Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.

وَاِنْ مِنْ قَرْيَةٍ اِلَّا نَحْنُ مُهْلِكُوهَا قَبْلَ يَوْمِ الْقِيٰمَةِ اَوْ مُعَذِّبُوهَا عَذَابًا شَدِيدًا كَانَ ذٰلِكَ فِي الْكِتَابِ مَسْطُورًا

ve in min ḳaryetin illā neHnu muhlikūhā ḳable yevmi l-ḳiyāmeti ev muǎƶƶibūhā ǎƶāben şedīden kāne ƶālike fī l-kitābi mesTūran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنْve inyoktur ki
2مِنْminhiçbir
3قَرْيَةٍḳaryetinق ر يBir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek.kent
4اِلَّاillāancak
5نَحْنُneHnubiz
6مُهْلِكُوهَاmuhlikūhāه ل كÖlmek, yok olmak, ziyan olmak, kaybolmak, yıkılmak, bozulmak.onu yok ederiz
7قَبْلَḳableق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönce
8يَوْمِyevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününden
9الْقِيٰمَةِl-ḳiyāmetiق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkıyamet
10اَوْevyahut
11مُعَذِّبُوهَاmuǎƶƶibūhāع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12ona azab ederiz
12عَذَابًاǎƶābenع ذ بcezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel, erişilemez olmak, önlemek. adhb - lezzetli, tatlı (genellikle su), ör: 25:53, 35:12azap ile
13شَدِيدًاşedīdenش د دsıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad & ashidda'u) - büyük, sağlam, katı, şiddetli, güçlü, zorlu, sert, kudretli, korkunç, ciddi, üzücü, cimri, pintilik. (fa'iil ve fiaal formlarındaki sıfatlar hem eril hem dişil için aynı şekilde kullanılır): ashuddun: tam güç yaşı, olgunluk. ishtadda (fiil 8) - şiddetle davranmak, sertleşmek.şiddetli bir
14كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
15ذٰلِكَƶālikeBu
16فِي
17الْكِتَابِl-kitābiك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitapta
18مَسْطُورًاmesTūranس ط رSatır, çizgi çekmek, yazı yazmak, dizmek, sıralamak, bir çizgi üzerine düzenlemek, yatay olarak sıralanmış şeyleryazılmıştır

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hiçbir şehir yoktur ki biz o şehri, kıyâmetten önce helâk edip hâk ile yeksan etmeyelim, yahut şiddetli bir azâba uğratmayalım. Bu, kitapta yazılmıştır, taktîr edilmiştir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hiçbir şehir yoktur ki biz o şehri, kıyâmetten önce helâk edip hâk ile yeksan etmeyelim, yahut şiddetli bir azâba uğratmayalım. Bu, kitapta yazılmıştır, taktîr edilmiştir.

Adem Uğur

Ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helâk edecek veya en çetin bir şekilde azaplandıracağız. Bu, Kitap'ta (levh-i mahfuz'da) yazılıdır.

Ahmed Hulusi

Hiçbir ülke yoktur ki, kıyamet sürecinden önce, biz onun yok edicileri yahut da şiddetli bir azap ile azap edicileri olmayalım! İşte bu, Kitap'ta (İLİM mertebesinde - Sünnetullah'ta - levhi mahfuz'da) detaylarıyla yazılmıştır.

Ahmet Tekin

Kıyamet gününden önce, bizim kesinkes helâk etmeyeceğimiz veya ağır bir ceza ile cezalandırmayacağımız hiçbir memleket yoktur. Bu, sicilde, bilgi işlem merkezinde, Levh-i Mahfuz’da yazılmıştır.

Ahmet Varol

Bizim kıyamet gününden önce helak etmeyeceğimiz veya şiddetli bir azabla azaplandırmayacağımız hiç bir ülke (memleket) yoktur. Şüphesiz bu, Kitap'ta [2] yazılıdır.

Ali Bulaç

Hiç bir ülke (veya şehir) olmasın ki, kıyamet gününden önce biz onu (ya) bir yıkıma uğratacağız veya onu şiddetli bir azabla azablandıracağız; bu (muhakkak) o kitapta yazılıdır.

Ali Fikri Yavuz

Hiç bir memleket (halkı) yoktur ki, kıyamet gününden önce biz onu (öldürerek) helâk etmiyelim, yahut şiddetli bir azab ile azablandırmıyalım. Bu, Levh-i Mahfuzda yazılıdır.

Ali Rıza Safa

Yeniden Yaratılış Günü'nden önce yıkıma uğratmayacağımız veya yaman bir cezayla cezalandırmayacağımız hiçbir kent yoktur. İşte bu, Kitap'ta kayıtlıdır.

