Şüphesiz bunlarda (Allah'ın varlığına) bir delil vardır, ama onların çoğu inanmamaktadırlar.
اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَةً وَمَا كَانَ اَكْثَرُهُمْ مُؤْمِنِينَ
inne fī ƶālike le āyeten ve mā kāne ekṧeruhum mu'minīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bunda bir delil var elbette ve çoğu inanmaz gene de.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bunda bir delil var elbette ve çoğu inanmaz gene de.
Adem Uğur
Şüphesiz bunlarda (Allah'ın kudretine) bir nişâne vardır; ama çoğu iman etmezler.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki bunda bir işaret vardır. . . Onların ekseriyeti (Hakk'a, hakikatlerine) iman etmemişlerdir.
Ahmet Tekin
Bunlarda, Allah’ın kudretine, ilmine, hikmet sahibi olduğuna işaretler, insanlar için ibretler vardır. Ama onların çoğu, mü’min olacak değildi.
Ahmet Varol
Şüphesiz bunda bir ayet vardır. Ancak onların çoğu iman etmezler.
Ali Bulaç
Şüphesiz, bunda bir ayet vardır; ancak onların çoğu mü'min değildirler.
Ali Fikri Yavuz
Şüphesiz ki bu nebatları bitirmekte (Allah’ın kudretine, merhamet ve nimetinin genişliğine delâlet eden) bir alâmet vardır. Bununla beraber onların çoğu mümin olmadılar.
Ali Rıza Safa
Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır. Oysa onların çoğu inanmaz.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz bunda yaratıcının varlığına dair kesin delil vardır; ama çoğu iman etmezler.
Bekir Sadak
suphesiz bunlarda Allah'in kudretine isaret vardir, ama cogu inanmazlar.
Celal Yıldırım
Şüphesiz ki bunda açık bir belge vardır, ama onların çoğu inanmazlar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Şüphesiz bunlarda alınacak büyük bir ders vardır; ama çoğu iman etmezler.
Diyanet İşleri
Şüphesiz bunlarda (Allah'ın varlığına) bir delil vardır, ama onların çoğu inanmamaktadırlar.
Diyanet İşleri (eski)
Şüphesiz bunlarda Allah'ın kudretine işaret vardır, ama çoğu inanmazlar.
Diyanet Vakfi
Şüphesiz bunlarda (Allah'ın kudretine) bir nişâne vardır; ama çoğu iman etmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şüphesiz ki bunda mutlak bir âyet (nişane) vardır; ama onların çoğu iman etmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şüphesiz ki, bunda mutlak bir ibret vardır; ama çoğu iman etmedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şübhesiz ki bunda mutlak bir ayet var, hemde ekserisi mü'min olmadı
Erhan Aktaş
Bunda kesinlikle bir ayet vardır. Ancak onların çoğu inanmadı.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunda kesinlikle bir ayet vardır. Ancak onların çoğu iman etmedi.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunda kesinlikle bir ayet vardır. Ancak onların çoğu iman etmedi.
Fizilal-il Kuran
Hiç kuşkusuz bunda, üstün gücümüzü kanıtlayan bir ayet vardır, ama onların çoğu inanmazlar.
Gültekin Onan
Şüphesiz, bunda bir ayet vardır ancak onların çoğu inançlı olmamışlardır.
Hamdi Döndüren
Hiç kuşkusuz, bunda bir ibret vardır! Ama onların çoğu iman etmezler.
Hasan Basri Çantay
Şübhesiz ki bunlardan (Hakkın kemal-i kudretine) elbet birer, nişane vardır. (Fakat) onların çoğu iman edici değildirler.
Hasib Asutay
Şüphesiz bunda bir ibret vardır; ama onların çoğu mümin değildirler.
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz bunda, (Allah’ın kudretine) apaçık bir delil vardır. Buna rağmen onların çoğu îmân etmiş kimseler değildir.
İbni Kesir
Muhakkak ki bunda, bir ayet vardır. Ama onların çoğu mü'min olmadılar.
Mehmet Okuyan
Çoğu inanmamış olsa da şüphesiz ki bunda bir ders vardır.
Muhammed Esed
Şüphesiz, bunda (insanlar için çıkarılacak) bir ders vardır; ama onlardan çoğu (buna) inanmazlar.
Mustafa İslamoğlu
Elbet bunda da alınacak bir ders mutlaka vardır; fakat insanların çoğu yine de inanmayacaklardır:
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, bunda elbette bir ibret vardır. Halbuki, onların ekserisi imân etmiş kimseler olmadı.
Ömer Öngüt
Şüphesiz ki bunda âyet (kudretimize bir nişane) vardır. Yine de onların çoğu iman etmezler.
