Bakara Suresi 34. Ayet — Elfaz
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük taslamış ve kafirlerden olmuştu.
1وَاِذْve iƶhaniİsti'nafiye Edatı+Zaman Zarfı
2قُلْنَاḳulnādemiştikMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
3لِلْمَلٰٓئِكَةِli l-melāiketiMeleklereHarf-i Cer+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.
4اسْجُدُواscudūsecde edinEmir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek
5لِاٰدَمَli ādemeAdem'eHarf-i Cer+Özel İsim
6فَسَجَدُواfe secedūhemen secde ettilerSonuç Edatı+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibس ج دSecde etmek, boyun eğmek, itaat etmek, saygıyla eğilmek
7اِلَّٓاillāhariçİstisna Edatı
8اِبْلِيسَiblīseİblisÖzel İsim
9اَبٰىebākaçındıMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibا ب يGönüllü olarak reddetmek/kaçınmak/sakınmak, geri durdu/çekindi, katılmamak/reddetmek/hoşlanmamak/onaylamamak/nefret etmek, uyumsuz/uzlaşmaz/dirençli.
10وَاسْتَكْبَرَve stekberave kibirlendiBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İstif'âl Bâbıك ب رSert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak, kendini mükemmel görmek, başkalarının eylemlerini aşmak, övünmek, büyük olmaya çabalamak/çalışmak, bir şeyi küçümsemek, bir şeyden küçümseyerek uzaklaşmak, kendini bir şeyden üstün tutmak.
11وَكَانَve kāneve olduBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
12مِنَmine-danHarf-i Cer
13الْكَافِرِينَl-kāfirīneinkarcılar-Marife (Belirlilik Takısı)+İsimك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaret