Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı."

قَالَ رَبِّ اِنَّ قَوْمِي كَذَّبُونِ

ḳāle rabbi inne ḳavmī keƶƶebūni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Nuh) dedi
2رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
3اِنَّinneşüphesiz
4قَوْمِيḳavmīق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmim
5كَذَّبُونِkeƶƶebūniك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.beni yalanladı

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbim dedi, gerçekten de kavmim, yalanladı beni.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbim dedi, gerçekten de kavmim, yalanladı beni.

Adem Uğur

Nuh: Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla suçladı.

Ahmed Hulusi

(Nuh) dedi ki: "Rabbim. . . Halkım kesinkes beni yalanladı!"

Ahmet Tekin

Nuh: 'Rabbim, kavmim beni yalancılıkla suçladı.' dedi.

Ahmet Varol

(Nuh) dedi ki: 'Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı.

Ali Bulaç

Dedi ki: "Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı."

Ali Fikri Yavuz

Nûh şöyle dedi: “- Rabbim! Gerçekten kavmim beni tekzib etti.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Efendim! Aslında, toplumum beni yalanladı!"

Bayraktar Bayraklı

- Nuh, "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı, benimle onların arasında sen hüküm ver! Beni ve beraberimdeki inananları kurtar!" dedi.

Bekir Sadak

(117-11) 8 Nuh: «Rabbim! Milletim beni yalanladi. Benimle onlarin arasinda Sen hukum ver. Beni ve beraberimdeki inananlari kurtar» dedi.

Celal Yıldırım

Nûh : «Ey Rabbim !» dedi, «doğrusu milletim beni yalanladı.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Nûh, “Rabbim!” dedi, “Kavmim beni yalancılıkla suçluyor.

Diyanet İşleri

Nuh, şöyle dedi: "Ey Rabbim! Kavmim beni yalanladı."

Diyanet İşleri (eski)

(117-118) Nuh: 'Rabbim! Milletim beni yalanladı. Benimle onların arasında Sen hüküm ver. Beni ve beraberimdeki inananları kurtar' dedi.

Diyanet Vakfi

Nuh: Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla suçladı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Nuh: «Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla itham etti.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Nuh): "Ey Rabbim, anlaşıldı ki, kavmim beni yalanladılar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rab! dedi: anlaşıldı ki kavmim beni tekzib ettiler

Erhan Aktaş

"Rabb'im! Halkım beni yalanladı." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Rabbim! Halkım beni yalanladı." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Rabb'im! Halkım beni yalanladı." dedi.

Fizilal-il Kuran

Bunun üzerine Nuh dedi ki: «Ya Rabbi, soydaşlarım beni yalanladılar.

Gültekin Onan

Dedi ki: "Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı."

Hamdi Döndüren

Nuh, “Ey Rabbim, dedi, kuşkusuz, kavmim beni yalanladı.”

Hasan Basri Çantay

(Nuuh): "Rabbim, dedi, hakıykat kavmim beni tekzib etdi".

Hasib Asutay

(Nuh) dedi: 'Ey Rabbim! Şüphesiz kavmim beni yalanladı.

Hayrat Neşriyat

(Nûh ise şöyle) dedi: 'Rabbim! Şübhesiz ki kavmim beni yalanladılar.'

İbni Kesir

O da dedi ki: Rabbım, doğrusu kavmim beni yalanladı.

Mehmet Okuyan

(Nuh, Rabbine yönelerek) “Rabbim! Kavmim beni yalanladı.

Muhammed Esed

(Bunun üzerine Nuh:) "Ey Rabbim!" dedi, "İşte kavmim beni yalanladı;

Mustafa İslamoğlu

"Rabbim!" dedi, "İşte, sonunda kavmim beni yalanlamış bulunuyor;

Ömer Nasuhi Bilmen

(Nûh aleyhisselâm) Dedi ki: «Ya Rabbi! Şüphe yok ki, kavmim beni tekzîp ettiler.»

Ömer Öngüt

Dedi ki: “Ey Rabbim! Doğrusu kavmim beni yalanladı. ”

Suat Yıldırım

(117-118) Nûh: "Ya Rabbî, dedi, halkım beni yalancı saydı. Artık benimle onlar arasındaki hükmünü Sen ver, beni ve beraberimdeki müminleri Sen halas eyle ya Rabbî!"

Süleyman Ateş

(Nuh): "Rabbim, dedi, kavmim beni yalanladı."

Süleymaniye Vakfı

(Nuh:) "Sahibim! Halkım beni yalancı yerine koyuyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Rabbim, benim halkım beni yalancı yerine koyuyor."

Şaban Piriş

-Rabbim, kavmim beni yalanladı, dedi.

Tefhim-ul Kuran

Dedi ki: «Rabbim, şüphesiz kavmim beni yalanladı.»

Ümit Şimşek

Nuh, 'Rabbim,' dedi. 'Kavmim beni yalanladı.

Yaşar Nuri Öztürk

Nuh şöyle yakardı: "Rabbim, toplumum beni yalanladı."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Nuh dedi: “Ey Rəbbim! Qövmüm məni yalançı hesab etdi.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Nuh) dedi: ″Ey Rəbbim! Həqiqətən, qövmüm məni təkzib etdi.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Da sprach er: ʺO mein Herr! Mein Volk zeiht mich der Lüge.

Almanca — Der Edle Quran

Er sagte: ʺMein Herr, gewiß mein Volk hat mich der Lüge bezichtigt.

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺMein Herr, mein Volk hat mich für einen Lügner gehalten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Er sagte: ʺMein HERR! Meine Leute bezichtigten mich der Lüge,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there Nuh prayed: "My people, O Allah, my Creator, disbelieved me and refused credence to Your message".

Abdul Haleem

He said, ‘My Lord, my people have rejected me,

Abdullah Yusuf Ali

He said: "O my Lord! truly my people have rejected me.

Abul A'la Maududi

He said: "My Lord! My people have branded me a liar.

Aisha Bewley

He said, ‘My Lord, my people have denied me

Al-Hilali & Khan

He said: "My Lord! Verily, my people have belied me.

Ali Quli Qarai

He said, ‘My Lord! Indeed my people have impugned me.

Amatul Rahman Omar

(Noah) said (praying), `My Lord! my people have treated me as a liar,

Arthur John Arberry

He said, 'My Lord, my people have cried me lies,

Bijan Moeinian

Noah then turned to God and said: "Lord, my people, thus, has rejected me. "

E. Henry Palmer

Said he, 'My Lord! verily, my people call me liar;

Edip-Layth

He said, "My Lord, my people have denied me!"

George Sale

He said, O Lord, verily my people take me for a liar:

Hamid S. Aziz

They said, "Verily, if you desist not, O Noah! you shall surely be of those who are stoned!"

Mahmoud Ghali

He said, "Lord! Surely my people have cried me lies,

Marmaduke Pickthall

He said: My Lord! Lo! my own folk deny me.

Mohamed Ahmed - Samira

He prayed: "O Lord, verily my people accuse me of lies.

Muhammad Asad

[Whereupon] he prayed: "O my Sustainer! Behold, my people have given me the lie:

Mustafa Khattab

Noah prayed, "My Lord! My people have truly rejected me.

Progressive Muslims

He said: "My Lord, my people have denied me!"

Sahih International

He said, "My Lord, indeed my people have denied me.

Sam Gerrans

He said: “My Lord: my people have denied me,

Shabbir Ahmed

Thereupon he prayed, "My Lord! Behold, my people are accusing me of lying.

Syed Vickar Ahamed

He said: "O my Lord! Truly my people have rejected me.

Taqi Usmani

He said, "My Lord, my people have rejected me.

The Monotheist Group

He said: "My Lord, my people have denied me!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il dit: ʺO mon Seigneur, mon peuple me traite de menteur.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Nûh got: Xwedayê min! Gelê min, bawerî bi min neanî.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij zei: ʺMijn Heer, mijn volk beticht mij van leugens.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij zeide: O Heer! waarlijk, mijn volk houdt mij voor een leugenaar.

Hollandaca — Siregar

Hij (Nôeh) zei: ʺMijn Heer, voorwaar mijn volk loochent mij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Пророк Нух) сказал: «Господи! Мой народ отверг меня [не поверил мне]!

Rusça — Osmanov

Он воззвал: ʺГосподи! Воистину, мой народ отверг меня.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Då) bad han: ʺHerre! Mitt folk tror inte på mina ord.