Suat Yıldırım
Elbette bunda alınacak ibret vardır; fakat onların ekserisi ibret alıp da iman etmezler.
Süleyman Ateş
Şüphesiz bunda bir ibret vardır, ama yine çokları inanıcı değillerdir.
Süleymaniye Vakfı
İşte bunda tam bir ayet /ibret vardır ama onların çoğu inanıp güvenmezler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İşte bunda tam bir ibret vardır ama bunlardan çoğu inanacak değillerdir.
Şaban Piriş
İşte bunda da bir işaret vardır. Buna rağmen onların çoğu inanacak değildir.
Tefhim-ul Kuran
Hiç şüphe yok, bunda bir ayet vardır; ancak onların çoğu mü'min değildirler.
Ümit Şimşek
İşte bunda bir âyet vardır. Fakat onların çoğu yine iman etmez.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunda elbette bir mucize var, fakat onların çoğu mümin değiller.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən də, bunda bir əlamət vardır. Lakin onların əksəriyyəti mömin olmadı.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Şübhəsiz ki, bunda (Qurʼanı və Peyğəmbəri təkzib edənlər üçün Allahın vəhdaniyyətinə, qüdrətinə dəlalət edən) bir əlamət vardır. Lakin onların əksəriyyəti iman gətirməzlər.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Darin ist wahrlich ein Zeichen, doch sind die meisten von ihnen nicht gläubig.
Almanca — M. A. Rassoul
Darin liegt wahrlich ein Zeichen; jedoch die meisten von ihnen glauben es nicht.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, darin gibt es doch eine Aya. Und die meisten von ihnen waren keine Mumin.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
This is indeed emblematic of Allah's Omnipotence and Authority, but most of them -the infidels- counsel deaf to Allah's message and close their minds' eyes to all that appeals to the intellect and engages the intelligence.
Abdul Haleem
There truly is a sign in this, though most of them do not believe:
Abdullah Yusuf Ali
Verily, in this is a Sign: but most of them do not believe.
Abul A'la Maududi
Surely there is a Sign in this, but most of them would not believe.
Aisha Bewley
There is certainly a Sign in that, yet most of them are not muminun.
Al-Hilali & Khan
Verily, in this is an Ayâh (proof or sign), yet most of them (polytheists, pagans who do not believe in Resurrection) are not believers.
Ali Quli Qarai
There is indeed a sign in that; but most of them do not have faith.
Amatul Rahman Omar
Indeed, there is a sign in this, yet most of them would not believe.
Arthur John Arberry
Surely in that is a sign, yet most of them are not believers.
Bijan Moeinian
Thinking about just this issue will provide them with enough food for thought to prove the existence and the greatness of God. Yet most of them do not care about believing.
E. Henry Palmer
verily, in that is a sign; but most of them will never be believers!
Edip-Layth
In that is a sign, but most of them are not those who acknowledge.
George Sale
Verily herein is a sign: But the greater part of them do not believe.
Hamid S. Aziz
Have they not looked to the earth, how We caused to grow therein of every noble kind?
Mahmoud Ghali
Surely in that is indeed a sign; and in no way were most of them believers.
Marmaduke Pickthall
Lo! herein is indeed a portent; yet most of them are not believers.
Mohamed Ahmed - Samira
Verily there are signs in this; yet many of them do not believe.
Muhammad Asad
In this, behold, there is a message [unto men], even though most of them will not believe [in it].
Mustafa Khattab
Surely in this is a sign. Yet most of them would not believe.
Progressive Muslims
In that is a sign, but most of them are not believers.
Sahih International
Indeed in that is a sign, but most of them were not to be believers.
Sam Gerrans
In that is a proof, but most of them are not believers.
Shabbir Ahmed
This is indeed a Sign, yet most of them are not believers (in the Almightiness of their Lord).
Syed Vickar Ahamed
Surely, there is a Sign in this: But most of them do not believe.
Taqi Usmani
Surely, in this there is a sign, but most of them are not believers,
The Monotheist Group
Inthat is a sign, but most of them are not believers.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Voilà bien là une preuve! Et la plupart dʹentre eux ne croient pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman di vê de îbretek heye, lê pirên wan bawerî nayînin.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Daarin is zeker een teken, maar de meesten van hen zijn niet gelovig.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, daarin is zeker een Teken, maar de meesten van hen zijn geen gelovigen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, в этом [в росте растений] – однозначно, знамение (указывающее на могущество Аллаха), но большинство их не стали верующими!
Rusça — Osmanov
Воистину, во всем этом - знамение, но большая часть их не верует.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
I detta ligger helt visst ett budskap (till människorna) men de vill inte tro, de flesta av dem.