"Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası."

اِنَّهَا سَاءَتْ مُسْتَقَرًّا وَمُقَامًا

innehā sā'et musteḳarran ve muḳāmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّهَاinnehāorası
2سَاءَتْsā'etس و اeşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmekne kötü
3مُسْتَقَرًّاmusteḳarranق ر رSerin olmak veya serinlemek, sessiz kalmak, sebatlı olmak, sağlam olmak, ferahlamak, istikrarlı olmak, sağlam olmak, almak tatmin etmek, doğrulamak, kabul etmek, yerleşmek, sürmek. Karar - istikrar, sabit veya güvenli bir yer, emanet yeri, ilerideki yer. Kurratun - serinlik, keyif. Akarra (fiil 4) - onaylamak, dinlendirmek veya kalmaya sebep olmak. İstakarra (fiil 10) - sağlam kalmak. Müstakırrun - sağlam şekilde sabit kalan veya onaylanan, gizlenen, kalıcı olan, kesinlikle gerçekleşen, varlığında/hedefinde/amacında yerleşik olan. Müstakar - sağlam şekilde sabit/yerleşik, geçici ikamet, mesken. Kurratun - serinlik, ferahlık, neşe ve rahatlık kaynağı. Kawarir (karuratun'un çoğulu) - bardaklar, kristaller.bir karargahtır
4وَمُقَامًاve muḳāmenق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhve bir makamdır

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gerçekten de orası, karâr edilecek ne kötü yerdir, durulacak ne kötü yurt.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gerçekten de orası, karâr edilecek ne kötü yerdir, durulacak ne kötü yurt.

Adem Uğur

Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki o yanma durağı ve makamı çok kötüdür!"

Ahmet Tekin

'Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir' diyenlerdir.

Ahmet Varol

'Doğrusu orası çok kötü bir karargah ve çok kötü bir kalış yeridir' (derler).

Ali Bulaç

"Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir."

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu o, ne kötü bir karargâh, ne kötü makamdır!”

Ali Rıza Safa

"Aslında, kötü bir durak yeri ve kötü bir dinlenme yeridir!"

Bayraktar Bayraklı

Gerçekten, orası ne kötü bir yer ve ne kötü bir duraktır!

Bekir Sadak

(65-66) Onlar, «Rabbimiz! Bizden cehennem azabini uzaklastir; dogrusu onun azabi surekli ve acidir. Orasi suphesiz kotu bir yer ve kotu bir duraktir» derler.

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki orası kötü bir karargâh ve fena bir eyleşim yeridir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

O cehennem ne kötü bir yerleşme ve kalma yeridir!”

Diyanet İşleri

"Şüphesiz, ne kötü bir durak ve ne kötü bir konaktır orası."

Diyanet İşleri (eski)

(65-66) Onlar, 'Rabbimiz! Bizden cehennem azabını uzaklaştır; doğrusu onun azabı sürekli ve acıdır. Orası şüphesiz kötü bir yer ve kötü bir duraktır' derler.

Diyanet Vakfi

Orası cidden ne kötü bir yerleşme ve ikamet yeridir!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Orası cidden ne kötü bir uğrak, ne kötü bir konaktır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Gerçekten o ne kötü durulacak bir yer; ne kötü bir ikametgah!" derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Filhakıka o ne kötü makarr, ne kötü makam

Erhan Aktaş

Kuşkusuz o, kötü bir konaklama yeri ve konaktır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kuşkusuz o, kötü bir konaklama yeri ve konaktır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kuşkusuz o, kötü bir konaklama yeri ve konaktır.

Fizilal-il Kuran

Orası ne fena bir konut ve ne fena bir barınaktır.

Gültekin Onan

"Şüphesiz o, ne kötü bir karargah ve ne kötü bir konaklama yeridir."

Hamdi Döndüren

Orası ne kötü bir duraklama, ne kötü bir konaklama yeridir!

Hasan Basri Çantay

"Hakıykat o, ne kötü bir karargah ve ikaametgahdır".

Hasib Asutay

Orası ne kötü bir karargâh ne kötü bir makamdır!

Hayrat Neşriyat

Gerçekten orası ne kötü bir karargâh ve (ne kötü) bir ikametgâhtır!

İbni Kesir

Muhakkak ki o, ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.

Mehmet Okuyan

Orası ne kötü bir konaklama yeridir ve makamdır!”

