Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.
رَبُّكُمْ اَعْلَمُ بِكُمْ اِنْ يَشَأْ يَرْحَمْكُمْ اَوْ اِنْ يَشَأْ يُعَذِّبْكُمْ وَمَا اَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ وَكِيلًا
rabbukum eǎ'lemu bikum in yeşe' yerHamkum ev in yeşe' yuǎƶƶibkum ve mā erselnāke ǎleyhim vekīlen
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Rabbiniz, sizi daha iyi bilir; dilerse acır size, yahut dilerse azâp eder size ve seni, onların amellerini gözetmek, onları korumak için göndermedik.
Abdulkadir Gölpınarlı
Rabbiniz, sizi daha iyi bilir; dilerse acır size, yahut dilerse azâp eder size ve seni, onların amellerini gözetmek, onları korumak için göndermedik.
Adem Uğur
Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.
Ahmed Hulusi
Rabbiniz, hakikatiniz olarak sizi çok iyi bilir! Dilerse size rahmet eder veya dilerse size azap eder! Biz seni, onlara vekil olarak irsal etmedik.
Ahmet Tekin
Rabbiniz sizi iyi bilir. Sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olursa size merhamet eder. Sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olursa sizi cezalandırır da. Seni, onlar adına Allah’a karşı savunma yapman, Allah adına da onların üzerinde zor kullanman için görevlendirmedik.
Ahmet Varol
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder ve dilerse azab eder. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Ali Bulaç
Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Ali Fikri Yavuz
(Onlara söyliyeceğiniz en güzel kelime şudur):”- Rabbiniz, sizi, çok daha iyi bilir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder, yahut dilerse (küfür üzere ölmekle) size azab eder”. Seni de (ey Rasûlüm kendilerini imana zorlamak için) üzerlerine bir vekil göndermedik. (Bu âyetin hükmü kıtal âyeti ile nesh edilmiştir.)
Ali Rıza Safa
Efendiniz, sizi bilir. Dilerse, size merhamet edecek, dilerse cezalandıracaktır. Seni, onların üzerine denetmen olarak göndermedik.
Bayraktar Bayraklı
Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Bekir Sadak
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azabeder. Biz seni onlara vekil olarak gondermedik.
Celal Yıldırım
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder, dilerse size azâb eder. Biz seni onlara vekîl olarak göndermedik.
Diyanet İşleri
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. (Durumunuza göre) dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onlara vekil olarak göndermedik.
Diyanet İşleri (eski)
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azabeder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
Diyanet Vakfi
Rabbiniz, sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse sizi cezalandırır. Biz, seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Rabbiniz sizi çok daha iyi bilir. Dilerse tevbeniz sebebiyle size merhamet eder, dilerse azab eder. Seni de onların üzerine vekil göndermedik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Rabbiniz sizi daha iyi bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni de onların üzerlerine vekil göndermedik.
Elmalılı Hamdi Yazır
Rabbınız sizi daha çok bilir, dilerse size merhamet buyurur, dilerse size azab eder, seni de üzerlerine vekil göndermedik
Erhan Aktaş
Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder. Seni onlara vekil olarak göndermedik.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Hak edene merhamet eder veya hak edene azap eder. Seni onlara vekil olarak göndermedik.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Rabb'iniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse size azap eder. Seni onlara vekil olarak göndermedik.
Fizilal-il Kuran
Ey insanlar, Rabbiniz sizi herkesten iyi bilir. Dilerse size merhamet eder, dilerse azaba çarptırır. Biz seni onların davranışlarının sorumlusu olarak göndermedik.
Gültekin Onan
Sizi en iyi rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Hamdi Döndüren
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Biz seni, onların üstüne vekil olarak göndermedik.
Hasan Basri Çantay
"Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Eğer dilerse sizi esirger, yahud şayed dilerse sizi azablandırır". Biz seni onların üstüne bir vekil göndermedik.
Hasib Asutay
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder, dilerse cezalandırır. Biz seni onların üzerine vekil olarak göndermedik.
Hayrat Neşriyat
(Onlara söylesinler ki:) 'Rabbiniz sizi en iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder, dilerse size azâb eder.' Hem seni, onların üzerine vekîl göndermedik.
İbni Kesir
Rabbınız sizi daha iyi bilir. İsterse size merhamet eder, isterse sizi azablandırır. Biz; seni, onların üzerine vekil olarak göndermedik.
