Bakara Suresi 227. Ayet — Elfaz
Eğer (yemin edenler yeminlerinden dönmeyip kadınlarını) boşamaya karar verirlerse (ayrılırlar). Biliniz ki, Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
1وَاِنْve ineğerBağlaç+Şart Edatı
2عَزَمُواǎzemūkesin karar verirlerseMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibع ز مKarar vermek, belirlemek, kararlaştırmak, önermek, bir kararı yerine getirmek, bir şeye gönülden bağlanmak, kesin karar.
3الطَّلَاقَT-TalāḳaboşamayaMarife (Belirlilik Takısı)+İsimط ل قBağdan kurtulmak, boşanmak, reddedilmek. talak - boşanma. ta'allaqa (fiil 2) - boşanmak/bırakmak/ayrılmak. mutallaqatun - boşanmış kadın. intalaqa - bir şey yapmaya başlamak, ayrılmak, bir şey yapmaya koyulmak, yoluna gitmek, serbest veya gevşek olmak.
4فَاِنَّfe inneşüphesizSonuç Edatı+Harf-i Nasb
5اللّٰهَ(a)llaheAllahLafza-i Celal
6سَمِيعٌsemīǔnişitendirİsimس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak
7عَلِيمٌǎlīmunbilendirSıfatع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname