"Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir."

اِنَّهُ يَعْلَمُ الْجَهْرَ مِنَ الْقَوْلِ وَيَعْلَمُ مَا تَكْتُمُونَ

innehu yeǎ'lemu l-cehra mine l-ḳavli ve yeǎ'lemu mā tektumūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّهُinnehuşüphesiz O
2يَعْلَمُyeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilir
3الْجَهْرَl-cehraج ه رBelirgin olmak/açık olmak/görünür olmak/halka açık olmak/yüksek sesli olmak/keşfedilmek, büyük/hacimli olmak, hoşa giden/iyi görünümlü olmak, neredeyse/tamamen temizlemek, üstün gelmeye/geçmeye çalışmakaçığını
4مِنَmine
5الْقَوْلِl-ḳavliق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelesözün
6وَيَعْلَمُve yeǎ'lemuع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameve bilir
7مَاne
8تَكْتُمُونَtektumūneك ت مSaklamak, gizlemek (örn. sır), kontrol altında tutmak (öfke), saklanmak, geri tutmak (kanıt), tutmakgizliyorsanız

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki o, açık konuşulan sözü de bilir, gizlediğiniz sözü de.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki o, açık konuşulan sözü de bilir, gizlediğiniz sözü de.

Adem Uğur

Şüphesiz Allah sözün açığını da bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.

Ahmed Hulusi

"Muhakkak ki O, düşüncelerinizden açığa vurduğunuzu da gizlemekte olduğunuzu da bilir. "

Ahmet Tekin

'Allah açığa vurduğunuz sözlerinizi ve fiillerinizi bilir, gizlediklerinizi de bilir.'

Ahmet Varol

Şüphesiz O, sözün açıktan söylenenini de bilir, gizlediklerinizi de bilir.

Ali Bulaç

"Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."

Ali Fikri Yavuz

Şüphe yok ki Allah, söylenen sözden açığa vurulanı da bilir, gizliliklerinizi de bilir.

Ali Rıza Safa

"Kuşkusuz, O, açıkça söylenen sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir!"

Bayraktar Bayraklı

Şüphesiz O, sözün açığını da bilir; gizlediklerinizi de bilir.

Bekir Sadak

«Dogrusu O, aciga vurulan sozu de bilir, gizlediklerinizi de bilir.»

Celal Yıldırım

Şüphesiz ki O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Şüphesiz Allah sözün açıkça söylenenini de bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.

Diyanet İşleri

"Şüphesiz, Allah sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediğinizi de bilir."

Diyanet İşleri (eski)

'Doğrusu O, açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.'

Diyanet Vakfi

Şüphesiz Allah sözün açığını da bilir, gizli tuttuklarınızı da bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Şüphesiz Allah açığa vurulan sözü de bilir, gizlediklerinizi de bilir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şüphesiz ki O, söylenenin açığa vurulanını da bilir gizlediğinizi de bilir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şübhe yok ki o, söylenenden, açığa vurulanı da bilir gizlediğinizi de bilir

Erhan Aktaş

"O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O, açıkça söylenen sözleri de bilir, gizlediklerinizi de bilir.

Fizilal-il Kuran

Hiç kuşkusuz Allah, açıkça söylediğiniz sözleri bildiği gibi içinizde sakladığınız duyguları da bilir.

Gültekin Onan

"Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."

Hamdi Döndüren

“Kuşkusuz, Allah, sözün açığını da bilir, gizlemekte olduklarınızı da bilir.”

Hasan Basri Çantay

"Hiç şübhesiz ki sözün açığını da O biliyor, gizlemekde olduğunuzu da O biliyor".

Hasib Asutay

Şüphesiz O, sözün açığını da bilir, gizlediğinizi de bilir.

Hayrat Neşriyat

'Muhakkak ki O, sözün açık olanını da bilir, gizlemekte olduğunuz şeyleri de bilir.'

İbni Kesir

Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.

Mehmet Okuyan

"Şüphesiz ki (Allah) sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.”

Muhammed Esed

"Doğrusu O, sözün açığa vurulanını da bilir, örtüp gizlediklerinizi de bilir.

Mustafa İslamoğlu

Fakat (Allah) açıktan söyleneni nasıl bilirse, gizlediklerinizi de öylece bilir.

Ömer Nasuhi Bilmen

«Şüphe yok ki, sözden açığa vurulanı da, gizlediklerinizi de bilir.»

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki O, sözün açığa vurulanını da bilir, gizlediklerinizi de bilir.

Suat Yıldırım

Şüphesiz ki Allah sözün açık olanını da, gizli olanını da bilir. Hem sizin gizlediğiniz, şeyleri de bilir.

