Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.
اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ وَاِنْ كُنَّا لَمُبْتَلِينَ
inne fī ƶālike le āyātin ve in kunnā le mubtelīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şüphe yok ki bundan deliller var elbet ve şüphesiz ki biz, insanları deneriz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şüphe yok ki bundan deliller var elbet ve şüphesiz ki biz, insanları deneriz.
Adem Uğur
Şüphesiz bunda (Nuh ve kavminin başından geçenlerde) birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz (kullarımızı böyle) deneriz.
Ahmed Hulusi
Muhakkak ki bunda işaretler vardır. . . Biz elbette sınarız (ki kişi kendi kapasitesini görsün).
Ahmet Tekin
Bu Nuh kıssasında birçok ibretler, öğütler, Allahın sınırsız kudretini gösteren deliller vardır. İtaatkâr olanlarla âsi olanların ortaya çıkması için biz kullarımızı böyle deneriz.
Ahmet Varol
Şüphesiz bunda âyetler vardır ve biz muhakkak denemeden geçiririz.
Ali Bulaç
Hiç şüphesiz bunda ayetler vardır ve biz gerçekten denemeden geçiririz.
Ali Fikri Yavuz
Şüphesiz bunda (Nûh kıssasında) ibret alıncak çok alâmetler var. Doğrusu biz (bu şekilde insanları) imtihana çekenleriz.
Ali Rıza Safa
Aslında, işte bunda, kesinlikle bir gösterge vardır. Çünkü Biz, kesinlikle Sınayanız.
Bayraktar Bayraklı
Şüphesiz bu olguda dersler vardır. Biz, kesinlikle denemekteyiz.
Bekir Sadak
Dogrusu bunlarda dersler vardir. Biz suphesiz insanlari denemekteyiz.
Celal Yıldırım
Şüphesiz ki (bu önemli ve ibretli olayda) birçok öğütler ve dersler vardır. Doğrusu biz hep (böyle) sınava çekeriz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Kuşkusuz bu anlatılanlarda ibretler vardır; muhakkak ki biz bunlarla insanları sınarız.
Diyanet İşleri
Şüphesiz bu olayda ibretler vardır. Biz gerçekten (kullarımızı) imtihan ederiz.
Diyanet İşleri (eski)
Doğrusu bunlarda dersler vardır. Biz şüphesiz insanları denemekteyiz.
Diyanet Vakfi
Şüphesiz bunda (Nuh ve kavminin başından geçenlerde) birtakım ibretler vardır. Hakikaten biz (kullarımızı böyle) deneriz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şüphesiz bunda sizin için birtakım ibretler vardır. Çünkü biz, kullarımızı böyle denemişizdir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte bunda birçok ibretler vardır ve gerçekten Biz, pek sınavcıyızdır.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte bunda çok ayetler vardır ve hakıkat biz pek imtihancıyızdır
Erhan Aktaş
Bunda kesinlikle ayetler vardır. Ve Biz kesinlikle sınayanlarız.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bunda kesinlikle ayetler vardır. Ve Biz kesinlikle sınayanlarız.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bunda kesinlikle ayetler vardır. Ve Biz kesinlikle sınayanlarız.
Fizilal-il Kuran
Bu olayda alınacak birçok dersler vardır. Biz Nuh'u ve soydaşlarını bu yolla sınavdan geçirmiş olduk.
Gültekin Onan
Hiç şüphesiz bunda ayetler vardır ve biz gerçekten denemeden geçiririz.
Hamdi Döndüren
Gerçi biz onları sınıyorduk ama bunda nice ibretler vardır!
Hasan Basri Çantay
Şübhe yok ki bunda nice ibretler vardır. Biz elbette (insanları) imtihaana çekenleriz.
Hasib Asutay
Şüphesiz bunda (Nuh'un kıssasında) nice ibretler vardır. Gerçekten biz, (insanları) denemekteyiz.
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki bunda, gerçekten ibretler vardır ve doğrusu (biz, onları) elbette imtihân edicileriz.
İbni Kesir
Şüphesiz ki bunda ayetler vardır. Biz, elbette deneyenleriz.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki bunda çeşitli dersler vardır. Doğrusu biz (kullarımızı böyle) deneriz.
Muhammed Esed
Bu (kıssa)da, muhakkak ki, (düşünen insanlar için çıkarılacak) dersler vardır; ve şüphesiz, Biz (insanı) sınavdan geçirmekteyiz.
Mustafa İslamoğlu
Elbet bunda, (akleden kimseler için) işaretler vardır; ve elbet Biz (öncekileri) de sınavdan geçirmişizdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
Şüphe yok ki, bunda elbette bir nice ibretler vardır ve hakikaten Biz elbette pek imtihan edicileriz.
Ömer Öngüt
Şüphesiz ki bunda âyetler (ibretler) vardır. Çünkü biz, insanları imtihan etmekteyiz.
Suat Yıldırım
Bunda elbette alınacak çok ibretler var. Gerçekten Biz insanları imtihan etmekteyiz.
Süleyman Ateş
Gerçi biz, (onları) sınıyorduk ama, bu olayda (sizler için de) nice ibretler vardır.
