Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.

وَاِنْ يَكُنْ لَهُمُ الْحَقُّ يَأْتُوا اِلَيْهِ مُذْعِنِينَ

ve in yekun lehumu l-Haḳḳu ye'tū ileyhi muƶ'ǐnīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve inve eğer
2يَكُنْyekunك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolursa
3لَهُمُlehumukendi lehlerine
4الْحَقُّl-Haḳḳuح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhüküm
5يَأْتُواye'tūا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekgelirler
6اِلَيْهِileyhiona
7مُذْعِنِينَmuƶ'ǐnīneذ ع نİtaat etmek/boyun eğmek/kabul etmek, alçakgönüllü/düşük, gecikmeden ve isteyerek itaat eden kişi.ita'at ederek

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Fakat hak kendilerindeyse ona koşa koşa gelirler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Fakat hak kendilerindeyse ona koşa koşa gelirler.

Adem Uğur

Ama, eğer (Allah ve Resûlünün hükmettiği) hak kendi lehlerine ise, ona boyun eğip gelirler.

Ahmed Hulusi

Eğer gerçek kendi lehlerine ise, sürat ve itaat ile ona gelirler!

Ahmet Tekin

Eğer lehlerine olabilecek uygulamalara, hak ve menfaate davet edilmişlerse boyun eğip koşarak gelirler.

Ahmet Varol

Eğer haklı kendileri olursa hemen boyun eğerek gelirler.

Ali Bulaç

Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler.

Ali Fikri Yavuz

Eğer hak kendilerinin olursa, koşarak Peygambere gelirler.

Ali Rıza Safa

Ama gerçek kendilerinden yana olursa, boyun eğerek Ona gelirler.

Bayraktar Bayraklı

Ama, haklı çıkacaklarını bilirlerse, başlarını eğerek gelirler.

Bekir Sadak

Ama hak kendilerinden tarafa ise, itaatla kosa kosa gelirler.

Celal Yıldırım

Eğer hakk kendilerinden yana ise, başeğerek koşa koşa gelirler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Haklı çıkacaklarını bilirlerse koşarak ona geliyorlar.

Diyanet İşleri

Ama gerçek (verilen hüküm) kendi lehlerinde ise, boyun eğerek ona gelirler.

Diyanet İşleri (eski)

Ama hak kendilerinden tarafa ise, itaatle koşa koşa gelirler.

Diyanet Vakfi

Ama, eğer (Allah ve Resûlünün hükmettiği) hak kendi lehlerine ise, ona boyun eğip gelirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ama, eğer (Allah ve Resulünün hükmettiği) hak kendi lehlerine ise, ona, gönülden bağlı olarak saygı ile gelirler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer hak kendilerinden yana ise, baş eğerek ona gelirler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve eğer hak kendilerinin olur ise münkad olarak ona gelirler

Erhan Aktaş

Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ama verilen hüküm lehlerine olursa seve seve kabul ederler.

Fizilal-il Kuran

Eğer davanın haklı tarafı iseler, Peygamber'e tam bir teslimiyetle koşa koşa gelirler.

Gültekin Onan

Eğer hak lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler.

Hamdi Döndüren

Ama eğer (Allah ve elçisinin verdiği) hüküm, kendi yararlarına olursa, ona hemen boyun eğip gelirler!

Hasan Basri Çantay

Eğer hak kendilerinin lehinde ise itaatle koşa koşa ona gelirler.

Hasib Asutay

Eğer hak kendi lehlerine ise, ona boyun eğerek gelirler.

Hayrat Neşriyat

Eğer hak, (Allah resûlünün verdiği hüküm,) kendi lehlerine olursa, ona itâat eden kimseler olarak (koşa koşa) gelirler.

İbni Kesir

Eğer hak, kendilerinden tarafa ise; boyunlarını bükerek gelirler.

Mehmet Okuyan

Gerçek kendi lehlerine ise ona boyun eğip gelirler.

Muhammed Esed

ama (bu yüz çevirenler) bir de hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, hemen boyun eğerek kabul ederler!

Mustafa İslamoğlu

fakat eğer kendileri haklı çıkacak olursa, teslim olmuş bir edayla koşa koşa gelirler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve eğer hak kendilerinin lehine ise ona inkiyâd ederek geliverirler.

Ömer Öngüt

Eğer hak kendilerinin lehinde ise, ona gönülden bağlı olarak koşa koşa gelirler.