Muhammed Esed

gerçekten, o ne kötü bir yer, o ne kötü bir durak!"

Mustafa İslamoğlu

Gerçekten de o ne kötü bir ikametgah, ne fena bir makamdır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Filhakika o (cehennem) pek kötü bir karargâh, bir ikametgâhtır.

Ömer Öngüt

“Orası ne kötü bir yer, ne kötü bir konaktır!”

Suat Yıldırım

(65-66) "Ey Ulu Rabbimiz, derler, cehennem azabını bizden uzaklaştır. Zira onun azabı tahammülü zor, ömür tüketen bir derttir. Ne kötü bir varış yeri, ne fena bir yerleşim yeridir orası!"

Süleyman Ateş

"Orası ne kötü bir karargah ve ne kötü bir makamdır!"

Süleymaniye Vakfı

Orası ne kötü yerleşme ve kalma yeridir!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Orası o ne kötü kalma yeri, ne kötü yerleşme yeridir.

Şaban Piriş

Orası ne kötü bir karargah ve konaklama yeridir.

Tefhim-ul Kuran

«Şüphesiz o, ne kötü bir karargâh ve ne kötü bir konaklama yeridir.»

Ümit Şimşek

'Ne kötü bir durak, ne kötü bir konaktır orası!'

Yaşar Nuri Öztürk

Ne kötü bir durak yeridir o, ne kötü bir dinlenme yeri!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Həqiqətən, ora nə pis məskən, necə də pis iqamətgahdır!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Doğrudan da, o, nə pis məskən, nə pis yerdir!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie ist die schlimmste Bleibe und die schlimmste Wohnstätte.

Almanca — Der Edle Quran

gewiß, sie ist böse als Aufenthaltsort und Bleibe.

Almanca — M. A. Rassoul

Sie ist wahrlich schlimm als Ruhestatt und als Aufenthalt.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, sie (Dschahannam) ist schlimm als Niederlassung und als Aufenthaltsort.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

How evil it is for an abode and-how evil it is for a habitation.

Abdul Haleem

It is an evil home, a foul resting place!’

Abdullah Yusuf Ali

"Evil indeed is it as an abode, and as a place to rest in";

Abul A'la Maududi

Verily it is a wretched abode and restingplace."

Aisha Bewley

It is indeed an evil lodging and abode’;

Al-Hilali & Khan

Evil indeed it (Hell) is as an abode and as a place to rest in.

Ali Quli Qarai

Indeed it is an evil abode and place. ’

Amatul Rahman Omar

`It is of course, an evil place to lodge temporarily and an evil abode to remain therein permanently. '

Arthur John Arberry

evil it is as a lodging-place and an abode';

Bijan Moeinian

"What an evil place, what a terrible home. "

E. Henry Palmer

verily, they are evil as an abode and a station. '

Edip-Layth

"It is a miserable abode and dwelling."

George Sale

verily the same is a miserable abode, and a wretched station:

Hamid S. Aziz

And those who say, "Our Lord! Avert from us the doom of hell; verily, its wrath is indeed a grievous affliction.

Mahmoud Ghali

Surely odious it is as a repository and a stationing.

Marmaduke Pickthall

Lo! it is wretched as abode and station;

Mohamed Ahmed - Samira

It is indeed an evil halt and an evil abode;"

Muhammad Asad

verily, how evil an abode and a station!" -;

Mustafa Khattab

It is certainly an evil place to settle and reside."

Progressive Muslims

"It is a miserable abode and dwelling. "

Sahih International

Indeed, it is evil as a settlement and residence. "

Sam Gerrans

Evil is it as a dwelling-place and a residence)

Shabbir Ahmed

Verily, it is a miserable abode and station.

Syed Vickar Ahamed

"Evil indeed, is it as a home, and as a place to rest in;"

Taqi Usmani

Indeed, it is evil as an abode and a place to dwell in

The Monotheist Group

"It is a miserable abode and station."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quels mauvais gîte et lieu de séjour!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman ew der çi pîsecih û çi pîs wargeh e!

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Het is een slechte verblijfplaats en standplaats.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, het is een ellendig verblijf en eene slechte rustplaats.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, она [Геенна] плоха как пребывание и место!»

Rusça — Osmanov

Воистину, ад - мерзкое местопребывание и скверное прибежище!

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Det är) en usel boning och en usel rastplats!ʺ