Musa: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisingeri döndüler.

قَالَ ذٰلِكَ مَا كُنَّا نَبْغِ فَارْتَدَّا عَلٰٓى اٰثَارِهِمَا قَصَصًا

ḳāle ƶālike mā kunnā nebği fe rteddā ǎlā āṧārihimā ḳaSaSen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele(Musa) dedi
2ذٰلِكَƶālikeişte
3مَاşey
4كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
5نَبْغِnebğiب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakaradığımız
6فَارْتَدَّاfe rteddāر د دGeri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek, karşılık vermek, cevaplamak. Maraddun - dönülen yer. Mardud - eski haline getirilmiş, önlenmiş. İrtadda (8. fiil) - geri dönmek, tekrar dönmek, iade edilmek. Taradda (5. fiil) - tedirgin olmak, ileri geri hareket etmek.geriye döndüler
7عَلٰٓىǎlāüzerini
8اٰثَارِهِمَاāṧārihimāا ث رİz bırakmak, etki etmek, tesir etmek, işaret bırakmak, iz sürmek, nakletmek, rivayet etmek, tercih etmek, seçmekizleri
9قَصَصًاḳaSaSenق ص صİletmek, anlatmak/iletişim kurmak/hikaye etmek/nakletmek, birinin izini takip etmek, geri dönmek, misilleme yapmak, kesmek, ilişkili olmak, beyan etmek, bahsetmek. Qasasun - anlatı/hikaye, takip etme eylemi. Qisas - adil misilleme/kısas.ta'kibederek

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Mûsâ, buydu aradığımız işte dedi ve kendi izlerini izleyerek geri döndüler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Mûsâ, buydu aradığımız işte dedi ve kendi izlerini izleyerek geri döndüler.

Adem Uğur

Musa: İşte aradığımız o idi, dedi. Hemen izlerinin üzerine geri döndüler.

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi: "İşte aradığımız o ya!". . . Böylece izlerinin üzerine, geri döndüler.

Ahmet Tekin

Mûsâ da: 'İşte aradığımız yer orası' dedi. Hemen geldikleri yolu hatırlamaya çalışarak geri döndüler.

Ahmet Varol

(Musa): 'İşte bizim aradığımız da buydu' dedi. Böylece izlerini takib ederek geri döndüler.

Ali Bulaç

(Musa) Dedi ki: "Bizim de aradığımız buydu." Böylelikle ikisi izleri üzerinde geriye doğru gittiler.

Ali Fikri Yavuz

Mûsa: “- İşte aradığımız bu idi.” dedi. Bunun üzerine izlerine dönüp gerisin geri gittiler.

Ali Rıza Safa

"İşte, aradığımız bu!" dedi. Böylece, izlerini takip ederek döndüler.

Bayraktar Bayraklı

Musa,"İşte arzu ettiğimiz de buydu" dedi. Hemen geldikleri yoldan izlerini takip ederek geri döndüler.

Bekir Sadak

Musa: «Istedigimiz zaten buydu» dedi. Hemen geldikleri yoldan izleri uzerinde geri donduler.

Celal Yıldırım

Musa ona: «Aradığımız bu ya» dedi ve izleri üzerine gerisin geri döndüler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Mûsâ, “İşte aradığımız bu idi” dedi. Hemen izleri üzerine geri döndüler.

Diyanet İşleri

Musa: "İşte aradığımız bu idi" dedi. Bunun üzerine tekrar izlerini takip ederek gerisingeri döndüler.

Diyanet İşleri (eski)

Musa: 'İstediğimiz zaten buydu' dedi. Hemen geldikleri yoldan izleri üzerinde geri döndüler.

Diyanet Vakfi

Musa: İşte aradığımız o idi, dedi. Hemen izlerinin üzerine geri döndüler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Musa da demişti ki: «İşte aradığımız o idi.» Bunun üzerine izlerine dönüp gerisin geri gittiler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa da dedi ki: "İşte aradığımız oydu!" Bunun üzerine izlerini takip ederek gerisin geri döndüler;

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte dedi: aradığımız o ya, bunun üzerine izlerini ta'kıb ederek gerisin geri döndüler

Erhan Aktaş

"Hemen oraya dönmeliyiz" dedi. Ve izlerini takip ederek geri döndüler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hemen oraya dönmeliyiz" dedi. Ve izlerini takip ederek geri döndüler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hemen oraya dönmeliyiz" dedi. Ve izlerini takip ederek geri döndüler.

