Ta-Ha Suresi 61. Ayet — Elfaz
Musa, onlara şöyle dedi: "Yazıklar olsun size! Allah'a karşı yalan uydurmayın, yoksa sizi azap ile yok eder. Allah'a karşı yalan uyduran mutlaka hüsrana uğramıştır."
1قَالَḳāledediMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2لَهُمْlehumonlaraHarf-i Cer+Zamir
3مُوسٰىmūsāMusaÖzel İsim
4وَيْلَكُمْveylekumyazık sizeİsim+Zamir
5لَاlāNehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
6تَفْتَرُواtefterūuydurmayınMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.
7عَلَىǎlākarşıHarf-i Cer
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'aLafza-i Celal
10فَيُسْحِتَكُمْfe yusHitekumsonra kökünüzü keserSebep Eki+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıس ح تKökünden söküp koparmak, tüketmek, silip süpürmek, yok etmek, kazımak, tamamen yıkmak, mahvetmek, haram para, yasak kazanç, rüşvet
11بِعَذَابٍbi ǎƶābinbir azab ileHarf-i Cer+İsimع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12
12وَقَدْve ḳadve doğrusuBağlaç+Kesinlik Edatı
13خَابَḣābeperişan olmuşturMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibخ ي بBir arzuya veya aranılan şeye ulaşamamak, istenen veya aranan şeyden mahrum bırakılmak/yasaklanmak/engellenmek, hayal kırıklığına uğramak veya engellenmiş olmak, kayıp yaşamak, sürekli başarısız olmak.
14مَنِmenikimseİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
15افْتَرٰىfterāiftira edenMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıف ر يKesmek/bölmek/yarmak, iftira atmak, (yalan) uydurmak.