Bayraktar Bayraklı

Ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önce toplumsal bozulmadan dolayı ya helak edecek veya en çetin bir şekilde onlara azap edeceğiz. Bu, kitapta yazılıdır.

Bekir Sadak

Kiyamet gununden once ortadan kaldirmayacagimiz veya cetin azaba ugratmayacagimiz bir sehir yoktur. Bu, kitap'da yazilidir.

Celal Yıldırım

Hiçbir şehir-kasaba yoktur ki, biz onu Kıyametten önce yok etmiyelim veya şiddetli bir azaba uğratmıyalım. Bu, o kitap (Levh-i Mahfûz) da yazılı bulunuyordur.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(Günaha batmış) ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helâk etmiş veya onları çetin bir şekilde azaba uğratmış olacağız. Bu, kitapta yazılıdır.

Diyanet İşleri

Ne kadar memleket varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak edeceğiz, ya da şiddetli bir azapla cezalandıracağız. İşte bu, Kitap'ta (Levh-i Mahfuz'da) yazılmış bulunuyor.

Diyanet İşleri (eski)

Kıyamet gününden önce ortadan kaldırmayacağımız veya çetin azaba uğratmayacağımız bir şehir yoktur. Bu, Kitap'da yazılıdır.

Diyanet Vakfi

Ne kadar ülke varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helâk edecek veya en çetin bir şekilde azaplandıracağız. Bu, Kitap'ta (levh-i mahfuz'da) yazılıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hiç bir şehir (halkı) yoktur ki, kıyamet gününden önce biz onu helak etmeyelim, yahut şiddetli bir azab ile azablandırmayalım. Bu, Kitap'ta (Levh- i Mahfuzda) yazılıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hiçbir memleket yoktur ki, Biz onu kıyamet gününden önce helak etmeyelim veya şiddetli bir azap ile cezalandırmayalım; Kitab' da bu yazılı bulunuyor.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hiç bir memleket de yoktur ki biz onu Kıyamet gününden evvel helak edecek veya şiddetli bir azab ile ta'zib eyliyecek olmıyalım, kitabda bu mestur bulunuyor

Erhan Aktaş

Hiçbir belde yoktur ki, kıyamet gününden önce biz onu yok etmeyelim veya şiddetli bir azap ile azaplandırmayalım. Bu Kitap'ta kayıtlıdır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Hiçbir belde yoktur ki, Kıyamet Günü'nden önce biz onu yok etmeyelim veya şiddetli bir azap ile azaplandırmayalım. Bu Kitap'ta kayıtlıdır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hiçbir belde yoktur ki, Kıyamet Günü'nden önce biz onu yok etmeyelim veya şiddetli bir azap ile azaplandırmayalım. Bu Kitap'ta kayıtlıdır.

Fizilal-il Kuran

Kıyamet gününden önce her şehri ya yıkacak ya da ağır azaba uğratacağız. Bu hüküm kitapta yazılıdır.

Gültekin Onan

Hiç bir ülke (veya şehir) olmasın ki, kıyamet gününden önce biz onu (ya) bir yıkıma uğratacağız veya onu şiddetli bir azabla azablandıracağız; bu (muhakkak) o kitapta yazılıdır.

Hamdi Döndüren

Hiçbir kasaba yoktur ki biz, kıyamet gününden önce, onu yok etmeyelim veya çetin bir cezaya uğratmayalım. Çünkü bunlar kitapta yazılmıştır.

Hasan Basri Çantay

Hiçbir memleket haaric olmamak üzere biz onları kıyamet günündün evvel ya helak edeceyiz, yahud şiddetli bir azab ile azablandıracağız. Bu, o kitabda (böylece) yazılıdır.

Hasib Asutay

Hiçbir şehir yoktur ki biz, kıyamet gününden önce onu yok edecek veya şiddetli bir şekilde azap edecek olmayalım. Bu, kitapta (Levh-i Mahfuz'da) yazılıdır.

Hayrat Neşriyat

Hiçbir şehir yoktur ki, biz kıyâmet gününden önce helâk edicileri veya şiddetli bir azâb ile azâb edicileri olmayalım. Bu, kitabda (Levh-i Mahfûz’da) yazılmıştır.

İbni Kesir

Hiç bir kasaba yoktur ki; kıyamet gününden önce Biz, onu helak edecek veya şiddetli bir azabla azablandıracak olmayalım. Bu, Kitab'da yazılmıştır.

Mehmet Okuyan

(Halkı günaha saplanmış) ne kadar şehir varsa hepsini kıyamet gününden önce ya helak eder ya da şiddetli bir azaba uğratırız. Bu (uygulamamız), Kitapta yazılı bir (hükmümüz)dür.

