artık ne şefaatçilerimiz var,

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

İndi isə bizim nə şəfaətçilərimiz,

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

So haben wir nun keine Fürsprecher

Almanca — Der Edle Quran

So haben wir nun niemanden, der Fürsprache einlegt,

Almanca — M. A. Rassoul

und nun haben wir weder Fürsprecher

Almanca — Muhammad Zaidan

So gibt es für uns weder Fürbittende

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"And now", they will exclaim, "no one can defend us nor shall we find intercessors who would interpose on our behalf".

Abdul Haleem

and now we have no intercessor

Abdullah Yusuf Ali

"'Now, then, we have none to intercede (for us),

Abul A'la Maududi

and now we have none to intercede on our behalf,

Aisha Bewley

and now we have no one to intercede for us;

Al-Hilali & Khan

Now we have no intercessors,

Ali Quli Qarai

Now we have no intercessors,

Amatul Rahman Omar

`So that (now) we have none of the intercessors,

Arthur John Arberry

so now we have no intercessors,

Bijan Moeinian

"Now no one will beg God to have pity on us. "

E. Henry Palmer

But we have no intercessors

Edip-Layth

"So we have none to intercede for us."

George Sale

We have now no intercessors,

Hamid S. Aziz

"'It was only the guilty who led us astray.

Mahmoud Ghali

So (now) in no way do we have any intercessors,

Marmaduke Pickthall

Now we have no intercessors

Mohamed Ahmed - Samira

Now we have none to intercede for us,

Muhammad Asad

And now we have none to intercede for us,

Mustafa Khattab

Now we have none to intercede for us,

Progressive Muslims

"So we have none to intercede for us. "

Sahih International

So now we have no intercessors

Sam Gerrans

“So now we have no intercessors,

Shabbir Ahmed

Now we have no intercessors.

Syed Vickar Ahamed

" ‘Then, we have none to intercede (for us) now,

Taqi Usmani

Now we have neither any intercessors

The Monotheist Group

"So we have none to intercede for us."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et nous nʹavons pas dʹintercesseurs,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Êdî ji me re ne mehdervan hene…

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En nu hebben wij geen bemiddelaars,

Hollandaca — Salomo Keyzer

Thans hebben wij geene tusschentreders.

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

и нет у нас (сегодня) заступников

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Nu har vi ingen som kan tala till förmån för oss,