İsra Suresi 74. Ayet — Elfaz
Eğer biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin.
1وَلَوْلَاve levlāeğer olmasaydıkBağlaç+Şart Edatı
2اَنْenMasdar Harfi
3ثَبَّتْنَاكَṧebbetnākebiz seni sağlamlaştırmışMazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayr · Tef'îl Bâbıث ب تSağlam/kararlı/sabit/kurulu olmak, bir yerde kalmak, yapmakta sebat etmek, devam etmek/dayanmak. Güçlendirmek/sağlamlaştırmak/pekiştirmek. Kararlılık, istikrar, sağlam yerleşmiş. Sağlam bir şekilde sabit kalan, sağlam, kararlı. Teyit etmek/kurmak, kararlı. Teyit, kurma. Teyit etmek, bağlı tutmak, hapsetmek, kısıtlamak (örneğin bir işi yapmaktan). Bir şeyi doğru veya geçerli kılmak, bir şeyi zorunlu kılmak, kalıcılık, kesinlik, kurulu olma durumu.
4لَقَدْle ḳadgerçektenLam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
5كِدْتَkidteneredeyseMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Muhatabك و دneredeyse, az daha (?)
6تَرْكَنُterkenuyanaşacaktınMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Muhatabر ك نDayanmak, güvenmek, itimat etmek. Rükun - destek, dayanak, bir şeyin üzerine oturduğu sağlam kısım, sütun, temel taşı, mahkeme, güç ve kudret gururu, direniş, akrabalar veya kabile, parti, kendisiyle güçlenilen kişi, soylu veya yüksek mevkideki kişi, kişiyi güçlendiren şey.
7اِلَيْهِمْileyhimonlaraHarf-i Cer+Zamir
8شَيْـًٔاşey'enİsimش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafiş