Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).
فَضَرَبْنَا عَلٰٓى اٰذَانِهِمْ فِي الْكَهْفِ سِنِينَ عَدَدًا
fe Derabnā ǎlā āƶānihim fī l-kehfi sinīne ǎdeden
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onları bir uykuya daldırdık, yıllarca hiçbir şey duymadılar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onları bir uykuya daldırdık, yıllarca hiçbir şey duymadılar.
Adem Uğur
Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)
Ahmed Hulusi
Bu sebeple uzun yıllar o mağarada onların kulakları üzerine vurduk (algılamalarını dünyaya kapadık, uyuttuk).
Ahmet Tekin
Bunun üzerine, biz de o mağarada, nice yıllar, dışardan gelecek seslere, onların kulaklarını kapattık. Onları derin uykuya daldırdık.
Ahmet Varol
Bunun üzerine mağarada nice yıllar onları ağır bir uykuya daldırdık.
Ali Bulaç
Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).
Ali Fikri Yavuz
Bunun üzerine, nice seneler mağarada üzerlerine uyku bıraktık ve kendilerini (üç yüz dokuz yıl) uyuttuk.
Ali Rıza Safa
Bunun üzerine, onların kulaklarını, büyük mağarada yıllarca kapalı tuttuk.
Bayraktar Bayraklı
Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk/onları uykuya daldırdık.
Bekir Sadak
(11-12) Magaranin icinde onlari yillarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamis oldugunu belirtmek icin onlari uyandirdik.*
Celal Yıldırım
Bu sebeple mağarada nice yıllar onların kulakları üzerine (duymamaları için engel) koyduk.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Bunun üzerine biz de onları o mağarada yıllarca derin bir uykuya daldırdık.
Diyanet İşleri
Bunun üzerine biz de nice yıllar onların kulaklarını (dış dünyaya) kapattık (Onları uyuttuk).
Diyanet İşleri (eski)
(11-12) Mağaranın içinde onları yıllarca uyuttuk; sonra, iki taraftan hangisinin bekledikleri sonucu iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları uyandırdık.
Diyanet Vakfi
Bunun üzerine biz de o mağarada onların kulaklarına nice yıllar perde koyduk (uykuya daldırdık.)
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Bunun üzerine biz de kulaklarını tıkayarak mağarada onları yıllarca uyuttuk.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Bunun üzerine yıllarca mağarada kulakları üzerine vurduk (uyuttuk).
Elmalılı Hamdi Yazır
Bunun üzerine müteaddid seneler kehifte kulakları üzerine vurduk
Erhan Aktaş
Böylece onları yıllar yılı mağarada dış dünyadan habersiz yaptık.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Böylece onları yıllar yılı mağarada dış dünyadan habersiz yaptık.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Böylece onları yıllar yılı dış dünyadan habersiz yaptık.
Fizilal-il Kuran
Bunun üzerine onları mağarada yıllarca uykuya yatırdık.
Gültekin Onan
Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına vurduk (derin bir uyku verdik).
Hamdi Döndüren
Bunun üzerine nice yıllar, onların kulaklarına (ağırlık) vurduk (onları derin bir uykuya daldırdık).
Hasan Basri Çantay
Bunun üzerine biz nice yıllar mağarada onların kulaklarına (perde) vurduk.
Hasib Asutay
Bunun üzerine biz de o mağara da (onların) kulaklarına nice yıllar (perde) vurduk. (3) (3. Yani yıllarca tam bir sükûnet içinde uyuttuk.)
Hayrat Neşriyat
Bunun üzerine o mağarada kulaklarına nice yıllar (perde) vurduk (uykuya daldırdık).
İbni Kesir
Bunun üzerine yıllarca mağarada onların kulaklarına perde vurduk.
Mehmet Okuyan
Biz de senelerce o mağarada onların kulaklarına perde yerleştirmiştik (onları uykuya daldırmıştık).
Muhammed Esed
Biz de bunun üzerine mağarada onların kulaklarını yıllarca (dış dünyaya) kapalı tuttuk,
Mustafa İslamoğlu
Bunun üzerine Biz de kulaklarına, yıllar boyu onları (dış dünyaya) kapatan bir (mühür) vurduk.
Ömer Nasuhi Bilmen
Bunu müteakip onları kulakları üzerine mağarada senelerce (perde) vurmuş olduk.
Ömer Öngüt
Bunun üzerine biz de mağarada nice yıllar onların kulaklarına perde koyduk.
Suat Yıldırım
Bunun üzerine mağarada onları uykuya daldırdık. Nice yıllar öylece kaldılar.
