Furkan Suresi 39. Ayet — Elfaz
Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.
1وَكُلًّاve kullenhepsineBağlaç+İsimك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetli
2ضَرَبْنَاDerabnāgetirdikMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmak
3لَهُlehuonlaraHarf-i Cer+Zamir
4الْاَمْثَالَl-emṧālemisallerMarife (Belirlilik Takısı)+İsimم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.
5وَكُلًّاve kullenve hepsiniBağlaç+İsimك ل ل1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin, külliyat, külliye, külliyen, külliyet, külliyetli
6تَبَّرْنَاtebbernāhelak ettikMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · Tef'îl Bâbıت ب رKırmak/yıkmak/mahvetmek/yok olmak/kaybetmek/parçalamak/dağılmak, yıkım/mahvoluş.
7تَتْبِيرًاtetbīranhelaklaİsimت ب رKırmak/yıkmak/mahvetmek/yok olmak/kaybetmek/parçalamak/dağılmak, yıkım/mahvoluş.