Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.
وَكُلًّا ضَرَبْنَا لَهُ الْاَمْثَالَ وَكُلًّا تَبَّرْنَا تَتْبِيرًا
ve kullen Derabnā lehu l-emṧāle ve kullen tebbernā tetbīran
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (78 / 78 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Hepsine de örnekler getirdik, hepsini de kırıp geçirdik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Hepsine de örnekler getirdik, hepsini de kırıp geçirdik.
Adem Uğur
Onların her birine (uymaları için) misaller getirdik; (ama öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik.
Ahmed Hulusi
Onların her biri için dersler vermiştik. . . (Sonunda) hepsini kırdık geçirdik.
Ahmet Tekin
Onların her birine, anlamaları, ders ve ibret almaları için dini hakikatlerin, insani ve ahlaki değerlerin zaruretinin delillerini, gerekçelerini sunduk. Öğüt almadıkları için hepsini kırdık, geçirdik.
Ahmet Varol
Her biri için örnekler verdik. (Öğüt almayınca da) hepsini kırıp geçirdik.
Ali Bulaç
Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.
Ali Fikri Yavuz
Bunlardan her birine (kendilerinden öncekilerin helâkine dair) nasihat olarak nice misaller anlattık. Fakat, iman etmediklerinden hepsini tamamen helâk ettik.
Ali Rıza Safa
Tümüne örnekler verdik ve tümünü kırıp geçirdik.
Bayraktar Bayraklı
Bunların her birini bilinen örneklerle uyarıp, hepsini helak ettik.
Bekir Sadak
Her birine misaller vermistik ama, dinlemedikleri icin hepsini kirdik gecirdik.
Celal Yıldırım
Onların herbiri için (doğru yola dönerler diye) misâller verdik ve (sonunda) herbirini yıkıp belirsiz hale getirdik.
Diyanet İşleri
Bunların her birine misaller getirdik, (öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik.
Diyanet İşleri (eski)
Her birine misaller vermiştik ama, dinlemedikleri için hepsini kırdık geçirdik.
Diyanet Vakfi
Onların her birine (uymaları için) misaller getirdik; (ama öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onların herbirine misaller getirdik; (ama ögüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ki onların her birine öğüt olarak örnekler vermiştik; (sonunda) her birini mahv ve perişan ettik de ettik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ki her birine nasıyhat olarak emsal anlatmıştık ve her birini mahv-ü perişan ettik de ettik
Erhan Aktaş
Ve onların hepsini örneklerle uyardık ve hepsini mahvederek helak ettik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ve onların hepsini örneklerle uyardık ve hepsini mahvederek helak ettik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ve onların hepsini örneklerle uyardık ve hepsini mahvederek helak ettik.
Fizilal-il Kuran
Hepsine bir çok uyarıcı örnekler gösterdik. Sonra da hepsini kökten yokettik.
Gültekin Onan
Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.
Hamdi Döndüren
Onların herbirine örnekler anlattık. (Ama öğüt almadıkları için) hepsini kırıp geçirdik!
Hasan Basri Çantay
Biz (onlardan) her birine (geçmişlerden) misaller irad etdik. (Fakat peygamberlerini tekzib etdikleri için) hepsini tam bir helak ile imhaa eyledik.
Hasib Asutay
Onların her birine (uymaları için) misaller getirdik. (Öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik.
Hayrat Neşriyat
Her birine (îkaz edici) misâller getirdik. (Fakat dinlemedikleri için) hepsini tamâmen kırıp geçirdik.
İbni Kesir
Her birine misaller vermiştik. Ama hepsini kırdık geçirdik.
Mehmet Okuyan
Âd, Semûd, Ress halkı ve bunlar arasında daha birçok nesle de örnekler vermiştik; (reddettikleri için) hepsini kırıp geçirmiştik.
Muhammed Esed
oysa, her birine uyarıcı dersler vermiştik; ama (bunlara aldırış etmeyince) hepsini yerle bir ettik.
Mustafa İslamoğlu
Önce her birinin önüne ibretlik örnekler koyduk; sonra hepsini paramparça edip mahvettik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve bütün onların kendileri için misaller irâd ettik ve hepsini de kırdık geçirdik.
Ömer Öngüt
Onların her birine misaller getirdik. (Amma öğüt almadıkları için) hepsini kırdık geçirdik.
Suat Yıldırım
Onların her birine uymaları için geçmişlerden misaller verdik. Ama öğütleri tutmadıkları için hepsini kırıp geçirdik.
Süleyman Ateş
Hepsine de (uyarmak için) misaller (geçmişlerden hikayeler) anlattık. (Öğüt almayıp küfürlerinde ısrar edince biz de) hepsini helak ettik.
Süleymaniye Vakfı
Hepsine de ders alacakları örnekler verdik. (Ama dinlemeyince) hepsini kırıp geçirdik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Hepsine örnek alacakları bu olayları anlatmıştık. Hepsini de kırdık geçirdik.
