Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız" denir.

وَعُرِضُوا عَلٰى رَبِّكَ صَفًّا لَقَدْ جِئْتُمُونَا كَمَا خَلَقْنَاكُمْ اَوَّلَ مَرَّةٍ بَلْ زَعَمْتُمْ اَلَّنْ نَجْعَلَ لَكُمْ مَوْعِدًا

ve ǔriDū ǎlā rabbike Saffen le ḳad ci'tumūnā ke mā ḣaleḳnākum evvele merratin bel zeǎmtum ellen nec'ǎle lekum mev'ǐden

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَعُرِضُواve ǔriDūع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.ve hepsi sunulmuşlardır
2عَلٰىǎlā
3رَبِّكَrabbikeر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyüksenin Rabbine
4صَفًّاSaffenص ف فDüzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan).sıra sıra
5لَقَدْle ḳadandolsun
6جِئْتُمُونَاci'tumūnāج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almakbize geldiniz
7كَمَاke māgibi
8خَلَقْنَاكُمْḣaleḳnākumخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.sizi yarattığımız
9اَوَّلَevveleا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçilk
10مَرَّةٍmerratinم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.defa
11بَلْbeloysa
12زَعَمْتُمْzeǎmtumز ع مİddia etmek, taşıyıcı, iletmek, söz vermek, iddia, sorumlu/hesap verebilir/yatkın, şiddetle arzu etmek veya heveslendirmeksiz sanmıştınız
13اَلَّنْellen
14نَجْعَلَnec'ǎleج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamaktayin etmeyeceğimizi
15لَكُمْlekumsize
16مَوْعِدًاmev'ǐdenو ع دsöz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre)bir vade

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hepsi de saf saf Rabbine arz edilir, andolsun ki der, önce nasıl yarattıysak sizi öylece geldiniz tapımıza; size muayyen bir zaman tâyin etmedik mi sandınız?

Abdulkadir Gölpınarlı

Hepsi de saf saf Rabbine arz edilir, andolsun ki der, önce nasıl yarattıysak sizi öylece geldiniz tapımıza; size muayyen bir zaman tâyin etmedik mi sandınız?

Adem Uğur

Ve hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır: Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size vâdedilenlerin tahakkuk edeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?

Ahmed Hulusi

Saf saf Rablerine arz olunmuşlardır (inanç mertebelerine göre yer alırlar)! Andolsun ki, sizi ilk yarattığımız gibi (bilinç karışıklığından arınmış, saf şuurlar olarak) bize geldiniz. . . Belki siz, sizin için böyle bir aşamayı oluşturmayacağımızı sandınız!

Ahmet Tekin

Hepsi saf halinde, sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılacaklar. Allah onlara: 'Andolsun ki, sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size va’dedilenlerin gerçekleşeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?' buyuracak.

Ahmet Varol

Saflar halinde Rabbine sunulurlar. 'Andolsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi bize geldiniz. Hayır, sizin için buluşma vakti belirlemeyeceğimizi sanmıştınız (değil mi)?'

Ali Bulaç

Onlar senin Rabbine sıra sıra sunulmuşlardır. Andolsun, siz ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş oldunuz. Hayır, bizim size bir kavuşma zamanı tesbit etmediğimizi sanmıştınız değil mi?

Ali Fikri Yavuz

Onlar, saf halinde Rabbine arzedilmişlerdir. (Sonra onlara şöyle denir): Yemin olsun ki, sizi ilk önce yarattığımız gibi (çıplak olarak) bize geldiniz. Fakat, size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmiyeceğiz, sanmıştınız; değil mi?

Ali Rıza Safa

Ve sıralanarak, Efendine sunulacaklar. "Gerçek şu ki, sizi ilk kez yarattığımız gibi geldiniz!" "Hayır! Sizin için bir zaman belirlemeyeceğimizi sanmıştınız!"

Bayraktar Bayraklı

İnsanlar, sıra sıra Rabblerinin huzuruna çıkarılırlar. Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz. Fakat, size bir buluşma sözü vermediğimizi sanmıştınız, değil mi?

Bekir Sadak

Dizi dizi Rabbine sunulduklarinda onlara: «And olsun ki, sizi ilk defa yarattigimiz gibi Bize geldiniz. Sizi bir yere toplamak icin soz vermedigimizi iddia etmistiniz degil mi?» denir.

Celal Yıldırım

(Hepsi de) saf saf Rabbınıza arzedilmişlerdir. And olsun ki, sizi ilk yarattığımız gibi bize geldiniz. Ama (ne yazık ki) size va'dimizi gerçekleştirecek bir yer ve zaman belirlemediğimizi iddia edip durdunuz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Artık hepsi sıra sıra rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır (onlara): “Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız gibi (tek başınıza) bize geldiniz. Oysa size asla bir buluşma zamanı tayin etmediğimizi sanmıştınız.”

Diyanet İşleri

Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. Onlara, "Andolsun, sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız" denir.

Diyanet İşleri (eski)

Dizi dizi Rabbine sunulduklarında onlara: 'And olsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi Bize geldiniz. Sizi bir yere toplamak için söz vermediğimizi iddia etmiştiniz değil mi?' denir.

Diyanet Vakfi

Ve hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır: Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Oysa size vâdedilenlerin tahakkuk edeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, saf halinde Rabbine arz edilmişlerdir. Allah, onlara şöyle diyecektir: «Şüphesiz sizi ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz. Fakat, size kıyamet için yaptığımız vaadi yerine getirmeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hepsi saf saf Rabbine arzedilecekler; (O da şöyle) buyurur: "İşte andolsun ki, ilk önce yarattığımız gibi bize geldiniz; fakat siz va'd ettiğimiz zamanı gerçekleştiremeyeceğimizi sanmıştınız, değil mi?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve hepsi saffolarak Rabbına arz edilmişlerdir, işte buyurur celalim hakkı için ilk def'a yarattığımız gibi bize geldiniz, fakat size hiç bir mev'id yapmıyacağız zuummetmiştiniz değilmi

Erhan Aktaş

Saf saf Rabb'ine arz olunacaklar. "Ant olsun ki siz, ilk yarattığımız gibi Bize geldiniz. Hayır, size yaptığımız uyarıları, gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Saf saf Rabb'ine arz olunacaklar. "Ant olsun ki siz, ilk yarattığımız gibi Bize geldiniz. Hayır, size yaptığımız uyarıları, gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Saf saf Rabb'ine arz olunacaklar. Ant olsun ki siz, ilk yarattığımız gibi Bize geldiniz. Hayır, size yaptığımız uyarıları, gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz.

Fizilal-il Kuran

Hepsi sıra sıra Rabb'inin huzuruna çıkarılırlar. Onlara «Tıpkı ilk yarattığımızda olduğunuz gibi şimdi karşımıza çıktınız. Oysa benimle hiç karşılaşmayacağınızı sanmıştınız» denir.

Gültekin Onan

Onlar senin rabbine sıra sıra sunulmuşlardır. Andolsun, siz ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş oldunuz. Hayır, bizim size bir kavuşma zamanı tesbit etmediğimizi sanmıştınız değil mi?

Hamdi Döndüren

Ve hepsi saflar halinde senin Rabbinin huzuruna çıkarılmışlardır. “Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (tek başınıza) bize geldiniz! Oysa sizin için bir buluşma zamanı belirlemediğimizi sanmıştınız!”

Hasan Basri Çantay

Hepsi saf (lar) haaline Rabbine arz edilmişlerdir. Andolsun ki sizi ilk defa yaratdığımız gibi bize geldiniz. Hayır, size va'dimizi yerine getirecek bir zaman ta'yin etmediğimizi sandınız değil mi?

Hasib Asutay

Ve Rabbine sıra sıra sunulmuşlardır. Andolsun sizi ilk defa yarattığımız gibi bize geldiniz. (12) Oysa siz, sizin için hesaba çekileceğiniz bir zaman belirlemediğimizi sanmıştınız! (13) (12. Çıplak, malsız ve çocuksuz.) (13. Yeniden dirilme zamanı.)

Hayrat Neşriyat

Ve (hepsi) sıra sıra Rabbinin huzûruna arz olunmuş (çıkarılmış)lardır. (Onlara:)'And olsun ki, sizi ilk def'a yarattığımız gibi (çıplak ve hiçbir şeye sâhip olmayarak) bize geldiniz. Hayır! Size (söylenenlerin gerçekleşeceği) bir va'd zamânı(nı) aslâ ta'yîn etmediğimizi sanmıştınız, değil mi?' (denir).

İbni Kesir

Saflar halinde Rabbına sunulduklarında onlara: Andolsun ki; sizi ilk kez yarattığımız gibi Bize geldiniz. Sizi toplamak için bir söz vermediğimizi iddia etmiştiniz değil mi?

Mehmet Okuyan

Hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna çıkarılacak ve (kendilerine) şöyle denecektir: “Şüphesiz ki sizi ilk yarattığımız şekilde bize geldiniz. Aslında sizin için böyle bir buluşmayı asla gerçekleştiremeyeceğimizi sanmıştınız.”

Muhammed Esed

Ve dizi dizi Rablerinin huzuruna çıkarıldıklarında (Rableri onlara şöyle diyecek:) "İşte, sizi ilk kez yarattığımız günkü gibi (bütünüyle yapayalnız ve boyun eğmiş olarak) huzurumuza geldiniz; oysa, sizin için böyle bir buluşmayı gerçekleştirmeyeceğimizi sanıyordunuz hep!"

Mustafa İslamoğlu

Sonunda saf halinde Rabbinin huzuruna çıkarıldıklarında: "İşte, nihayet sizi ilk yarattığımız günkü gibi Bize geldiniz; fakat (dünyadayken) sizin için böylesi bir buluşmayı gerçekleştiremeyeceğimizi düşünüyordunuz!" (denilecek).

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve Rabbine bir saf olarak arzedilmişlerdir. Muhakkak ki siz, kendinizi ilk defa yarattığımız gibi Bize gelmiş oldunuz. Hayır. Siz zû'm etmiş idiniz ki, sizin için hiçbir mev'id tayin etmeyeceğiz.

Ömer Öngüt

Hepsi saf saf Rabbinin huzuruna arzedilirler. “Andolsun ki sizi ilk defasında yarattığımız şekilde bize geldiniz. Halbuki siz, vâdedilenlerin gerçekleşeceği bir zaman tayin etmediğimizi sanmıştınız. ”

Suat Yıldırım

Hepsi sıra sıra Rabbinin huzuruna arz olundular. Ve şöyle nida edildi onlara: "İlkin sizi nasıl yarattıksa, aynen o şekilde Biz’e döndünüz. Siz ise, böyle bir buluşma belirlemediğimizi iddia ederdiniz değil mi?"

Süleyman Ateş

Ve hepsi sıra sıra senin Rabbine sunulmuşlardır: "Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi (çırılçıplak, yalnız, malsız, mülksüz) bize geldiniz! Oysa siz, size (yaptıklarınızdan hesap sorulacak) bir zaman tayin etmeyeceğimizi sanmıştınız!"

Süleymaniye Vakfı

Saf saf Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. (Onlara şöyle denir:) "Karşımıza, sizi ilk yarattığımız gibi (tek başınıza) geldiniz. Oysa bizim sizin için buluşma yeri ve zamanı belirlemediğimizi iddia etmiştiniz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanlar sıralar halinde Rabbinin huzuruna çıkarılırlar. (Onlara denir ki) "Karşımıza, ilk yarattığımız gibi (tek tek) geldiniz. Aslında sizin için buluşma yeri ve zamanı belirlemeyeceğimizi sanmıştınız."

Şaban Piriş

Saf saf Rablerinin huzuruna arz edilirler. -İlk defa sizi yarattığımız gibi yine bize geldiniz. Oysa sizi toplayacağımıza dair bir söz vermediğimizi iddia etmiştiniz.

Tefhim-ul Kuran

Onlar senin Rabbine sıra sıra sunulmuşlardır. Andolsun, sizi ilk defa yarattığımız gibi bize gelmiş oldunuz. Hayır, siz, bizim size bir kavuşma zamanı tesbit etmediğimizi sanmıştınız değil mi?

Ümit Şimşek

Hepsi saf saf Rabbine arz olunur. İlk önce sizi nasıl yarattıysak, öylece huzurumuza gelmişsinizdir. Halbuki size olan vaadimiz için bir zaman belirlemediğimizi sanıyordunuz.