Muhammed Esed

Ve (unutmayın ki), Kıyamet Günü'nden önce ortadan kaldırmayacağımız ya da (günahkarca gidişinden ötürü) zorlu bir azapla azaplandırmayacağımız bir toplum yoktur; bu (olacakların) hepsi kitabımızda yazılıdır.

Mustafa İslamoğlu

Ve (yoldan çıkmış) hiçbir toplum yoktur ki, Biz onun helakını Kıyamet Günü'nden önce kararlaştırmamış, ya da şiddetli bir azap ile cezalandırmamış olalım: Bu daha baştan kayıt altına alınmış ilahi yasa gereğidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hiçbir ülke yoktur ki, illâ onu Kıyamet gününden evvel Biz ya helâk ederiz veya onu şiddetli bir azap ile muazzep kılarız. Bu, kitapta yazılmış bulunmaktadır.

Ömer Öngüt

Hiçbir memleket hariç olmamak üzere, biz onu kıyamet gününden önce ya helâk ederiz veya onu şiddetli bir azapla cezalandırırız. Bu, kitapta (Levh-i mahfuz'da) yazılıdır.

Suat Yıldırım

Hiç bir şehir yoktur ki kıyamet gününden önce Biz orayı imha etmeyelim veya şiddetli bir azaba uğratmayalım. Bu, kitapta (Levh-i Mahfuz’da) yazılıdır.

Süleyman Ateş

Hiçbir kent yoktur ki biz, kıyamet gününden önce onu yok edecek, yahut ona şiddetli bir şekilde azabedecek olmayalım. Bu, Kitapta yazılmıştır.

Süleymaniye Vakfı

Kıyamet /mezardan kalkış gününden önce yok etmeyeceğimiz ya da çetin bir şekilde cezalandırmayacağımız tek bir yerleşim yeri dahi yoktur! Bunlar, bu Kitapta yazılıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(Mezardan) kalkış gününden önce etkisizleştirmeyeceğimiz ya da çetin bir azaba uğratmayacağımız kent yoktur. Bunlar, o Kitapta yazılıdır.

Şaban Piriş

Kıyamet gününden önce helak etmeyeceğimiz veya şiddetli bir azapla cezalandırmayacağımız bir ülke yoktur. Kitapta yazılı olan işte budur.

Tefhim-ul Kuran

Hiç bir ülke (veya şehir) olmasın ki, kıyamet gününden önce biz onu (ya) bir yıkıma uğratacağız veya onu şiddetli bir azabla azablandıracağız; bu (muhakkak) o kitapta yazılıdır.

Ümit Şimşek

Hiçbir belde yoktur ki, kıyamet gününden önce onu yok etmiş veya şiddetli bir azaba uğratmış olmayalım. Bu, kitapta böylece yazılmıştır.

Yaşar Nuri Öztürk

Hiçbir kent/medeniyet dışta kalmamak üzere, kıyamet gününden önce hepsini ya helak edeceğiz yahut da şiddetli bir azapla azaplandıracağız. İşte bu, Kitap'ta satır satır yazılmış bulunuyor.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Elə bir məmləkət yoxdur ki, Qiyamət günündən əvvəl Biz onu məhv etməyək və ya onu şiddətli əzaba düçar etməyək. Bu, Kitabda yazılmışdır.

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Und es gibt keine Stadt, die Wir nicht vor dem Tag der Auferstehung vernichten oder mit strenger Strafe strafen werden. Dies steht im Buch (der Vorsehung) verzeichnet.

Almanca — M. A. Rassoul

Es gibt keine Stadt, die Wir nicht vor dem Tage der Auferstehung vernichten oder der (Wir) keine strenge Strafe auferlegen werden. Das ist in dem Buche niedergeschrieben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und es gibt keine Ortschaft, ohne daß WIR sie vor dem Tag der Auferstehung zugrunde richten werden oder daß WIR sie einer harten Peinigung unterziehen werden. Dies ist in der Schrift längst niedergeschrieben.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There is not one single town but shall suffer destruction before The Day of Judgement or We make them suffer the torment We lay upon the damned, an ordinance that has been decreed and entered in the archetypal Book.

Abdul Haleem

there is no community We shall not destroy, or punish severely, before the Day of Resurrection- this is written in the Book.

Abdullah Yusuf Ali

There is not a population but We shall destroy it before the Day of Judgment or punish it with a dreadful Penalty: that is written in the (eternal) Record.

Abul A'la Maududi

There is not a town but We shall destroy it or upon which We shall inflict severe chastisement before the Day of Resurrection. This is written down in the Eternal Book (of Allah).

Aisha Bewley

There is no city We will not destroy before the Day of Rising, or punish with a terrible punishment. That is inscribed in the Book.

