Ta-Ha Suresi 126. Ayet — Elfaz
Allah, "Evet, öyle. Ayetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun" der.
1قَالَḳāle(Allah) buyurur kiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2كَذٰلِكَke ƶālikenasıl kiHarf-i Cer+İşaret Zamiri
3اَتَتْكَetetkesana geldiğindeMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müennes Gaibeا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
4اٰيَاتُنَاāyātunāayetlerimizİsim+Zamirا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.
5فَنَسِيتَهَاfe nesītehāsen onları unuttuysanİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmak
6وَكَذٰلِكَve ke ƶālikeöyleceBağlaç+Harf-i Cer+İşaret Zamiri
7الْيَوْمَl-yevmebugünMarife (Belirlilik Takısı)+Zaman Zarfıي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci
8تُنْسٰىtunsāsen unutulursunMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabن س يTerk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmak