İsra Suresi 92. Ayet — Elfaz
(90-93) Dediler ki: "Yerden bize bir pınar fışkırtmadıkça; yahut senin hurmalardan, üzümlerden oluşan bir bahçen olup, aralarından şarıl şarıl ırmaklar akıtmadıkça; yahut iddia ettiğin gibi, gökyüzünü üzerimize parça parça düşürmedikçe; yahut Allah'ı ve melekleri karşımıza getirmedikçe; yahut altından bir evin olmadıkça; ya da göğe çıkmadıkça sana asla inanmayacağız. Bize gökten okuyacağımız bir kitap indirmedikçe göğe çıktığına da inanacak değiliz." De ki: "Rabbimi tenzih ederim. Ben ancak resul olarak gönderilen bir beşerim."
1اَوْevyahutBağlaç
2تُسْقِطَtusḳiTadüşürmelisinMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıس ق طDüşmek, düşürmek, yere serilmek, inmek, alçalmak, değerini yitirmek, çökmek, başarısız olmak, hükümsüz kalmak, iptal olmak, yıkılmak, ölmek, sönmek
3السَّمَاءَs-semāegöktenMarife (Belirlilik Takısı)+İsimس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)
4كَمَاke māgibiHarf-i Cer+Masdar Harfi
5زَعَمْتَzeǎmtezannettiğinMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabز ع مİddia etmek, taşıyıcı, iletmek, söz vermek, iddia, sorumlu/hesap verebilir/yatkın, şiddetle arzu etmek veya heveslendirmek
6عَلَيْنَاǎleynāüzerimizeHarf-i Cer+Zamir
8اَوْevyahutBağlaç
9تَأْتِيَte'tiyegetirmelisinMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmek
10بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ıHarf-i Cer+Lafza-i Celal
11وَالْمَلٰٓئِكَةِve l-melāiketive melekleriBağlaç+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.