Bakara Suresi 65. Ayet — Elfaz
Şüphesiz siz, içinizden Cumartesi yasağını çiğneyenleri bilirsiniz. Biz onlara, "Aşağılık maymunlar olun" demiştik.
1وَلَقَدْve leḳadve elbetteBağlaç+Lam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
2عَلِمْتُمُǎlimtumubilmişsinizdirMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
3الَّذِينَ(e)lleƶīneİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4اعْتَدَوْاǎ'tedevhaddi aşanlarıMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıع د وgeçip gitmek, göz ardı etmek, ihlal etmek, yan çizmek
5مِنْكُمْminkumiçinizdenHarf-i Cer+Zamir
6فِيfī-ndeHarf-i Cer
7السَّبْتِs-sebticumartesi günü-Marife (Belirlilik Takısı)+İsimس ب تDinlenmek, uzaklaşmak, kesmek, koparmak, tıraş etmek, derin uykuya dalmak
8فَقُلْنَاfe ḳulnāişte dedik kiİsti'nafiye Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
9لَهُمْlehumonlaraHarf-i Cer+Zamir
10كُونُواkūnūolunEmir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
11قِرَدَةًḳiradetenmaymunlarİsimق ر دYere yapışmak, toza bulanmak, aşağılık veya bayağı olmak. qiradatan - maymunlar.
12خَاسِـِٔينَḣāsiīneaşağılıkSıfatخ س اKöpeği kovmak, gözün kamaşması/şaşırması ve sönük olması (görme hakkında söylenir), kovulmak/itilmek, bir diğerine taş atmak.