Şaban Piriş
Bunlardan her birine örnekler göstermiş ve hepsini de baştan başa kırıp geçirmiştik.
Tefhim-ul Kuran
Biz (onlardan) her birine örnekler verdik ve her birini darmadağın edip mahvettik.
Ümit Şimşek
Biz onlardan hepsine misaller getirmiştik. Sonra da hepsini kırıp geçirdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunların her birine türlü türlü örnekler verdik. Ve bunların hepsini perişan edip batırdık.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onların hamısına misallar çəkdik və onların hamısını büsbütün məhv etdik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz onların hər biri üçün cürbəcür məsəllər çəkdik, (amma öyüd-nəsihətlərimizə qulaq asmadıqlarına görə) onları yerli-dibli yox etdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
für alle haben Wir ermahnende Gleichnisse angeführt, die sie verleugneten. Wir haben sie alle vernichtend bestraft.
Almanca — Der Edle Quran
(Ihnen) allen prägten Wir Gleichnisse, und (sie) alle zerstörten Wir vollständig.
Almanca — M. A. Rassoul
Ihnen allen prägten Wir Gleichnisse; und sie alle zerstörten Wir vollständig.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und allen prägten WIR die Gleichnisse. Und alle haben WIR in Stückchen zerstückelt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And to each and all of them did We discourse parables by which moral and spiritual relations are typically set forth. We set examples of typical instances forming a particular case of a principle. We set examples some relative to action and conduct that induce imitation and others to serve as a warning and each and all We reduced in the end to a useless from.
Abdul Haleem
To each of them We gave warnings, and each of them We destroyed completely.
Abdullah Yusuf Ali
To each one We set forth Parables and examples; and each one We broke to utter annihilation (for their sins).
Abul A'la Maududi
We warned each (of them) by examples (of the nations so destroyed in the past), and We totally annihilated each of them.
Aisha Bewley
We gave examples to each one of them and each one of them We utterly wiped out.
Al-Hilali & Khan
And for each (of them) We put forward examples (as proofs and lessons), and each (of them) We brought to utter ruin (because of their disbelief and evil deeds).
Ali Quli Qarai
For each of them We drew examples, and each We destroyed utterly.
Amatul Rahman Omar
And for (the guidance of) each one (of them) We quoted excellent pieces of advice and (when they still persisted in refusal) We ruined each one of them, a complete ruination.
Arthur John Arberry
for each We struck similitudes, and each We ruined utterly.
Bijan Moeinian
For each of them I revealed enough examples and all of them were whipped out completely.
E. Henry Palmer
For each one have we struck out parables, and each one have we ruined with utter ruin.
Edip-Layth
For each We cited the examples, and each We destroyed utterly.
George Sale
Unto each of them did We propound examples for their admonition; and each of them did We destroy with an utter destruction.
Hamid S. Aziz
And (the tribes of) A'ad and Thamud and the people of Ar'Rass, and many generations between them.
Mahmoud Ghali
And for each We struck similitudes, and each We annihilated utterly (Literally: annihilated annihilation).
Marmaduke Pickthall
Each (of them) We warned by examples, and each (of them) We brought to utter ruin.
Mohamed Ahmed - Samira
We administered warnings to each of them, and then destroyed them completely.
Muhammad Asad
and unto each of them did We proffer lessons and each of them did We destroy with utter destruction.
Mustafa Khattab
For each We set forth ˹various˺ lessons, and We ultimately destroyed each.
Progressive Muslims
And for each We cited the examples, and each We destroyed utterly.
Sahih International
And for each We presented examples [as warnings], and each We destroyed with [total] destruction.
Sam Gerrans
And for each We struck similitudes; and each We destroyed utterly.
Shabbir Ahmed
Each of them We had warned with examples, and each of them We brought to total ruin.
Syed Vickar Ahamed
And for each one (of the peoples) We set forth parables and examples; And each one We broke to total ruin (for their sins).
Taqi Usmani
To each (of them) We cited examples, and each of them We brought to utter ruin.
The Monotheist Group
Andfor each one We put forth the examples, and each one We destroyed utterly.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
A tous, cependant, Nous avions fait des paraboles et Nous les avions tous anéantis dʹune façon brutale.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Salomo Keyzer
Aan ieder hunner stelden wij voorbeelden ter zijner vermaning, en ieder hunner verdelgden wij door eene geheele vernietiging.
Hollandaca — Siregar
En voor ieder maakten Wij de gelijkenissen en eik vernietigden Wij met een volledige vernietiging.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И каждому (из тех общин) Мы приводили притчи [разъясняли доводы и доказательства, указывающие на правдивость посланников], (но они не уверовали) и всех Мы погубили полностью.
Rusça — Osmanov
И каждому [из народов] Мы приводили притчи и каждый искоренили без остатка.