Fizilal-il Kuran

Musa; «Bizim aradığımız da buydu zaten» dedi. Hemen geldikleri yoldan kendi izlerini sürerek geri döndüler.

Gültekin Onan

(Musa) Dedi ki: "Bizim de aradığımız buydu." Böylelikle ikisi izleri üzerinde geriye doğru gittiler.

Hamdi Döndüren

Musa, “İşte aradığımız zaten buydu!” dedi. Tekrar izlerini takip ederek geriye döndüler.

Hasan Basri Çantay

(Musa) "İşte, dedi, bizim arayacağımız bu idi". Şimdi izlerinin üzerinde gerisin geri döndüler.

Hasib Asutay

(Musa,) 'İşte aradığımız o idi' dedi. Hemen izlerinin üzerine geri döndüler.

Hayrat Neşriyat

(Mûsâ:) 'Aradığımız zâten buydu!' dedi. Hemen kendi izlerini ta'kib ederek geri döndüler.

İbni Kesir

Musa; zaten istediğimiz buydu, dedi. Hemen izlerinin üstünden gerisin geri döndüler.

Mehmet Okuyan

(Musa) “İşte aradığımız (yer) orasıydı!” demiş, hemen izlerinin üzerine geri dönmüşlerdi.

Muhammed Esed

(Musa heyecanla): "Demek, aradığımız yer orası(ydı)!" diye bağırdı. Ve izleri üzerine hemen geri döndüler.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) dedi ki: "İşte aradığımız da o(rası)ydı ya!" Bunun üzerine hemen geri dönüp kendi izlerini takip ettiler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Dedi ki: «İşte bizim aramakta olduğumuz da bu ya.» Hemen izleri üzerine uyarak geri döndüler.

Ömer Öngüt

Musa: “İşte aradığımız o idi. ” dedi. İzlerinin üzerine hemen geri döndüler.

Suat Yıldırım

Musa: "İşte gözleyip durduğumuz da bu idi ya!" dedi. Derhal izlerini takip ederek gerisin geri dönüp kayanın yanına vardılar.

Süleyman Ateş

(Musa): "İşte aradığımız o idi." dedi. Tekrar izlerini ta'kibederek geriye döndüler, (kayaya vardılar).

Süleymaniye Vakfı

Musa: "İşte aradığımız da buydu!" dedi. Hemen kendi izlerini takip ederek geri döndüler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa: "İşte bizim aradığımız da bu ya" dedi. Hemen geldikleri yoldan gerisin geriye döndüler.

Şaban Piriş

Musa: -İşte, aradığımız buydu, dedi. İzleri üzerine gerisin geriye döndüler.

Tefhim-ul Kuran

(Musa) Dedi ki: «Bizim de aradığımız buydu.» Böylelikle ikisi izleri üzerinde geriye doğru gittiler.

Ümit Şimşek

Musa 'Aradığımız buydu' dedi. Sonra kendi izlerini takip ederek geri döndüler.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa: "Arayıp durduğumuz işte o idi." dedi. Bunun üzerine kendi izlerini sürerek gerisingeri döndüler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Musa: “Elə istədiyimiz də bu idi!”– dedi. Sonra onlar öz ləpirlərinin izinə düşüb geri qayıtdılar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Musa:) ″Elə istədiyimiz də (axtardığımız da) budur!″ – dedi və onlar öz ləpirlərinin izinə düşüb gəldikləri yolla geri (iki dənizin qovuşduğu yerə) qayıtdılar.

Almanca (2)

Almanca — Al-Azhar

Er sprach: ʺDas ist es, was wir anstrebten. ʺ Sie gingen den gleichen Weg zurück, indem sie in ihre eigenen Fußstapfen traten.