Süleymaniye Vakfı
Bu olayda, kesinlikle ayetler /dersler vardır. Biz (kullarımızı) gerçekten yıpratıcı bir imtihandan geçiririz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bu olayın içinde belgeler vardır. Yaptığımız sadece ağır bir imtihandan geçirmektir.
Şaban Piriş
Şüphesiz bunda ayetler/belgeler vardır ve elbette biz imtihan ediyoruz.
Tefhim-ul Kuran
Hiç şüphesiz bunda ayetler vardır ve biz gerçekten denemeden geçiririz.
Ümit Şimşek
İşte bunda nice âyetler vardır. Biz böylece kullarımızı imtihan etmekteyiz.
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onları imtihan ediyor idiysek de bunda elbette ibretler vardır!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şübhəsiz ki, bunda ibrətlər vardır. Həqiqətən, Biz qullarımızı beləcə sınağa çəkirik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Şübhəsiz ki, bunda (insanlar üçün) ibrətlər vardır. Həqiqətən, Biz (bəla, müsibət göndərməklə bəndələrimizi) imtahana çəkirik!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Darin liegen Zeichen. Und Wir haben sie einer Prüfung unterzogen.
Almanca — Der Edle Quran
Darin sind wahrlich Zeichen. Wir haben (sie damit) fürwahr geprüft.
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, hierin liegen Zeichen, und Wir stellen (euch) nur auf die Probe.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, darin gibt sind zweifelsohne Ayat, und WIR waren doch Prüfende!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
These are tokens signalizing Allah's Omnipotence and Authority and We have always been testing people for their true belief and inclination.
Abdul Haleem
There are signs in all this: We have always put [people] to the test.
Abdullah Yusuf Ali
Verily in this there are Signs (for men to understand); (thus) do We try (men).
Abul A'la Maududi
There are great Signs in this story; and surely We do put people to test.
Aisha Bewley
There are Signs in that. We are always putting people to the test.
Al-Hilali & Khan
Verily, in this [what We did as regards drowning of the people of Nûh (Noah)], there are indeed Ayât (proofs, evidence, lessons, signs, etc. for men to understand), for sure We are ever putting (men) to the test.
Ali Quli Qarai
There are indeed signs in this; and indeed We have been testing.
Amatul Rahman Omar
Verily, this (account of Noah) is full of (many) signs. Surely, thus do We reveal the hidden truth (about the people and We did try the people of Noah).
Arthur John Arberry
Surely in that are signs, and surely We put to the test.
Bijan Moeinian
This (drowning of the wicked people) should serve you as an example. I always put people to the test (and Noah’s people are not the last ones as claimed in the existing Bible. See Genesis 9:11.)
E. Henry Palmer
Verily, in that is a sign, and, verily, we were trying them.
Edip-Layth
In this are signs, and We will always test.
George Sale
Verily herein were signs of our omnipotence; and We proved mankind thereby.
Hamid S. Aziz
"And say, 'My Lord! Cause me to land on a blessed landing place, for you are the best of all who bring to land. '"
Mahmoud Ghali
Surely in that are indeed signs, and decidedly We are (always) indeed trying (mankind).
Marmaduke Pickthall
Lo! herein verily are portents, for lo! We are ever putting (mankind) to the test.
Mohamed Ahmed - Samira
There were surely signs in this; We will surely put you to the test.
Muhammad Asad
In this [story], behold, there are messages indeed [for those who think]: for, verily, We always put [man] to a test.
Mustafa Khattab
Surely in this are lessons.[1] And We ˹always˺ put ˹people˺ to the test.
Progressive Muslims
In this are signs, and We will always test.
Sahih International
Indeed in that are signs, and indeed, We are ever testing [Our servants].
Sam Gerrans
In that are proofs; and We are testing.
Shabbir Ahmed
Behold, herein are Messages indeed, for Our Law keeps testing nations (for viability).
Syed Vickar Ahamed
Surely, in this, there are Signs (from Us for men to understand: And so) do We try (them).
Taqi Usmani
Surely, there are signs in it, and We do always test (people).
The Monotheist Group
In this are signs, and We will always test.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Voilà bien là des signes. Nous sommes certes Celui qui éprouve.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman di vê de (ji bo we) nişan hene û bêguman Me ew pê ceribandin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Daarin zijn zeker tekenen en Wij hebben
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarlijk, hierin lagen teekens onzer almacht, en wij beproefden de menschen daardoor.
Hollandaca — Siregar
Voorwar, daarin zijn zeker Tekenen en Wij hebben hen zeker beproefd.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, в этом [в этом рассказе] – знамения (о могуществе Аллаха, о Его мудрости, о необходимости веры в Него и поклонения только Ему одному), и, действительно, Мы испытываем (Наших рабов, посылая к ним пророков, чтобы проявился верующий и неверующий)!
Rusça — Osmanov
Воистину, в этом [повествовании] заключены знамения, Мы же только испытывали [народ Нуха].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
I detta ligger helt visst budskap (till de klarsynta); Vi sätter (ständigt människorna) på prov.