Yaşar Nuri Öztürk

Hepsi, saflar halinde Rabbine arz edilmiştir. Yemin olsun, sizi ilk kez yarattığımız gibi yine bize geldiniz. Ama siz, sizin için hesabın görüleceği bir zaman belirlemeyeceğimizi sanmıştınız.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar Rəbbinin hüzurunda səf-səf duracaqlar. Biz deyəcəyik: “Hüzurumuza sizi ilk dəfə yaratdığımız kimi gəldiniz. Amma siz elə güman edirdiniz ki, Biz sizə müəyyən bir vaxt təyin etməyəcəyik”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar Rəbbinin hüzuruna çərgə-cərgə (səf-səf) gətiriləcəklər. (Onlara belə deyiləcək:) ″Siz Bizim yanımıza sizə ilk dəfə yaratdığımız kimi (lüt-üryan, mal-dövlətsiz) gəldiniz. Lakin siz elə güman edirdiniz ki, Biz sizə verdiyimiz vəʼdi (öləndən sonra diriləcəyinizi) yerinə yetirməyəcəyik!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden in Reihen Gott vorgeführt werden, Der ihnen sagen wird: ʺNun seid ihr zu Uns zurückgekommen, wie Wir euch zum erstenmal erschufen. Ihr habt behauptet, daß Wir euch zum festgesetzten Zeitpunkt nicht auferwecken und zusammenführen werden.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

und (da) sie deinem Herrn in Reihen vorgeführt werden: ʺNun seid ihr zu Uns gekommen, so wie Wir euch das erste Mal erschaffen haben. Ihr aber habt behauptet, Wir würden für euch keine (letzte) Verabredung festlegen.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie werden in Reihen vor deinen Herrn geführt: ʺNun seid ihr zu Uns gekommen, so wie Wir euch erstmals erschufen. Ihr aber dachtet, Wir würden euch nie einen Termin der Erfüllung setzen.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie werden in Reihen deinem HERRN vorgestellt: ʺGewiß, bereits seid ihr zu Uns gekommen, wie WIR euch das erste Mal erschufen. Nein, sondern ihr habt behauptet, daß WIR für euch niemals einen Termin bestimmen werden.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

They shall be ranked before Allah in rows and be told: "Now you have come back to Us as bare, open to view and unprotected as We created you in the beginning, yet you presumed earlier upon Providence and took for granted that We would not predetermine for you a point of time".

Abdul Haleem

They will be lined up before your Lord: ‘Now you have come to Us as We first created you, although you claimed We had not made any such appointment for you.’

Abdullah Yusuf Ali

And they will be marshalled before thy Lord in ranks, (with the announcement), "Now have ye come to Us (bare) as We created you first: aye, ye thought We shall not fulfil the appointment made to you to meet (Us)!":

Abul A'la Maududi

They shall be brought before your Lord, all lined up, and shall be told: "Now, indeed, you have come before Us in the manner We created you in the first instance, although you thought that We shall not appoint a tryst (with Us)."

Aisha Bewley

they will be paraded before your Lord in ranks: ‘You have come to Us just as We created you at first. Yes indeed! Even though you claimed that We would not fix a time with you.’

Al-Hilali & Khan

And they will be set before your Lord in (lines as) rows, (and Allâh will say): "Now indeed, you have come to Us as We created you the first time. Nay, but you thought that We had appointed no meeting for you (with Us)."

Ali Quli Qarai

They will be presented before your Lord in ranks: ‘Certainly you have come to Us just as We created you the first time. Rather you maintained that We shall not appoint a tryst for you.’

Amatul Rahman Omar

And they shall be presented before your Lord ranged in rows, (and it will be said to them,) `Now certainly you have come to Us (no better than) We created you the first time. But you had thought that We would appoint for you no time for the fulfillment of (Our) promise.'

Arthur John Arberry

and they shall be presented before their Lord in ranks -- 'You have come to Us, as We created you upon the first time; nay, you asserted We should not appoint for you a tryst. '

Bijan Moeinian

They will stand in front of your lords in a row. Then I will say: "Now back to when I created you. This is what you claimed will never take place.

E. Henry Palmer

Then shall they be presented to thy Lord in ranks. - Now have ye come to us as we created you at first! nay, but ye thought that we would never make our promise good!

Edip-Layth

They are displayed before your Lord as a column: "You have come to Us as We had created you the first time. No, you claimed We would not make an appointment for you!"

George Sale

And they shall be set before thy Lord in distinct order, and He shall say unto them, now are ye come unto us naked, as We created you the first time: But ye thought that We should not perform our promise unto you.

Hamid S. Aziz

And (think about) the Day when We will remove the mountains, and you shall see the whole earth emerging (or laid level); and We will gather them all, leaving out none.

