Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
اِنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا سَوَاءٌ عَلَيْهِمْ ءَاَنْذَرْتَهُمْ اَمْ لَمْ تُنْذِرْهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ
inne (e)lleƶīne keferū sevā'un ǎleyhim e enƶertehum em lem tunƶirhum lā yu'minūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Kâfir olanlara gelince: İster korkut onları, ister korkutma, birdir; inanmazlar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Kâfir olanlara gelince: İster korkut onları, ister korkutma, birdir; inanmazlar.
Adem Uğur
Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler.
Ahmed Hulusi
Hakikati örten - inkar edenleri uyarsan da uyarmasan da fark etmez, iman etmezler!
Ahmet Tekin
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip, senin peygamberliğini, Kur’ân’ı, Allah’a imanın gerektirdiği esasları inkârda ısrar edenleri, kâfirleri, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatarak uyarmanla uyarmaman fark etmiyor. İman etmeyecekler.
Ahmet Varol
Sen kâfirleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; iman etmezler.
Ali Bulaç
Şüphesiz, inkar edenleri uyarsan da, uyarmasan da, onlar için farketmez; inanmazlar.
Ali Fikri Yavuz
Muhakkak ki küfre varanlar, (yani iman nurunu şirk karanlığı ve inad yüzünden örtenleri) azâb ile korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; onlar iman etmezler.
Ali Rıza Safa
Aslında, nankörlük edenleri uyarsan da uyarmasan da değişmez; inanmazlar.
Bayraktar Bayraklı
İnkar edenleri uyarsan da uyarmasan da, onlar için aynıdır; iman etmezler.
Bekir Sadak
suphe yok ki, inkar edenleri, baslarina gelecekle uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
Celal Yıldırım
Şüphesiz ki (ey sânı yüce peygamber!) o küfre saplanıp kalanları (inkâr ve inadları yüzünden tuttukları yanlış yolun tehlikeli sonucundan) korkutsan da, korkutmasan da onlara göre birdir; inanmazlar, d).
Diyanet İşleri
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir, inanmazlar.
Diyanet İşleri (eski)
Şüphe yok ki, inkar edenleri, başlarına gelecekle uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
Diyanet Vakfi
Gerçek şu ki, kâfir olanları (azap ile) korkutsan da korkutmasan da onlar için birdir; iman etmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şu muhakkak ki inkâr edenleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir. Onlar inanmazlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Küfre saplananlara gelince, onları uyarsan da uyarmasan da onlarca aynıdır. İman etmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Amma o küfre saplananlar, ha inzar etmişin bunları ha etmemişin onlarca müsavidir, imana gelmezler
Erhan Aktaş
Şu bir gerçektir ki: Kafirleri uyarsan da, uyarmasan da onlar için birdir; iman etmezler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Şu bir gerçektir ki: Kafirleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Şu bir gerçektir ki: Gerçeği yalanlayan nankörleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; inanmazlar.
Fizilal-il Kuran
Kâfirlere gelince onları uyarsan da uyarmasan da farketmez; onlar iman etmezler.
Gültekin Onan
Şüphesiz, kafirleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir / aynıdır; onlar inanmazlar.
Hamdi Döndüren
Hiç kuşkusuz, inkâr edenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; iman etmezler.
Hasan Basri Çantay
Şu muhakkak ki küfr edenleri inzar etsen de onlarca bir, kendilerini inzar etmesen de inanmazlar.
Hasib Asutay
Şüphesiz, inkâr edenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir; iman etmezler. (3) (3. Burada inkârcılardan kasıt, ilm-i ezelde iman etmeyecekleri bilinen Ebu Cehil ve Ebu Leheb gibi kâfirlerdir.)
Hayrat Neşriyat
Şübhesiz ki inkâr edenler yok mu, onları korkutsan da korkutmasan da kendileri için birdir; îmân etmezler.
İbni Kesir
Şüphesiz ki o küfretmiş olanları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki kâfir olanları uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, iman etmezler.
Muhammed Esed
Unutma ki, hakikati inkara şartlanmış olanlar için kendilerini uyarıp uyarmaman fark etmez; onlar inanmazlar.
Mustafa İslamoğlu
Şu bir gerçek ki, küfre şartlanmış o kimseleri ha uyarmışsın ha uyarmamışsın, onlar için (ikisi de) bir: iman etmezler.
Ömer Nasuhi Bilmen
Muhakkak o kimseler ki kâfir olmuşlardır, onları korkutsan da, korkutmasan da onlar için müsavîdir, onlar imâna gelmezler.
Ömer Öngüt
Kâfirlere gelince, onları ikaz etsen de etmesen de onlar için birdir, onlar iman etmezler.
Suat Yıldırım
İnkâra saplananları ise ister uyar ister uyarma onlar için birdir, imana gelmezler.
Süleyman Ateş
İnkar edenlere gelince, onları uyarsan da, uyarmasan da, onlar için birdir; inanmazlar.
Süleymaniye Vakfı
Kafirlik edenleri /ayetleri görmezlikte direnenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için fark etmez; inanıp güvenmezler.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Kafirleri (ayetleri görmezlikten gelenleri) uyarsan da uyarmasan da fark etmez; onlar inanıp güvenmezler.
Şaban Piriş
Kafirlere gelince, onları uyarsan da uyarmasan da birdir, inanmazlar.
Tefhim-ul Kuran
Şüphesiz, küfredenleri uyarıp korkutsan da, uyarmayıp korkutmasan da, onlar için farketmez; iman etmezler.