Suat Yıldırım

Ama hüküm kendilerinden yana gözükmeye görsün, tam bir itaat içinde koşa koşa gelirler.

Süleyman Ateş

Eğer hüküm kendi lehlerine olursa ita'at ederek, gelirler.

Süleymaniye Vakfı

Ama hak kendilerinden yana olursa koşa koşa gelirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Eğer haklı konumda olsalar, koşa koşa gelirler.

Şaban Piriş

Ama hak kendilerinden yana olursa, hemen boyun eğip gelirler.

Tefhim-ul Kuran

Eğer hak onların lehlerinde ise, ona boyun eğerek gelirler.

Ümit Şimşek

Hak kendilerinden tarafa olduğu zaman ise verilecek hükme razı olarak gelirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer gerçek, kendi lehlerine olursa boyun bükerek ona gelirler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar haqlı olsaydılar, itaət edib onun yanına gələrdilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Əgər haqq onların tərəfində olsa, itaət edib (tez) onun yanına gələrlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie aber erwarten, daß ihnen das Recht zuerkannt wird, kommen sie unterwürfig zum Gesandten.

Almanca — Der Edle Quran

Wenn aber das Recht auf ihrer Seite ist, dann kommen sie zu ihm, bereit, sich zu unterwerfen.

Almanca — M. A. Rassoul

Doch wenn das Recht auf ihrer Seite ist, dann kommen sie zu ihm in aller Unterwürfigkeit gelaufen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn sie das Recht auf ihrer Seite haben, kommen sie zu ihm sich fügend.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

But when they know they are in the right and they shall justly win the case they do willingly submit.

Abdul Haleem

If they were claiming their right, they would come willingly [to the Prophet].

Abdullah Yusuf Ali

But if the right is on their side, they come to him with all submission.

Abul A'la Maududi

However if the right is on their side they come to him (professing) their submissiveness.

Aisha Bewley

But if right is on their side, they come to him most submissively!

Al-Hilali & Khan

But if the truth is on their side, they come to him willingly with submission.

Ali Quli Qarai

But if justice be on their side, they come compliantly to him.

Amatul Rahman Omar

But if (they consider that) the right is on their side they come to him running showing submission.

Arthur John Arberry

but if they are in the right, they will come to him submissively.

Bijan Moeinian

However, if the judgment is in their favor, they will happily accept it!

E. Henry Palmer

But had the right been on their side they would have come to him submissively enough.

Edip-Layth

However, if the judgment is in their favor, they come to it willingly with submission/peace!

George Sale

But if the right had been on their side, they would have come and submitted themselves unto Him.

Hamid S. Aziz

And when they appeal to Allah and His Messenger to judge between them, lo! A section of them is averse.

Mahmoud Ghali

And in case they truly (have a case), (Literally: they are in the right) they will come up to it compliant.

Marmaduke Pickthall

But if right had been with them they would have come unto him willingly.

Mohamed Ahmed - Samira

Had right been on their side they would have come to him submissively.

Muhammad Asad

but if the truth happens to be to their liking, they are quite willing to accept it!

Mustafa Khattab

But if the truth is in their favour, they come to him, fully submitting.

Progressive Muslims

However, if the judgment is in their favour, they come to it willingly with submission!

Sahih International

But if the right is theirs, they come to him in prompt obedience.

Sam Gerrans

But if the truth be theirs, they come to him in willing submission.

Shabbir Ahmed

However, if the truth is on their side, they come to him in full submission.

Syed Vickar Ahamed

But if the right is on their side, they (would) come to him (the Prophet) with all the submission (to listen and accept).

Taqi Usmani

And if the right is theirs, they would come to him as (if they are) submissive ones.

The Monotheist Group

But, if the judgment is in their favor, they come to him readily!

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais sʹils ont le droit en leur faveur, ils viennent à lui, soumis.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê eger ew (hukimdayîna Pêxember) heq bide wan, ew ji dil û can tên ber (hukmê) wî û bi gotina wî dikin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar indien het recht aan hunne zijde ware, zouden zij gekomen zijn en zich aan hem hebben onderworpen.

Hollandaca — Siregar

Maar indien het recht aan hun kant is, begeven zij zich nederig naar hem.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А если истина на их стороне [в пользу лицемеров], то они приходят к нему [к Пророку] с покорностью [подчиняясь его решению].

Rusça — Osmanov

Если бы правда была на их стороне, то они пришли бы [к Посланнику] смиренно.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men om rätt och sanning skulle vara på deras sida, inställer de sig villigt.