Mehmet Okuyan
Rabbiniz sizi çok iyi bilendir. Dilerse size merhamet eder; dilerse azap eder. Biz seni onların üstüne bir vekil olarak göndermedik.
Muhammed Esed
Rabbiniz ne olduğunuzu, (neye layık olduğunuzu) tam olarak bilmektedir: dilerse size acıyıp esirgeme gösterir, dilerse cezalandırır sizi. Bunun içindir ki (ey Peygamber,) seni (insanların) yazgılarına karar verme yetkisiyle göndermedik;
Mustafa İslamoğlu
Rabbiniz kim ve ne olduğunuzu çok iyi bilmektedir; dilerse size rahmetiyle muamele eder, dilerse cezalandırır. Bunun içindir ki, Biz seni onlara inanç dayatan bir otorite olarak göndermedik.
Ömer Nasuhi Bilmen
Rabbiniz sizi pek ziyâde bilendir. Dilerse size merhamet buyurur ve dilerse sizi muazzep kılar ve seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Ömer Öngüt
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Suat Yıldırım
Rabbiniz sizi pek iyi bilir. Dilerse size merhamet eder yahut dilerse sizi cezalandırır. Bunun içindir ki, ey Resulüm, seni onlar üzerine yönetici, onlardan sorumlu olarak göndermedik.
Süleyman Ateş
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size acır, dilerse size azabeder. Biz seni, onların üzerine vekil göndermedik.
Süleymaniye Vakfı
Sizi en iyi Rabbiniz bilir. İkramına uygun görürse size ikram eder, azabını hak etmiş görürse sizi azaba uğratır. (Ey Muhammed!) Biz seni onlara vekil olasın diye göndermedik.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Rabbiniz sizi iyi bilir. İkramına uygun görürse ikram eder, azabını hak etmiş görürse azaba uğratır. Seni de onlara vekil olarak göndermiş değiliz.
Şaban Piriş
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size merhamet eder veya dilerse azap eder. Biz seni onlara vekil olarak göndermedik.
Tefhim-ul Kuran
Sizi en iyi Rabbiniz bilir; dilerse size merhamet eder, dilerse sizi azablandırır. Biz seni onların üzerine bir vekil olarak göndermedik.
Ümit Şimşek
Rabbiniz sizi en iyi bilendir. O dilerse size merhamet eder, dilerse azap eder. Seni ise Biz onlardan sorumlu bir vekil olarak göndermedik.
Yaşar Nuri Öztürk
Rabbiniz sizi daha iyi bilir. Dilerse size rahmet eder, dilerse size azap eder. Biz seni onlar üzerine vekil göndermedik.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Rəbbiniz sizi çox yaxşı tanıyır. İstəsə, sizə rəhm edər, istəsə, sizə əzab verər. Biz səni onlara qoruyan göndərməmişik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Rəbbiniz sizi daha yaxşı tanıyar (kimin möʼmin, kimin kafir olduğunu çox gözəl bilir). İstəsə, sizə rəhm edər, istəsə, əzab verər. Biz səni onlara vəkil gözdərməmişik. (Sənin vəzifən yalnız islamı təbliğ etməkdir).
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Euer Herr kennt euch am besten. Wenn Er will, nimmt Er euch in Seine Barmherzigkeit auf, und wenn Er will, bestraft Er euch schwer. Wir haben dich nicht als ihren Sachwalter zu ihnen gesandt.
Almanca — Der Edle Quran
Euer Herr kennt euch sehr wohl; wenn Er will, erbarmt Er Sich eurer, oder wenn Er will, straft Er euch. Und Wir haben dich nicht als Sachwalter über sie gesandt.
Almanca — M. A. Rassoul
Euer Herr kennt euch am besten. Wenn Er will, so wird Er Sich eurer erbarmen, oder wenn Er will, so wird Er euch bestrafen. Und Wir haben dich nicht als ihren Wächter entsandt.
Almanca — Muhammad Zaidan
Euer HERR weiß besser Bescheid über euch. Wenn ER will, erweist ER euch Gnade, und wenn ER will, läßt ER euch peinigen. Und WIR haben dich nicht als Wakil über sie entsandt.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Allah, your Creator, knows best your disposition. He has mercy on you if He will or if He will He inflicts you with punishment, and We did not send you to the people to be their tutelary guardian.
Abdul Haleem
Your Lord has the most knowledge about all of you: if He pleases He will have mercy on you, and if He pleases He will punish you. [Prophet], We did not send you to take charge of them.