Almanca — M. A. Rassoul

Er sagte: ʺDas ist es was wir wollten.ʺ Da kehrten sie beide um und schritten auf ihren Spuren zurück.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"This is exactly the place" said Mussa, "We were questing", they went back retracing their footsteps.

Abdul Haleem

Moses said, ‘Then that was the place we were looking for.’ So the two turned back, retraced their footsteps,

Abdullah Yusuf Ali

Moses said: "That was what we were seeking after:" So they went back on their footsteps, following (the path they had come).

Abul A'la Maududi

Moses said: "That is what we were looking for." So the two turned back, retracing their footsteps,

Aisha Bewley

He said, ‘That is the very thing that we were looking for!’ So, following their footsteps, they retraced their route.

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "That is what we have been seeking." So they went back retracing their footsteps.

Ali Quli Qarai

He said, ‘That is what we were after!’ So they returned, retracing their footsteps.

Amatul Rahman Omar

(Moses) said, `That is (the place) which we have been seeking. ' So both of them returned retracing their steps.

Arthur John Arberry

Said he, 'This is what we were seeking!' And so they returned upon their tracks, retracing them.

Bijan Moeinian

Moses said: "That was [the sign revealed by God to indicate] the place we were looking for. Therefore, they retraced their footsteps back.

E. Henry Palmer

Said he, 'This is what we were searching for. ' So they turned back upon their footsteps, following them up.

Edip-Layth

He said, "That is what we have been seeking!" So they went back retracing their steps.

George Sale

Moses said, this is what we sought after. And they both went back, returning by the way they came.

Hamid S. Aziz

Said he, "What think you? When we resorted to the rock, then, verily, I forgot the fish, but it was only Satan, who made me forget it, and I forgot to tell you; and it took its way in the sea in a marvellous way. "

Mahmoud Ghali

He said, "That is what we were seeking!" So they (both) turned back upon their tracks retracing them.

Marmaduke Pickthall

He said: This is that which we have been seeking. So they retraced their steps again.

Mohamed Ahmed - Samira

Moses said: "But that is exactly what we were seeking. " So they retraced their steps.

Muhammad Asad

[Moses] exclaimed: "That [was the place] which we were seeking!, And the two turned back, retracing their footsetps,

Mustafa Khattab

Moses responded, "That is ˹exactly˺ what we were looking for."[1] So they returned, retracing their footsteps.

Progressive Muslims

He said: "That is what we have been seeking!" So they went back retracing their steps.

Sahih International

[Moses] said, "That is what we were seeking. " So they returned, following their footprints.

Sam Gerrans

He said: “That is what we were seeking,” and they turned back, in their footsteps, retracing.

Shabbir Ahmed

Moses said, "That is what we were seeking!" And the two turned back retracing their footsteps. (Moses retired to rest in deep thought).

Syed Vickar Ahamed

[Musa (Moses)] said: "That was what we were searching for:" So they went back on their (own) footsteps, following (the way that they had come).

Taqi Usmani

He said, "That was what we were looking for." So they returned, retracing their footsteps.

The Monotheist Group

He said: "That is what we have been seeking!" So they went back retracing their steps.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Moïse) dit: ʺVoilà ce que nous cherchionsʺ. Puis, ils retournèrent sur leurs pas, suivant leurs traces.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Mûsa got: Ha ev bû ya ku em lê digeriyan. Di cih de li pey şopa xwe vegeriyan (û hatin cem zinêr).

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Mozes zeide: Dit is wanneer wij hebben gezocht, en zij wendden zich beiden om en keerden den weg terug, langs welken zij waren gekomen.

Hollandaca — Siregar

Hij (Môesa) zei: ʺDat was wat wij zochten,ʺ toen keerden zij in hun voetstappen terug.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Пророк Муса) сказал: «Этого-то мы и желали [то, что произошло, указывает мне на место, где я должен встретить того праведника]». И оба они вернулись назад (к скале) по своим следам обратно.

Rusça — Osmanov

[Муса] воскликнул: ʺЭто именно то, чего мы желали!ʺИ оба они вернулись назад по своим следам.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Moses) sade: ʺDetta är just den plats Vi söker!ʺ Och så vände de tillbaka samma väg som de kom