"Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik" dediler.
قَالُوا يَاوَيْلَنَا اِنَّا كُنَّا ظَالِمِينَ
ḳālū yā veylenā innā kunnā Zālimīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Yazıklar olsun bize derler, gerçekten de zulmetmiştik biz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Yazıklar olsun bize derler, gerçekten de zulmetmiştik biz.
Adem Uğur
Vay başımıza gelenlere! dediler; gerçekten biz zalim insanlarmışız.
Ahmed Hulusi
Dediler ki: "Yazıklar olsun bize! Gerçekte zulmedenlerden olmuşuz!"
Ahmet Tekin
'Vay başımıza gelenlere! Gerçekten biz inkâr ile isyan ile baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlim kimselermişiz.' dediler.
Ahmet Varol
'Yazık bize! Gerçekten biz zalimlermişiz' dediler.
Ali Bulaç
"Yazıklar bize" dediler. "Gerçekten biz, zalimmişiz."
Ali Fikri Yavuz
(Onlar kurtuluştan ümid keserek): “- Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik.” dediler.
Ali Rıza Safa
"Vay başımıza gelene! Demek ki, gerçekten haksızlık yapmışız!" dediler.
Bayraktar Bayraklı
"Vay başımıza gelenlere!" dediler. "Gerçekten biz zalim insanlarmışız."
Bekir Sadak
«Vay basimiza gelenlere! Dogrusu biz haksizlik yapmis kimseleriz» dediler.
Celal Yıldırım
(Kaçmakla kurtulamıyacaklarını anlayınca), vay yazık oldu bize! Doğrusu biz zâlimler idik, dediler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Vay başımıza gelenlere! Gerçekten biz zalim insanlarmışız!” derler.
Diyanet İşleri
"Eyvah bizlere! Bizler gerçekten zalim kimseler idik" dediler.
Diyanet İşleri (eski)
'Vay başımıza gelenlere! Doğrusu biz haksızlık yapmış kimseleriz' dediler.
Diyanet Vakfi
«Vay başımıza gelenlere! dediler; gerçekten biz zalim insanlarmışız.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onlar da: «Vay bizlere! Biz gerçekten zalimler idik» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
(Onlar da): "Vay bizlere! Gerçekten bizler zalim insanlardık!" dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Vay bizlere: bizler cidden zalimler idik dediler
Erhan Aktaş
"Yazıklar olsun bize! Biz zalimlermişiz." dediler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Yazıklar olsun bize! Biz zalimlermişiz." dediler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Yazıklar olsun bize! Biz zalimlermişiz." dediler.
Fizilal-il Kuran
Eyvahlar olsun! Biz gerçekten kendimize zulmetmişiz dediler.
Gültekin Onan
"Yazıklar bize" dediler. "Gerçekten biz, zalimmişiz."
Hamdi Döndüren
Onlar dediler ki: “Eyvah olsun bize! Gerçekten biz, kendimize yazık edenlerdenmişiz!”
Hasan Basri Çantay
Dediler: "Ne yazık bize! Biz hakıykaten zaalimler idik".
Hasib Asutay
(Onlar da) 'Eyvah bize! Gerçekten biz zalimler idik' dediler. (4) (4. Bu konuşmalar, başlarına azap inen kavmin psikolojik durumunu ve Allah'ın onlar hakkındaki gazabını sembolize eden ve durumu canlandıran anlatımlardır.)
Hayrat Neşriyat
(Onlar:) 'Eyvah başımıza gelenlere! Gerçekten biz zâlim kimselermişiz!' dediler.
İbni Kesir
Dediler ki: Vay başımıza gelenlere; doğrusu biz, zalimler idik.
Mehmet Okuyan
(Onlar:) “Ah, eyvah bize! Şüphesiz ki biz zalimlermişiz!” demişlerdi.
Muhammed Esed
Ve yalnızca: "Vah bize!" diye yanıp yakınırlardı, "Doğrusu, gerçekten zalim kimselerdik biz!"
Mustafa İslamoğlu
Onlar "Vah bize!" diyecekler; "Şu kesin ki, bizler hep zulümde ısrar ettik!"
Ömer Nasuhi Bilmen
Dediler ki: «Vay halimize! Muhakkak ki, biz zalimler olmuş idik.»
Ömer Öngüt
Dediler ki: “Vay başımıza gelenlere! Biz gerçekten zâlimlermişiz. ”
Suat Yıldırım
"Eyvah! dediler, gerçekten biz zalim kimselermişiz! (Eyvah! Eyvah!)"
Süleyman Ateş
"Eyvah bize, dediler, gerçekten biz zalimlermişiz!"
