Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:

قَالُوا وَهُمْ فِيهَا يَخْتَصِمُونَ

ḳālū ve hum fīhā yeḣteSimūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Orada birbirleriyle çekişerek derler ki.

Abdulkadir Gölpınarlı

Orada birbirleriyle çekişerek derler ki.

Adem Uğur

Orada birbirleriyle çekişerek şöyle derler:

Ahmed Hulusi

Onlar orada tartışarak dediler ki:

Ahmet Tekin

Orada birbirleriyle çekişirlerken, şöyle derler:

Ahmet Varol

Orada (putlarıyla) çekişerek derler ki:

Ali Bulaç

Orada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki:

Ali Fikri Yavuz

Kâfirler, putları ve öncüleriyle cehennemde çekişirlerken, birbirlerine şöyle demektedirler:

Ali Rıza Safa

Orada, birbirleriyle çekişerek, şöyle derler:

Bayraktar Bayraklı

- Cehennemde putlarıyla çekişerek şöyle derler: "Vallahi, biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; biz apaçık bir sapıklık içindeymişiz. Şimdi ne şefaatçimiz ne de bir dostumuz vardır.Keşke geriye dönüşümüz olsa da inananlardan olsak."

Bekir Sadak

(96-102) Orada putlariyla cekiserek: «Vallahi biz apacik bir sapiklikta idik; cunku biz sizi alemlerin Rabbine esit tutmustuk; bizi saptiranlar ancak suclulardir; simdi sefaatcimiz, yakin bir dostumuz yoktur; keski geriye bir donusumuz olsa da inananlardan olsak derler.

Celal Yıldırım

Orada tartışıp çekişerek derler ki:

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Orada onlar birbirleriyle çekişerek şöyle derler:

Diyanet İşleri

Orada onlar taptıklarıyla çekişerek şöyle derler:

Diyanet İşleri (eski)

(96-102) Orada putlarıyla çekişerek: 'Vallahi biz apaçık bir sapıklıkta idik; çünkü biz sizi Alemlerin Rabbine eşit tutmuştuk; bizi saptıranlar ancak suçlulardır; şimdi şefaatçimiz, yakın bir dostumuz yoktur; keşke geriye bir dönüşümüz olsa da inananlardan olsak' derler.

Diyanet Vakfi

Orada birbirleriyle çekişerek şöyle derler:

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(95-96) Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki:

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

onun içinde birbirleriyle çekişirlerken şöyle demektedirler:

Elmalılı Hamdi Yazır

(95-96) Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken şöyle demektedirler

Erhan Aktaş

Onlar, orada birbirleriyle çekişerek diyecekler ki:

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, orada birbirleriyle çekişerek diyecekler ki:

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, orada birbirleriyle çekişerek diyecekler ki:

Fizilal-il Kuran

Orada birbirleri ile tartışmaya tutuşarak derler ki,

Gültekin Onan

Orada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki:

Hamdi Döndüren

Onlar orada (taptıkları kimselerle) çekişerek derler ki:

Hasan Basri Çantay

Orada birbiriyle çekişerek şöyle dediler:

Hasib Asutay

Onlar orada birbirleriyle çekişerek derler ki:

Hayrat Neşriyat

(96-97) Onlar orada (putlarıyla) çekişerek derler ki: 'Allah’a yemîn olsun ki, (biz)elbette apaçık bir dalâlet içinde imişiz.'

İbni Kesir

Orada birbirleriyle çekişerek derler ki:

Mehmet Okuyan

(Cehennemlikler) orada birbirleriyle çekişerek şöyle diyeceklerdir:

Muhammed Esed

O Gün orada onlar, birbirlerini suçlayarak derler ki:

Mustafa İslamoğlu

Onlar orada birbirleriyle atışırken şöyle derler:

Ömer Nasuhi Bilmen

(96-97) Ve onlar orada birbirleriyle husumette bulunarak diyecekler ki: «Allah'a kasem olsun, biz apaçık bir sapıklık içinde imişiz.»