Süleyman Ateş
Bunun üzerine mağarada nice yıllar onların kulaklarına ağırlık vurduk (onları derin bir uykuya daldırdık)
Süleymaniye Vakfı
Biz de bunun üzerine o mağarada onların kulaklarını nice yıllar tıkalı tuttuk /onları derin bir uykuya daldırdık.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Sonra o mağarada, kulakları üstünde yıllar yılı kalacak bir kalkan oluşturduk (da derin uykuya daldılar.)
Şaban Piriş
(11-12) Mağarada onları yıllarca uyuttuk. Sonra iki gruptan hangisinin bekledikleri sonucu daha iyi hesaplamış olduğunu belirtmek için onları kaldırdık.
Tefhim-ul Kuran
Böylelikle mağarada yıllar yılı onların kulaklarına (ağır bir uyku) vurduk.
Ümit Şimşek
Biz de onları mağarada pek çok seneler boyunca uyuttuk.
Yaşar Nuri Öztürk
Bunun üzerine birçok yıl boyunca mağarada onların kulakları üzerine ağırlık vurduk.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz mağarada onların qulaqlarını illərlə qapalı saxladıq (onları yuxuya verdik).
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Biz onları mağarada illərlə (üç yüz doqquz il) yuxuya verdik.
Almanca (3)
Almanca — Der Edle Quran
Da ließen Wir sie in der Höhle für eine Anzahl von Jahren in Dauerschlaf fallen.
Almanca — M. A. Rassoul
Sodann versiegelten Wir in der Höhle ihre Ohren für eine Anzahl von Jahren.
Almanca — Muhammad Zaidan
Dann richteten WIR auf ihre Ohren (etwas Abtrennendes) in der Höhle ein, für abgezählte Jahre.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
We, in response, struck them deaf and induced them to sleep for a number of years.
Abdul Haleem
We sealed their ears [with sleep] in the cave for years.
Abdullah Yusuf Ali
Then We draw (a veil) over their ears, for a number of years, in the Cave, (so that they heard not):
Abul A'la Maududi
We lulled them to sleep in that cave for a number of years
Aisha Bewley
So We sealed their ears with sleep in the cave for a number of years.
Al-Hilali & Khan
Therefore We covered up their (sense of) hearing (causing them to go in deep sleep) in the Cave for a number of years.
Ali Quli Qarai
So We put them to sleep in the Cave for several years.
Amatul Rahman Omar
So We sealed up their ears (to cut them off from the outside world) in their Place of Refuge for (only) a number of years.
Arthur John Arberry
Then We smote their ears many years in the Cave.
Bijan Moeinian
I answered their prayer and put them to a comma for several years.
E. Henry Palmer
And we struck their ears (with deafness) in the cave for a number of years.
Edip-Layth
So We sealed upon their ears in the cave for a number of years.
George Sale
Wherefore We struck their ears with deafness, so that they slept without disturbance in the cave for a great number of years:
Hamid S. Aziz
And We struck their ears (with deafness) in the cave for a number of years.
Mahmoud Ghali
Then We struck upon their ears for a (great) number of years in the cave.
Marmaduke Pickthall
Then We sealed up their hearing in the Cave for a number of years.
Mohamed Ahmed - Samira
We sealed off their ears in the cave for a number of years,
Muhammad Asad
And thereupon We veiled their ears in the cave for many a year,
Mustafa Khattab
So We caused them to fall into a dead sleep[1] in the cave for many years,
Progressive Muslims
So We sealed upon their ears in the cave for a number of years.
Sahih International
So We cast [a cover of sleep] over their ears within the cave for a number of years.
Sam Gerrans
Then smote We their ears in the cave a number of years.
Shabbir Ahmed
And thereupon We veiled their ears in the Cave for some years. (They remained isolated, hiding from the soldiers of Emperor Decius during his reign, 249-251 C.E.).
Syed Vickar Ahamed
Therefore We drew (a veil) over their ears, for a number of years, in the Cave, (so that they did not hear):
Taqi Usmani
So, We sealed up their hearing (putting them to sleep) in the Cave for a number of years.
The Monotheist Group
So We sealed their ears in the cave for many years.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Alors, Nous avons assourdi leurs oreilles, dans la caverne pendant de nombreuses années.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Vêca Me çend salan di şikeftê de perdeya xewê danî ser guhên wan (û me ew di xew re birin).
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En Wij bedekten in de grot hun oren voor een aantal jaren.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Daarom sloegen wij hunne ooren met doofheid, zoodat zij gedurende een groot aantal jaren zonder stoornis in de spelonk sliepen.
Hollandaca — Siregar
En tom brachten Wij in de Grot een sluier over hen aan (zodat zij sliepen), voor een bepaald aantal jaren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И Мы закрыли их уши [погрузили в глубокий сон] в пещере на многие годы.
Rusça — Osmanov
Мы погрузили их в сон в пещере на долгие годы.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Därpå tillslöt Vi deras öron i grottan under många år,