Mü'minun Suresi 91. Ayet — Elfaz
(91-92) Allah, hiçbir çocuk edinmemiştir. O'nunla birlikte başka hiçbir ilah yoktur. Öyle olsaydı, her ilah kendi yarattığını alır götürür ve mutlaka birbirlerine üstün gelmeye çalışırlardı. Gaybı da, görülen alemi de bilen Allah, onların yakıştırdığı nitelemelerden uzaktır. Onların koştukları ortaklardan çok yücedir.
1مَاmāHarf-i Nefi
2اتَّخَذَtteḣaƶeedinmemiştirMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek
3اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
4مِنْminhiçbirHarf-i Cer
6وَمَاve māveBağlaç+Harf-i Nefi
7كَانَkāneyokturMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
8مَعَهُmeǎhuO'nunla beraberMekan Zarfı+Zamir
9مِنْminhiçbirHarf-i Cer
11اِذًاiƶenöyle olsaydıMüfacee (Sürpriz) Edatı
12لَذَهَبَle ƶehebegötürürdüLam-ı Te'kid+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibذ ه بgitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermek
15بِمَاbimāHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
16خَلَقَḣaleḳakendi yarattığınıMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.
17وَلَعَلَاve le ǎlāve üstün gelmeğe çalışırdıBağlaç+Lam-ı Te'kid+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmak
19عَلٰىǎlāüzerineHarf-i Cer
22اللّٰهِ(a)llahiAllahLafza-i Celal
23عَمَّاǎmmā-ndanHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
24يَصِفُونَyeSifūneonların tanımlamaları-Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibو ص فBir şeyi iyi veya kötü olarak tanımlamak, bir şeyi gerçek olarak ileri sürmek, başarmak, atfetmek, belirtmek.