Mü'minun Suresi 108. Ayet — Elfaz
Allah, "Aşağılık içinde kalın orada, artık benimle konuşmayın!" der.
1قَالَḳālebuyurdu kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اخْسَؤُ۫اḣseūsininEmir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabخ س اKöpeği kovmak, gözün kamaşması/şaşırması ve sönük olması (görme hakkında söylenir), kovulmak/itilmek, bir diğerine taş atmak.
3فِيهَاfīhāoradaHarf-i Cer+Zamir
4وَلَاve lāveBağlaç+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
5تُكَلِّمُونِtukellimūnibana bir şey söylemeyinMuzari Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · Tef'îl Bâbıك ل مKonuşmak, ifade etmek.