Al-Hilali & Khan

And there is not a town (population) but We shall destroy it before the Day of Resurrection, or punish it with a severe torment. That is written in the Book (of Our Decrees)[1]

Ali Quli Qarai

There is not a town but We will destroy it before the Day of Resurrection, or punish it with a severe punishment. That has been written in the Book.

Amatul Rahman Omar

And there is no township but We shall destroy it or We shall subject it to a severe chastisement before the Day of Resurrection. That is written down in the book (- in the knowledge of God).

Arthur John Arberry

No city is there, but We shall destroy it before the Day of Resurrection, or We shall chastise it with a terrible chastisement; that is in the Book inscribed.

Bijan Moeinian

It is written in the Book of the Lord’s decrees that: "Every habitation shall either be destroyed or severely punished before the Day of the Resurrection. "

E. Henry Palmer

There is no city but we will destroy it before the day of judgment, or torment it with keen torment;- that is in the Book inscribed.

Edip-Layth

There is not a town before the day of Resurrection that We will not destroy it, or punish it a severe punishment. This has been written in the record.

George Sale

There is no city but We will destroy the same before the day of resurrection, or We will punish it with a grievous punishment. This is written in the book of our eternal decrees.

Hamid S. Aziz

There is no community but We will destroy it before the Day of Judgment, or punish it with dire penalty. That is inscribed in the Eternal Book.

Mahmoud Ghali

And decidedly not a city is there excepting that We will be causing it to perish before the Day of the Resurrection, or We will be tormenting it with a strict torment. That has been in the Book inscribed.

Marmaduke Pickthall

There is not a township but We shall destroy it ere the Day of Resurrection, or punish it with dire punishment. That is set forth in the Book (of Our decrees).

Mohamed Ahmed - Samira

There is not a habitation We shall not destroy before the Day of Resurrection, or not inflict severe punishment upon it. This is in accordance with the law (of God).

Muhammad Asad

And [bear in mind:] there is no community which We will not destroy before the Day of Resurrection, or chastise [even earlier, if it proves sinful,] with suffering severe: all this is laid down in Our decree.

Mustafa Khattab

There is not a ˹wicked˺ society that We will not destroy or punish with a severe torment before the Day of Judgment. That is written in the Record.

Progressive Muslims

And there is not a town before the Day of Resurrection that We will not destroy it, or punish it a severe punishment. This has been written in the record.

Sahih International

And there is no city but that We will destroy it before the Day of Resurrection or punish it with a severe punishment. That has ever been in the Register inscribed.

Sam Gerrans

And there is no city save We will destroy it before the Day of Resurrection, or punish it with severe punishment; that is in the Writ inscribed.

Shabbir Ahmed

There is no nation that upholds a wrong system, and yet survives the Law of Requital. This Law will be effective until the Day of Resurrection, and is well-recorded in the Divine Database.

Syed Vickar Ahamed

There is not a community that We shall not destroy it before the Day of Judgment or punish it with a terrible penalty: That was indeed written in the (eternal) Record.

Taqi Usmani

There is no town but We are to destroy it before the Doomsday, or punish it with severe punishment. That is what stands written in the Book.

The Monotheist Group

And there is not a town before the Day of Resurrection that We will not destroy it, or punish it with a severe punishment. This has been written in the record.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Il nʹest point de cité (injuste) que Nous ne fassions périr avant le Jour de la Résurrection, ou que Nous ne punissions dʹun dur châtiment. Cela est bien tracé dans le Livre (des décrets immuables).

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Tu welatek (ji yên sitemkaran) nîn e ku em beriya roja qiyametê wan helak nekin an jî em bi awayekî dijwar wan nedin ezabê. Ev di kitêbê de nivîsandî ye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Er is geene stad, welke wij niet vóór den dag der opstanding zullen bestraffen. Dit is in het boek onzer eeuwige besluiten opgeschreven.

Hollandaca — Siregar

En er is geen land, of Wij hebben het vôôr de Dag van de Opstanding vernietigd, of haar bestraft met een harde bestraffing. Dat is (vastgelegd) in het geschreven Boek.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И нет такого селения (обитатели которого являются неверующими), которое бы Мы не погубили (низведя на него наказание) до Дня Воскресения или не подвергли бы его [его обитателей] суровому наказанию. Это [такое решение] уже было в Книге [в Хранимой Скрижали] начертано!

Rusça — Osmanov

Нет такого поселения, которое Мы не разрушили бы перед тем, как наступит День воскресения, или которое Мы не подвергли бы тяжкому наказанию. Это было предначертано в Писании.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Det finns inget folk (som har förnekat och trotsat Oss) och som Vi inte kommer att låta gå under före Uppståndelsens dag, eller straffa med ett strängt straff. Detta står skrivet i (Vårt) dekret.