Ömer Öngüt

Orada birbirleriyle çekişerek derler ki:

Suat Yıldırım

(96-102) Orada putlarıyla çekişirken şöyle derler "Vallahi de, tallahi de biz besbelli bir sapıklık içinde imişiz!" "Çünkü biz sizi Rabbülâlemin ile bir tutuyorduk. Ama bizi saptıranlar da, o mücrimler oldu." "Şimdi artık ne şefaatçimiz var bizim, ne candan bir dostumuz!" "Ah! Ne olurdu, imkân olsa da dünyaya bir dönsek ve müminlerden olsaydık!"

Süleyman Ateş

Onlar orada (putlarıyle) çekişerek derler ki:

Süleymaniye Vakfı

Onlar orada birbirleriyle çekişerek şöyle derler:

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orada onlar biri birleriyle tartışırken şöyle derler:

Şaban Piriş

Orada, birbirleriyle çekişerek, şöyle derler:

Tefhim-ul Kuran

Orada birbirleriyle çekişip tartışarak derler ki:

Ümit Şimşek

Cehennemde çekişip dururken derler ki:

Yaşar Nuri Öztürk

Onun içinde birbiriyle çekişirlerken şöyle derler:

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar orada höcətləşərək deyərlər:

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar orada (öz bütləri və rəisləri ilə) çənə-boğaz olub deyərlər:

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden sagen, indem sie mit ihren Verführern streiten:

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagen, während sie darin miteinander streiten:

Almanca — M. A. Rassoul

Sie sagen, indem sie miteinander darüber streiten:

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten, während sie darin stritten:

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when all have been thronged -in Hell- and have exchanged angry altercation, they -the infidels- shall express their thoughts in words:

Abdul Haleem

There they will say to their gods, as they bicker among themselves,

Abdullah Yusuf Ali

"They will say there in their mutual bickerings:

Abul A'la Maududi

There they will quarrel with one another and the erring ones will say (to their deities):

Aisha Bewley

Arguing in it with one another, they will say,

Al-Hilali & Khan

They will say while contending therein,

Ali Quli Qarai

They will say, as they wrangle in it [together],

Amatul Rahman Omar

They will say disputing therein (- in the Hell) among themselves,

Arthur John Arberry

They shall say, as they dispute there one with another,

Bijan Moeinian

Therein they will dispute with one another saying:. .

E. Henry Palmer

'They shall say, while they quarrel therein,

Edip-Layth

They said, while they were disputing therein:

George Sale

The seduced shall dispute therein with their false gods, saying,

Hamid S. Aziz

"And the hosts of Iblis all together!

Mahmoud Ghali

They will say, (as) they stood therein, adversaries with each other,

Marmaduke Pickthall

And they will say, when they are quarrelling therein:

Mohamed Ahmed - Samira

Disputing among themselves they will say:

Muhammad Asad

And there and then, blaming one another, they [who had grievously sinned in life] will exclaim:

Mustafa Khattab

There the deviant will cry while disputing with their idols,

Progressive Muslims

They said, while they were disputing therein:

Sahih International

They will say while they dispute therein,

Sam Gerrans

They will say while they dispute therein:

Shabbir Ahmed

And right away, blaming one another, they will exclaim,

Syed Vickar Ahamed

They will say, while they quarrel in there:

Taqi Usmani

They will say when they will be quarreling there with each other,

The Monotheist Group

They said, while they were disputing therein:

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils diront, tout en sʹy querellant:

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew li gunehên xwe mukir hatin û bi hev re ketin nav gengeşiyê.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeggen terwijl zij er met elkaar twisten:

Hollandaca — Salomo Keyzer

De verleiden zullen daar met hunne valsche goden twisten, zeggende:

Hollandaca — Siregar

Zij zeggen, terwijl zij met elkaar redetwisten:

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Скажут они там [в Аду], препираясь:

Rusça — Osmanov

Они будут говорить, препираясь [между собой]: