Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
وَاِذْ فَرَقْنَا بِكُمُ الْبَحْرَ فَاَنْجَيْنَاكُمْ وَاَغْرَقْنَٓا اٰلَ فِرْعَوْنَ وَاَنْتُمْ تَنْظُرُونَ
ve iƶ feraḳnā bikumu l-baHra fe enceynākum ve eğraḳnā āle fir'ǎvne ve entum tenZurūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Bir vakit sizin için denizi yardık da kurtardık sizi; Firavun'un soyunu sopunu sulara boğduk; siz de buna bakıp duruyordunuz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Bir vakit sizin için denizi yardık da kurtardık sizi; Firavunʼun soyunu sopunu sulara boğduk; siz de buna bakıp duruyordunuz.
Adem Uğur
Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.
Ahmed Hulusi
Varlığınızdaki Allah Esma'sı kuvvesinin açığa çıkartılmasıyla denizi yarıp sizi kurtarmış; Firavun ailesini ise size bakıp dururken boğmuştuk!
Ahmet Tekin
Size, denizi yardığımız günleri hatırlayın. Sizi kurtarmış, Firavun’u, kavmini, ordusunu boğmuştuk. Bunun sebeplerini düşünmeli, tahlil etmelisiniz.
Ahmet Varol
Hani, sizin için denizi yarmıştık da, sizi kurtarıp gözlerinizin önünde Firavun ailesini boğmuştuk.
Ali Bulaç
Ve sizin için denizi ikiye yarıp sizi kurtardığımızı ve Firavun'un adamlarını -gözlerinizin önünde- boğduğumuzu hatırlayın.
Ali Fikri Yavuz
Ve yine hatırlayın ki, bir vakit sizden ötürü denizi yardık da hepinizi kurtardık, Fir’avun avânesini ise, sizler bakıb dururken, suda boğduk.
Ali Rıza Safa
Üstelik sizin için denizi yardığımızda, sizi kurtarmış ve Firavun ailesini gözlerinizin önünde boğmuştuk.
Bayraktar Bayraklı
Sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış ve Firavun taraftarlarını boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.
Bekir Sadak
Denizi yarip sizi kurtarmis ve gozlerinizin onunde Firavun ailesini batirmistik.
Celal Yıldırım
Ve hatırlayın ki sizin için denizi yarıp sizi kurtardığımızı; Fir'avn' in yoldaşlarını ise —sizler bakıp dururken— boğduğumuz zamanı!
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık; Firavun’un adamlarını da gözünüzün önünde denizde boğduk.
Diyanet İşleri
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Diyanet İşleri (eski)
Denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun ailesini batırmıştık.
Diyanet Vakfi
Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Hani bir zamanlar sizin için denizi yarıp, sizi kurtardık da Firavun'un adamlarını suda boğduk, siz de bakıp duruyordunuz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve bir vakit sizin için denizi yardık, sizi kurtardık da Firavun'un adamlarını boğuverdik, sizler de bakıp duruyordunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve bir vakit sizin sebebinize denizi yardık, sizi necata çıkardık da Ali Fir'avni garkettik sizler bakıp duruyordunuz
Erhan Aktaş
Hatırlayın! Denizi yararak sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun taraftarlarını denizde boğmuştuk.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Hatırlayın! Denizi yararak sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun taraftarlarını denizde boğmuştuk.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Hatırlayın! Denizi yararak sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ve taraftarlarını da denizde boğmuştuk.
Fizilal-il Kuran
Hani önünüze çıkan denizi yararak sizi (boğulmaktan) kurtarmış ve gözleriniz önünde Firavun ailesini boğmuştuk.
Gültekin Onan
Denizi yararak (ferakna) sizi kurtarmış (feenceynaküm), Firavun'un adamlarını / taraftarlarını / ordusunu da (ale) gözlerinizin önünde (tenzurun) boğmuştuk (ağrakna).
Hamdi Döndüren
Hani bir zamanlar sizin için denizi yarıp, sizi kurtarmış ve Firavun’un adamlarını suda boğmuştuk. Siz de bakıp duruyordunuz!
Hasan Basri Çantay
Hem hatırlayın o demleri ki sizin sebebinize denizi yarıb da hepinizi kurtarmış, Fir'avun haanedanını ise, kendiniz de gözlerinizle bakıb dururken, (suda) boğmuşduk.
Hasib Asutay
(Yine) bir zaman, sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış ve siz bakıp dururken Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Hayrat Neşriyat
Hani sizin için denizi yarıp da sizi kurtarmış ve siz (hayretle) bakıp dururken Fir'avun ehlini suda boğmuştuk.
İbni Kesir
Hani, bir de sizin için denizi yarmış, ve sizi kurtarmıştık. Firavun hanedanını da, siz bakıp dururken suda boğmuştuk.
Mehmet Okuyan
Hani sizin için denizi yarmıştık; sizi kurtarmış, Firavun’un ailesini (destekçilerini) de siz bakıyorken (denizde) boğmuştuk.
Muhammed Esed
Ve önünüzdeki denizi yararak sizi kurtarıp, Firavun hanedanını gözlerinizin önünde boğduğumuz (günleri).
Mustafa İslamoğlu
Bir zaman da suyu sizin için açmış ve sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun'un kadrosunu boğmuştuk.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve hatırlayınız o zamanı ki sizin için denizi yardık da hepinizi kurtardık. Firavun'un âlini de gark ettik, bir halde ki sizler bakıp duruyordunuz.
Ömer Öngüt
Bir zamanlar biz sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış ve gözlerinizin önünde Firavun hanedanını suda boğmuştuk.
Suat Yıldırım
Yine hatırlayın ki, sizin geçmeniz için denizi yarmış, sizi kurtarıp, siz bakıp dururken gözlerinizin önünde Firavun hanedanını boğmuştuk.
Süleyman Ateş
Sizin için denizi yarmıştık, sizi kurtarmış ve Fir'avn ailesini boğmuştuk; siz de bunu görüyordunuz.
Süleymaniye Vakfı
Bir gün, sizin için denizi yarıp sizi kurtarmış, Firavun hanedanını boğmuştuk, siz de bakakalmıştınız.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bir gün denizi ikiye ayırıp sizi kurtardık, Firavun hanedanını da gözünüzün önünde boğduk.
Şaban Piriş
Ve sizin için denizi yardık, sizi kurtarıp; gözünüzün önünde, Firavun Hanedanını suda boğmuştuk.
Tefhim-ul Kuran
Ve sizden dolayı denizi ikiye yarıp sizi kurtardığımızı ve Firavun'un adamlarını -siz seyredip dururken- boğduğumuzu da hatırlayın.
Ümit Şimşek
Yine hatırlayın ki, denizi sizinle yarıp sizi kurtarmış, Firavun Hanedanını da gözlerinizin önünde boğmuştuk.
Yaşar Nuri Öztürk
Hani önünüzde denizi yarmıştık da sizi kurtarmış, Firavun hanedanını boğmuştuk. Siz de bunu bakıp görüyordunuz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O zaman Biz sizə görə dənizi yardıq, sizi xilas etdik və Fironun tərəfdarlarını gözünüzün qabağında dənizdə batırdıq.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Yadınıza salın ki) Biz sizdən ötrü dənizi yarıb sizə nicat verdik və Firʼonun adamlarını siz baxa-baxa suda qərq etdik.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Erinnert euch daran, daß Wir euch das Meer durchqueren und Pharao mit seinem Heer vor euren Augen ertrinken ließen!
Almanca — Der Edle Quran
Und als Wir für euch das Meer teilten und euch so retteten und die Leute Firʹauns ertrinken ließen, während ihr zuschautet!
Almanca — M. A. Rassoul
Und denkt daran, daß Wir für euch das Meer teilten und euch retteten, während Wir die Leute des Pharao vor euren Augen ertrinken ließen.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und (erinnere daran), als WIR für euch das Meer gespaltet haben, dann erretteten WIR euch und ließen Pharaos Leute ertrinken, während ihr zugeschaut habt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"And recall to the mind the big event of parting the sea to make a foot path for you across and We rescued you from the vengeful people of Pharaoh who pursued you, with malignancy and injurious action, and We drowned them before your eyes",
Abdul Haleem
and when We parted the sea for you, so saving you and drowning Pharaoh’s people right before your eyes.
Abdullah Yusuf Ali
And remember We divided the sea for you and saved you and drowned Pharaoh's people within your very sight.
Abul A'la Maududi
And recall when We split the sea, providing passage for you, and thus saved you and caused Pharaoh’s people to drown before your very eyes.
Aisha Bewley
And when We parted the sea for you and rescued you, and drowned the people of Pharaoh while you watched.
Al-Hilali & Khan
And (remember) when We separated the sea for you and saved you and drowned Fir‘aun’s (Pharaoh) people while you were looking (at them, when the sea-water covered them).
Ali Quli Qarai
And when We parted the sea with you, and We delivered you and drowned Pharaoh’s clan as you looked on.
Amatul Rahman Omar
And when We parted the sea for you, and rescued you and drowned the people of Pharaoh, while you were beholding.
Arthur John Arberry
And when We divided for you the sea and delivered you, and drowned Pharaoh's folk while you were beholding.
Bijan Moeinian
And remember that we saved you by opening the (red) sea and let you pass safely through it while we drowned Pharaoh’s army [who were charging after you] before your very own eyes.
E. Henry Palmer
When we divided for you the sea and saved you and drowned Pharaohs people while ye looked on.
Edip-Layth
We parted the sea for you, thus We saved you and drowned the people of Pharaoh while you were watching.
George Sale
And when we divided the sea for you and delivered you, and drowned Pharaoh's people while ye looked on.
Hamid S. Aziz
When We divided for you the sea and saved you and drowned Pharaoh's people while you looked on.
Mahmoud Ghali
And (remember) as We separated the sea for you. So We delivered you and drowned the house of Firaawn (pharaoh) (while) you were looking (at them).
Marmaduke Pickthall
And when We brought you through the sea and rescued you, and drowned the folk of Pharaoh in your sight.
Mohamed Ahmed - Samira
Remember, We parted the sea and saved you, and drowned the men of Pharaoh before your very eyes.
Muhammad Asad
and when We cleft the sea before you, and thus saved you and caused Pharaoh's people to drown before your very eyes;
Mustafa Khattab
And ˹remember˺ when We parted the sea, rescued you, and drowned Pharaoh’s people before your very eyes.
Progressive Muslims
And We parted the sea for you, thus We saved you and drowned the people of Pharaoh while you were watching.
Sahih International
And [recall] when We parted the sea for you and saved you and drowned the people of Pharaoh while you were looking on.
Sam Gerrans
And when We divided for you the sea, and delivered you, and drowned the house of Pharaoh — and you were looking on.
Shabbir Ahmed
Thus We parted the sea and rescued you and drowned the people of Pharaoh as you were watching. (This Exodus brought you to the safety of Sinai from the persecution in Egypt).
Syed Vickar Ahamed
And (remember) when, We divided the ocean for you and saved you and drowned Firon’s (Pharaoh’s) people within your very sight.
Taqi Usmani
And (recall) when We parted the sea for you; then We saved you, and drowned the people of Pharaoh while you were looking on!
The Monotheist Group
And We parted the sea for you, thus We saved you and drowned the people of Pharaoh while you were watching.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et (rappelez-vous) lorsque Nous avons fendu la mer pour vous donner passage!... Nous vous avons donc délivrés, et noyé les gens de Pharaon, tandis que vous regardiez.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Her wisa bênin bîra xwe gava me ji bo we derya kire du şeq, vêca; me hûn rizgarkirin û Me bereka Fir‘ewn xeniqand û we jî li vê (dîmenê) temaşe dikir.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En toen Wij voor jullie de zee spleten en jullie zo redden, maar Firʹauns mensen lieten verdrinken, terwijl jullie toekeken.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Gedenkt, hoe wij de zee ter uwer redding hebben gespleten en voor uw oogen Pharaos volk lieten verdrinken.
Hollandaca — Siregar
En (gedenkt) toen Wij voor jullie de zee kliefden waarmee Wij jullie redden en Firʹaunʹs volgelingen deden verdrinken, terwijl jullie toekeken.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И (еще помните о том, как) когда-то, Мы разделили по (причине) вас море (и сделали в нем дорогу, по которому вы перешли) и спасли вас (от Фараона и его войска, и также гибели в воде) и потопили сборище Фараона (которые гнались за вами), а вы смотрели (как их постигла гибель).
Rusça — Osmanov
[Вспомните,] как Мы разверзли ради вас море и утопили приспешников Фирʹауна, и вы сами воочию видели это?.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och (minns) hur Vi klöv havet framför er och räddade er och dränkte faraonerna inför era ögon,