Süleymaniye Vakfı
Şöyle dediler: "Vay halimize! Biz gerçekten yanlış yapan kişilerdik!"
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
"Eyvah, çekeceğimiz var. Çünkü yanlış yaptık" dediler.
Şaban Piriş
-Eyvah bize, dediler. Biz haksızlık etmiştik.
Tefhim-ul Kuran
«Yazıklar bize» dediler. «Gerçekten biz, zalimmişiz.»
Ümit Şimşek
'Eyvah!' dediler. 'Biz gerçekten kendimize yazık etmişiz.'
Yaşar Nuri Öztürk
Dediler: "Eyvah bize! Biz gerçekten zalimlermişiz."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Onlar: “Vay halımıza! Biz, doğrudan da zalım olmuşuq”– deyirdilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onlar (nicat tapmaqdan ümidlərini üzüncə): ″Vay halımıza! Biz, həqiqətən, zalım olmuşuq (Rəbbimizə küfr etməklə özümüz özümüzə zülm etmişik)″, - dedilər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Sie sprachen: ʺWehe uns! Wir waren Frevler.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
Sie sagten: ʺO Wehe uns! Wir pflegten ja Unrecht zu tun.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Sie sagten : ʺ O wehe uns, wir waren wahrlich Frevler!ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Sie sagten: ʺUnser Untergang! Wir waren doch Unrecht-Begehende.ʺ
English (26)
Abdel Khalek Himmat
There and then they exclaimed, thus: Woe betide us, we were indeed wrongful of actions.
Abdul Haleem
They said, ‘Woe to us! We were wrong!’
Abdullah Yusuf Ali
They said: "Ah! woe to us! We were indeed wrong-doers!"
Abul A'la Maududi
They said: "Woe to us; surely we were wrong-doers."
Aisha Bewley
They said, ‘Alas for us! We were indeed wrongdoers!’
Al-Hilali & Khan
They cried: "Woe to us! Certainly we have been Zâlimûn (polytheists, wrong-doers and disbelievers in the Oneness of Allâh)."
Ali Quli Qarai
They said, ‘Woe to us! We have indeed been wrongdoers!’
Amatul Rahman Omar
They said, `Woe to us! we were indeed wrong-doers. '
Arthur John Arberry
They said, 'Alas for us! We have been evildoers. '
Bijan Moeinian
Their response was: "Pity on us; we bear witness that we were unjust (to our own souls as well as to other people. )"
E. Henry Palmer
Said they, 'O woe is us! verily, we were wrong-doers. '
Edip-Layth
They said, "Woe to us, we have been wicked!"
George Sale
They answered, alas for us! Verily we have been unjust.
Hamid S. Aziz
"Flee not away, but return to what you delighted in, and to your dwellings, that you may be questioned. "
Mahmoud Ghali
They said, "O woe to us! Surely we have been unjust. "
Marmaduke Pickthall
They cried: Alas for us! we were wrong-doers.
Mohamed Ahmed - Samira
"Woe, alas," they said, "we were really sinful. "
Muhammad Asad
And they could only cry: "Oh, woe unto us! Verily, we were wrongdoers!"
Mustafa Khattab
They cried, "Woe to us! We have surely been wrongdoers."
Progressive Muslims
They said: "Woe to us, we have been wicked!"
Sahih International
They said, "O woe to us! Indeed, we were wrongdoers. "
Sam Gerrans
They said: “Woe is us! We were wrongdoers.”
Shabbir Ahmed
They said, "Ah! Woe to us! We did indeed wrong others and ourselves. "
Syed Vickar Ahamed
They said: "Oh! Woe unto us! (Misery to us)! Truly, we were wrongdoers!"
Taqi Usmani
They said, "Alas for us! We were wrongdoers indeed."
The Monotheist Group
They said: "Woe to us, we have been wicked!"
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Wan) Gotin: Wax ji ya ku hatiye serê me! Bi rastî jî em mirovinên sitemkar bûn.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij zeiden: ʺWee ons, wij hebben echt onrecht gepleegd.ʺ
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zij antwoordden: Helaas! waarlijk, wij waren onrechtvaardig.
Hollandaca — Siregar
Zij zeiden: ʺWee ons: voorwaar, wij waren onrechtvaardigen!ʺ
Rusça (1)
Rusça — Ebu Adel
(Они признали свое злодеяние и) сказали: «О, горе [погибель] нам, поистине, мы были причинившими зло (самим себе) (своим неверием)!»
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
(Då) jämrade de sig: ʺVi har dragit olycka över oss genom att begå all den orätt som vi begick!ʺ