Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
فَعَقَرُوهَا فَاَصْبَحُوا نَادِمِينَ
fe ǎḳarūhā fe eSbeHū nādimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ayaklarını kesip öldürdüler onu da nâdim oldular.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ayaklarını kesip öldürdüler onu da nâdim oldular.
Adem Uğur
Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular.
Ahmed Hulusi
(Uyarıyı dinlemeyip) dişi deveyi vahşice boğazladılar; sonunda da çok pişman oldular.
Ahmet Tekin
Derken, onu, kılıçla bacaklarından biçerek öldürdüler. Ama pişman da oldular.
Ahmet Varol
Sonuçta onu boğazladılar; ama pişman oldular.
Ali Bulaç
"Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular."
Ali Fikri Yavuz
Derken o deveyi kestiler, fakat pişman oldular.
Ali Rıza Safa
Yine de onu kestiler. Sonra pişman oldular.
Bayraktar Bayraklı
Buna rağmen onlar deveyi kestiler, ama sonunda pişman oldular.
Bekir Sadak
Onlar ise deveyi kestiler; ama pisman da oldular.
Celal Yıldırım
Buna rağmen onlar o deveyi (bacaklarına) vurup devirdiler, (inatla onu) kestiler. (Sonra da) pişmanlık duyarak sabahladılar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(157-158) Buna rağmen onlar deveyi kestiler, ama yaptıklarına pişman oldular; çünkü onları azap yakaladı. Doğrusu bunda büyük bir ders vardır ama çokları iman etmezler.
Diyanet İşleri
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
Diyanet İşleri (eski)
Onlar ise deveyi kestiler; ama pişman da oldular.
Diyanet Vakfi
Buna rağmen onlar deveyi kestiler; ama pişman da oldular.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Derken onu vurdular, fakat pişman oldular;
Elmalılı Hamdi Yazır
Derken onu vurdular, fakat nadim oldular
Erhan Aktaş
Derken onu boğazladılar. Sonra da pişman oldular.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Derken onu boğazladılar. Sonra da pişman oldular.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Derken onu kestiler. Sonra da pişman oldular."
Fizilal-il Kuran
Buna rağmen devenin ayaklarını keserek onu cansız yere devirdiler. Fakat hemen pişman oldular.
Gültekin Onan
Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular.
Hamdi Döndüren
Onlar, (bu uyarılara rağmen) deveyi kestiler, ama pişman oldular!
Hasan Basri Çantay
Derken onu kesdiler. Fakat peşiman oldular.
Hasib Asutay
Derken onu kestiler, fakat pişman oldular.
Hayrat Neşriyat
Derken onu kestiler; bunun üzerine (yaptıklarından) pişmanlık duyan kimseler oldular.
İbni Kesir
Onlar ise onu kestiler de pişman oldular.
Mehmet Okuyan
Onu (deveyi) hunharca katletmiş, (sonradan) pişman olmuşlardı.
Muhammed Esed
Bütün bu uyarılara rağmen onlar yine de o deveyi hoyratça boğazladılar; ama bunu yaptıklarına (çok geçmeden) pişman oldular;
Mustafa İslamoğlu
Buna rağmen onlar, onu işkence yaparak vahşice katlettiler; fakat sonunda pişman oldular;
Ömer Nasuhi Bilmen
Derken onu boğazladılar, sonra pişman olarak sabahladılar.
Ömer Öngüt
Onlar ise ayaklarını keserek onu öldürdüler, fakat pişman da oldular.
Suat Yıldırım
Derken, deveyi boğazladılar, ama çok geçmeden yaptıklarına pişman oldular.
Süleyman Ateş
Nihayet onu kestiler, ama pişman oldular.
Süleymaniye Vakfı
Yine de o deveyi ayaklarını keserek öldürdüler, sonra pişman oldular.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra o deveyi kestiler ama yaptıklarına pişman oldular.
Şaban Piriş
Buna rağmen kestiler sonra da pişman oldular.
Tefhim-ul Kuran
«Sonunda onu (yine de) kestiler, ancak pişman oldular.»
Ümit Şimşek
Deveyi kestiler ve pişman oldular.
Yaşar Nuri Öztürk
Onu yere yatırıp kestiler. Sonra da pişman oldular.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar dəvənin diz vətərini kəsdilər, sonra da peşman oldular.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Amma onlar (dəvəni) tutub kəsdilər, sonra da (əzab qorxusu ilə) peşman oldular.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie erschlugen sie, aber dann bereuten sie diese Tat.
Almanca — Der Edle Quran
Aber sie schnitten ihr die Sehnen durch . So wurden sie zu Leuten, die Reue empfinden.
Almanca — M. A. Rassoul
Sie aber schnitten ihr die Sehnen durch; und danach wurden sie reumütig.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann verletzten sie ihre Beine, dann standen sie morgens als Reuige auf.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Nevertheless they defiantly disabled her by cutting her hamstring muscles. (Their outrage on consecrated objects invited their ruin) which led to pining regrets and vain repentances.
Abdul Haleem
But they hamstrung her. In the morning they had cause to regret it:
Abdullah Yusuf Ali
But they ham-strung her: then did they become full of regrets.
Abul A'la Maududi
But they hamstrung her and then regretted it.
Aisha Bewley
But they hamstrung her and woke up full of remorse,
Al-Hilali & Khan
But they killed her, and then they became regretful.
Ali Quli Qarai
But they hamstrung her, whereupon they became regretful.
Amatul Rahman Omar
Notwithstanding (all this warning) they hamstrung her and then they became regretful.
Arthur John Arberry
But they hamstrung her, and in the morning they were remorseful,
Bijan Moeinian
Yet they slaughtered her and became regretful….
E. Henry Palmer
But they hamstrung her, and on the morrow they repented;
Edip-Layth
But they slaughtered her, and they became regretful.
George Sale
But they slew her; and were made to repent of their impiety:
Hamid S. Aziz
"Touch her not with evil, lest there seize you the retribution of an awful day. "
Mahmoud Ghali
Yet they hamstrung her, (and) so they became remorseful.
Marmaduke Pickthall
But they hamstrung her, and then were penitent.
Mohamed Ahmed - Samira
But they hamstrung her; and on the morrow were repentant,
Muhammad Asad
But they cruelly slaughtered her - and then they had cause to regret it:
Mustafa Khattab
But they killed her, becoming regretful.
Progressive Muslims
But they slaughtered her, and they became regretful.
Sahih International
But they hamstrung her and so became regretful.
Sam Gerrans
But they hamstrung her, then they became remorseful,
Shabbir Ahmed
But they killed her and made way for their own humiliation. (The usual rendering here of FAASBAHOO NADIMEEN that they regretted, repented or became penitent seems to be incorrect, since in that case the Most Gracious might have forgiven them).
Syed Vickar Ahamed
But they killed her (by cutting the hamstrings): Then they became full of sorrow.
Taqi Usmani
But they killed her, then they became remorseful,
The Monotheist Group
But they slaughtered her, and they became regretful.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Mais ils la tuèrent. Eh bien, ils eurent à regretter!
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Lê belê wan ew serjêkir û (di piştre) poşman bûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Maar zij sneden haar hielpezen door en kregen er ʹs morgens spijt van.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Maar zij doodden haar en berouwden hunne boosheid.
Hollandaca — Siregar
Toen slachtten zij haar, daarna werden zij berouwvollen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Но они закололи ее и затем (когда явилось к ним наказание) стали сожалеть (об этом).
Rusça — Osmanov
Но они подрезали ей поджилки и потом раскаялись.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Men de slaktade henne på grymmaste sätt, en handling som de fick ångra,