Ümit Şimşek
İnkâr etmiş olanlara gelince, sen onları uyarsan da onlar için birdir, uyarmasan da; onlar inanmazlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Şu bir gerçek ki, o küfre batmış olanları sen korkutsan da korkutmasan da onlar için aynıdır; iman etmezler.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən, kafirləri qorxutsan da, qorxutmasan da, onlar üçün fərqi yoxdur, iman gətirməzlər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Həqiqətən, kafirləri əzabla qorxutsan da, qorxutmasan da, onlar üçün birdir, iman gətirməzlər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Ungläubigen werden nicht an Gott glauben, ob du sie warnst oder nicht.
Almanca — Der Edle Quran
Gleich ist es in Bezug auf diejenigen, die ungläubig sind, ob du sie warnst oder nicht warnst; sie glauben nicht.
Almanca — M. A. Rassoul
Wahrlich, denen, die ungläubig sind, ist es gleich, ob du sie warnst oder nicht warnst: sie glauben nicht.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, diejenigen, die (beharrlich) Kufr betrieben haben - gleich ist es für sie, ob du sie warnst oder nicht warnst, sie verinnerlichen den Iman nicht.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
As to those who deny Allah, not lifting to Him their inward sight, it is all the same to them whether you warn them O Muhammad of menacing danger and misfortune or not;
Abdul Haleem
As for those who disbelieve, it makes no difference whether you warn them or not: they will not believe.
Abdullah Yusuf Ali
As to those who reject Faith, it is the same to them whether thou warn them or do not warn them; they will not believe.
Abul A'la Maududi
As for those who have rejected (these truths), it is all the same whether or not you warn them, for they will not believe.
Aisha Bewley
As for those who are kafir, it makes no difference to them whether you warn them or do not warn them, they will not have iman.
Al-Hilali & Khan
Verily, those who disbelieve, it is the same to them whether you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) warn them or do not warn them, they will not believe.
Ali Quli Qarai
As for the faithless, it is the same to them whether you warn them or do not warn them, they will not have faith.
Amatul Rahman Omar
As for those who are bent upon denying (the truth), they would not believe, because it is all the same to them whether you warn them or do not warn them.
Arthur John Arberry
As for the unbelievers, alike it is to them whether thou hast warned them or hast not warned them, they do not believe.
Bijan Moeinian
As far as the disbelievers are concerned, in spite of your (Mohammad’s) warning, they do not care at all and they will never believe [in submission to the will of God. ]
E. Henry Palmer
Verily, those who misbelieve, it is the same to them if ye warn them or if ye warn them not, they will not believe.
Edip-Layth
As for those who do not appreciate, whether you warn them or do not warn them, they will not acknowledge.
George Sale
As for the unbelievers, it will be equal to them whether thou admonish them, or do not admonish them; they will not believe.
Hamid S. Aziz
Verily, those who disbelieve, it is the same to them if you warn them or if you warn them not, they will not believe.
Mahmoud Ghali
Surely, the ones who have disbelieved, it is equal to them whether you have warned them or have not warned them, they do not believe.
Marmaduke Pickthall
As for the Disbelievers, Whether thou warn them or thou warn them not it is all one for them; they believe not.
Mohamed Ahmed - Samira
As for those who deny, it is all the same if you warn them or not, they will not believe.
Muhammad Asad
BEHOLD, as for those who are bent on denying the truth - it is all one to them whether thou warnest them or dost not warn them: they will not believe.
Mustafa Khattab
As for those who persist in disbelief, it is the same whether you warn them or not—they will never believe.
Progressive Muslims
As for those who reject, whether you warn them or do not warn them, they will not believe.
Sahih International
Indeed, those who disbelieve - it is all the same for them whether you warn them or do not warn them - they will not believe.
Sam Gerrans
Those who ignore warning, it is the same to them whether thou hast warned them or thou hast not warned them; they do not believe:
Shabbir Ahmed
As for those who have chosen denial in advance (because of blind following, arrogance, peer pressure and self-interest), it does not matter whether you admonish them or not.
Syed Vickar Ahamed
As to those (people) who reject Faith, it is the same to them whether you warn them or do not warn them; They will not believe.
Taqi Usmani
Surely for those who have disbelieved, it is all the same whether you warn them or you warn them not: they do not believe.
The Monotheist Group
As for those who reject, whether you warn them or do not warn them, they will not believe.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
(Mais) certes les infidèles que tu les avertisses ou que tu ne les avertisses pas, ils ne croient pas.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman ew ên ku kafir bûne (inkarî ji xwe re kirine pîş û rêbaz), çi tu wan (bi ezabê Xwedê) bitirsînî û çi tu netirsînî ji wan re wekhev e; ew îmanê nayînin.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Zij die ongelovig zijn, voor hen maakt het niet uit of je hen waarschuwt of niet; zij geloven niet.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Den boozen is het gelijk, of gij hun de waarheid verkondigt of niet.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, voor degenen die niet geloven, maakt het geen verschil of jij hen waarschuwt of dat jij hen niet waarschuwt: zij zullen niet geloven.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, те, которые (по своему высокомерию и беспределью) стали неверующими (в то, что ниспослано тебе, о, Пророк), – все равно им, увещевал [предупреждал о наказании Аллаха] ты их или не увещевал, – они не веруют.
Rusça — Osmanov
Воистину, те, которые не уверовали, и те, коих ты увещевал, и те, коих не увещевал, не уверуют [и впредь].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
MEN FÖR dem som framhärdar i att förneka sanningen är det likgiltigt om du varnar dem eller inte - de vill inte tro.