Mü'minun Suresi 30. Ayet — Elfaz
Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.
1اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
2فِيfīvardırHarf-i Cer
3ذٰلِكَƶālikebundaİşaret Zamiri
4لَاٰيَاتٍle āyātinnice ibretlerLam-ı Te'kid+İsimا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.
5وَاِنْve ingerçiBağlaç+Kesinlik Edatı
6كُنَّاkunnābizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
7لَمُبْتَلِينَle mubtelīne(onları) sınıyordukLam-ı Te'kid+İsimب ل وDenemek, test etmek, sınamak, imtihan etmek