Enbiya Suresi 55. Ayet — Elfaz
"Bize gerçeği mi getirdin, yoksa sen bizimle eğleniyor musun?" dediler.
1قَالُواḳālūdediler kiMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اَجِئْتَنَاe ci'tenābize getirdin mi?Soru Eki+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
3بِالْحَقِّbi l-HaḳḳigerçeğiHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmek
4اَمْemyoksaBağlaç
5اَنْتَentesenZamir
6مِنَmineHarf-i Cer
7اللَّاعِبِينَl-lāǐbīneşaka mı yapıyorsun?Marife (Belirlilik Takısı)+İsimل ع بOyalanmak, eğlenmek, vakit geçirmek, şakalaşmak, boş zaman geçirmek, amaçsızca oyun oynamak, saçmalamak, aptalca davranmak