Mahmoud Ghali

And they are set before your Lord in ranks, "Indeed you have readily come to Us as We created you the first time; no indeed, you asserted that We would never make for you an appointment. "

Marmaduke Pickthall

And they are set before thy Lord in ranks (and it is said unto them): Now verily have ye come unto Us as We created you at the first. But ye thought that We had set no tryst for you.

Mohamed Ahmed - Samira

They will be arraigned before their Lord row on row, (and He will say): "Well, you have come to Us as We had first created you, even though you imagined We had fixed no time for this meeting. "

Muhammad Asad

And they will be lined up before thy Sustainer, [and He will say:] "Now, indeed, you have come unto Us [in a lonely state], even as We created you in the first instances - although you were wont to assert that We would never 'appoint for you a meeting [with Us]!"

Mustafa Khattab

They will be presented before your Lord in rows, ˹and the deniers will be told,˺ "You have surely returned to Us ˹all alone˺ as We created you the first time, although you ˹always˺ claimed that We would never appoint a time for your return."

Progressive Muslims

And they are displayed before your Lord as a column: "You have come to Us as We had created you the first time. No, you claimed We would not make for you an appointed time!"

Sahih International

And they will be presented before your Lord in rows, [and He will say], "You have certainly come to Us just as We created you the first time. But you claimed that We would never make for you an appointment."

Sam Gerrans

And they will be set before thy Lord in ranks: “You have come to Us as We created you the first time; yet you claimed that We would never make an appointment for you!”

Shabbir Ahmed

All mankind will be one, as they were in the beginning (2:213). Before their Lord total equity will prevail as if all were lined up before Him (10:19). "Now, indeed, you have come to Us just as the initial state after We created you. This is so, although you thought that We had not set it to happen."

Syed Vickar Ahamed

And they will be brought up before your Lord in ranks (Allah will say): "Now you have come to Us as We had created you the first time: Yes, you thought We shall not fulfill the appointment made for you to meet (Us)!"

Taqi Usmani

And they shall be presented lined-up before your Lord. (It will be said to them,) "Lo! You have come to Us just as We had created you for the first time, while you claimed that We would not make any appointed time for you."

The Monotheist Group

And they are displayed before your Lord as a column: "You have come to Us as We had created you the first time. No, you claimed We would not makefor you an appointed time!"

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils seront présentés en rangs devant ton Seigneur. ʺVous voilà venus à Nous comme Nous vous avons créés la première fois. Pourtant vous prétendiez que Nous ne remplirions pas Nos promessesʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Hemû pevre sef bi sef ji Xwedayê te re hatine rapêşkirin. Sond be, ka çawa me cara pêşîn (tazî, pêxwas, bê mal û zarok) hûn afirandibûn, her wisa careke din hûn ê bêne ber destên me. Lê we hizir dikir ku em ê ji we re civanekî (saxkirina piştî mirinê) daneyînin?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij worden voor jouw Heer in een rij voorgeleid: ʺJullie bent tot Ons gekomen zoals Wij jullie de eerste maal geschapen hebben. Toch beweerden jullie dat Wij voor jullie geen aangewezen tijdstip hadden vastgesteld.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zullen in duidelijke orde voor uwen Heer worden geplaatst en hij zal tot hen zeggen: Thans zijt gij naakt tot ons gekomen, zooals wij u de eerste maal schiepen; maar hij dacht, dat wij onze belofte niet aan u zouden vervullen.

Hollandaca — Siregar

En zij zullen voor jouw Heer in rijen opgesteld worden (en Allah zal tot hen zeggen). ʺVoorzeker, jullie zijn tot Ons gekomen zoals Wij jullie de eerste keer schiepen. Jullie vermoedden zelfs dat Wij de afspraak met jullie nooit zouden maken.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И будут представлены (все) они твоему Господу рядами. (И будет сказано неверующим): «Вот вы пришли к Нам (для получения расчета и воздаяния), как Мы сотворили вас в первый раз [босыми и нагими, без имущества и детей]. Вы же (в земной жизни) утверждали, что Мы не назначим вам определенного срока (для воскрешения, расчета и воздаяния)».

Rusça — Osmanov

И они предстанут перед Господом твоим, выстроившись в ряд, [и будет им сказано]: ʺВы пришли такими, какими Мы сотворили вас изначально, хотя вы и твердили, что не предстанете [перед Нами] никогдаʺ.