Furkan Suresi 60. Ayet — Elfaz
Onlara, "Rahman'a secdeye kapanın denildiğinde "Rahman da nedir? Senin bize emrettiğine mi secde edeceğiz?" derler ve bu onların nefretini artırır.
1وَاِذَاve iƶāve ne zaman kiBağlaç+Zaman Zarfı
2قِيلَḳīledenildiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
3لَهُمُlehumuonlaraHarf-i Cer+Zamir
4اسْجُدُواscudūsecde edinEmir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek
5لِلرَّحْمٰنِli r-raHmāniRahman'aHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.
6قَالُواḳālūderlerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
7وَمَاve mānedir?Bağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
8الرَّحْمٰنُۗr-raHmānuRahmanMarife (Belirlilik Takısı)+İsimر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.
9اَنَسْجُدُe nescudusecde eder miyiz hiç?Soru Eki+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek
10لِمَاli māşeyeHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
11تَأْمُرُنَاte'murunāsenin bize emrettiğinMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak
12وَزَادَهُمْve zādehumve onların artırırBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibز ي دarttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla
13نُفُورًاnufūrannefretiniİsimن ف رSavaştan kaçmak, herhangi bir işten çekilmek (savaştan olduğu gibi), yürümek, vahşileşmek, huysuzlaşmak.