Süleyman Ateş

"Şüphesiz O, sözün açığını da bilir, gizlediklerinizi de bilir."

Süleymaniye Vakfı

Allah, açıkça söylenenleri bilir. O, gizlediklerinizi de bilir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah açık olan sözü bildiği gibi gizlediğinizi de bilir.

Şaban Piriş

Şüphesiz Allah, açığa vurulan sözü de gizlediğiniz sözü de bilir.

Tefhim-ul Kuran

«Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir.»

Ümit Şimşek

Açığa vurulan sözü de O bilir, sizin sakladıklarınızı da.

Yaşar Nuri Öztürk

Kuşkusuz O, sözün açığa vurulanını da bilir; saklamakta olduklarınızı da bilir.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Şübhəsiz ki, (Allah) aşkar (ucadan) deyilən sözü də, sizin gizlətdiklərinizi də bilir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er allein weiß alles, was ihr laut sagt und was ihr verbergt.

Almanca — Der Edle Quran

Gewiß, Er weiß, was an Worten laut vernehmbar geäußert wird, und Er weiß, was ihr verheimlicht.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Er kennt, was in eurer Rede offenkundig ist, und Er weiß, was ihr verheimlicht.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, ER kennt das Verlautbarte vom Gesagten und ER kennt das, was ihr verschweigt.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"He -Allah- knows what is avowed openly and the open course of action, and He knows what the breasts forge and what they store of thoughts and feelings and all that is suggested secretly to the mind. He.knows all that you do out of sight".

Abdul Haleem

but He knows what you reveal and conceal.

Abdullah Yusuf Ali

"It is He Who knows what is open in speech and what ye hide (in your hearts).

Abul A'la Maududi

Indeed He knows what you say loudly and what you hide.

Aisha Bewley

He knows what is said openly and He knows what you hide.

Al-Hilali & Khan

(Say O Muhammad صلى الله عليه وسلم): Verily, He (Allâh) knows that which is spoken aloud (openly) and that which you conceal.

Ali Quli Qarai

Indeed He knows whatever is spoken aloud, and He knows whatever you conceal.

Amatul Rahman Omar

`Verily, He knows the words you speak openly and He knows (the thoughts) which you hide.

Arthur John Arberry

Surely He knows what is spoken aloud and He knows what you hide.

Bijan Moeinian

"Know that the Lord hears whatever you say publicly or whatever you keep for yourselves as a secret. "

E. Henry Palmer

Verily, He knows what is spoken openly, and He knows what ye hide.

Edip-Layth

"He knows what is spoken publicly and He knows what you keep secret."

George Sale

Verily God knoweth the discourse which is spoken in public; and He also knoweth that which ye hold in private.

Hamid S. Aziz

But if they turn their backs, then say, "I have proclaimed the message to you all alike, though I know not if what you are promised be near or far. "

Mahmoud Ghali

Surely He knows what is spoken aloud, (literally: loud saying) and He knows what you keep back.

Marmaduke Pickthall

Lo! He knoweth that which is said openly, and that which ye conceal.

Mohamed Ahmed - Samira

He knows surely what you say aloud, and what you hide within your breasts.

Muhammad Asad

"Verily, He knows all that is said openly, just as He [alone] knows all that you would conceal.

Mustafa Khattab

Allah surely knows what you say openly and whatever you hide.

Progressive Muslims

"He knows that which is spoken publicly and He knows that which you keep secret. "

Sahih International

Indeed, He knows what is declared of speech, and He knows what you conceal.

Sam Gerrans

“He knows what is public of speech, and He knows what you conceal.

Shabbir Ahmed

Verily, He knows all that is said openly, just as He knows all that you conceal.

Syed Vickar Ahamed

"Verily, it is He Who knows what is open in speech and what you hide.

Taqi Usmani

Surely, He knows what is spoken openly and He knows what you conceal.

The Monotheist Group

"He knows that which is spoken publicly and He knows that which you keep secret."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il connaît ce que vous dites à haute voix et ce que vous cachez.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman Xwedê bi gotina aşkera û bi ya ku hûn vedişêrin jî dizane.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Hij weet wat hardop gezegd wordt en Hij weet wat jullie verbergen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, God kent het gesprek dat in het openbaar wordt gevoerd, en hij kent ook wat gij in het geheim zegt.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Hij weet aat openlijk besproken wordt en Hij weet wat jullie verbergen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Он [Аллах] знает явное из речи [произносимое] и знает то, что вы скрываете (в душе своей).

Rusça — Osmanov

Воистину, Он знает и то, что вы произносите вслух, и то, что вы скрываете [в мыслях].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Han vet vad (ni) säger högt likaväl som det som ni vill dölja.