Abdullah Yusuf Ali
It is your Lord that knoweth you best: If He please, He granteth you mercy, or if He please, punishment: We have not sent thee to be a disposer of their affairs for them.
Abul A'la Maududi
Your Lord knows you best. He will have mercy on you if He wills and chastise you if He wills. We have not sent you, (O Muhammad), as an overseer over them.
Aisha Bewley
Your Lord knows you best. If He wills, He will have mercy on you, and, if He wills, He will punish you. We did not send you to be their guardian.
Al-Hilali & Khan
Your Lord knows you best; if He wills, He will have mercy on you, or if He wills, He will punish you. And We have not sent you (O Muhammad صلى الله عليه و سلم) as a guardian over them.
Ali Quli Qarai
Your Lord knows you best. He will have mercy on you, if He wishes, or punish you, if He wishes, and We did not send you to watch over them.
Amatul Rahman Omar
Your Lord knows you best. He will have mercy on you if He will or He will punish you if He will. And We have not sent you to be a disposer of their affairs (authorising you to punish them or reward them).
Arthur John Arberry
Your Lord knows you very well; if He will, He will have mercy on you, or, if He will, He will chastise you. We sent thee not to be a guardian over them.
Bijan Moeinian
Know that your Lord knows you very well. Accordingly, He may shower you with His mercy or He may subject you to a punishment. You (Mohammad) are not, therefore, sent to be their guardian (and make those kind of decisions.)
E. Henry Palmer
Your Lord knows you best; if He please He will have mercy upon you, or if He please He will torment you: but we, have not sent thee to take charge of them.
Edip-Layth
Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. We have not sent you as a guardian over them.
George Sale
Your Lord well knoweth you; if He pleaseth, He will have mercy on you, or, if He pleaseth, He will punish you: And We have not sent thee to be a steward over them.
Hamid S. Aziz
Your Lord is best aware; if He please He will have mercy upon you, or if He please He will punish you. We have not sent you to take charge of them.
Mahmoud Ghali
Your Lord knows you best; in case He (so) decides, He will have mercy on you, or, in case He (so) decides, He will torment you. And in no way have We sent you a constant trustee over them.
Marmaduke Pickthall
Your Lord is Best Aware of you. If He will, He will have mercy on you, or if He will, He will punish you. We have not sent thee (O Muhammad) as a warden over them.
Mohamed Ahmed - Samira
Your Lord knows you better: He may have mercy on you if He please, or punish you if He will. Yet We have not sent you as warden over them.
Muhammad Asad
Your Sustainer is fully aware of what you are [and what you deserve]: if He so wills, he will bestow [His] grace upon you; and if He so wills, He will chastise you. Hence, We have not sent thee [unto men, O Prophet,] with the power to determine their fate,
Mustafa Khattab
Your Lord knows you best. He may have mercy on you if He wills, or punish you if He wills. We have not sent you ˹O Prophet˺ as a keeper over them.
Progressive Muslims
Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. And We have not sent you as a guardian over them.
Sahih International
Your Lord is most knowing of you. If He wills, He will have mercy upon you; or if He wills, He will punish you. And We have not sent you, [O Muúammad], over them as a manager.
Sam Gerrans
Your Lord knows you best; if He wills, He will have mercy on you or, if He wills, He will punish you. And We have not sent thee as a guardian over them.
Shabbir Ahmed
Your Lord is best Aware of you (what you are, what you do and what you deserve). He will bestow His Grace upon you and He will chastise you according to His Laws. We have not sent you (O Prophet) as a warden over them.
Syed Vickar Ahamed
It is your Lord Who knows you best: If He pleases, He grants you (His) Mercy, or if He pleases, (His) Punishment: We have not sent you as a guardian of their affairs for them.
Taqi Usmani
Your Lord knows you best. If He so wills, He will have mercy on you, and if He so wills, He will punish you, and We did not send you (O Prophet,) to become responsible for them.
The Monotheist Group
Your Lord is fully aware of you, if He wishes He will have mercy on you, or if He wishes He will punish you. And We have not sent you as a guardian over them.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Votre Seigneur vous connaît mieux. SʹIl veut, Il vous fera miséricorde, et sʹIl veut, Il vous châtiera. Et Nous ne tʹavons pas envoyé pour que tu sois leur protecteur.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Gotina herî spehî jî ev e:) Xwedayê we bêhtir bi we dizane, eger bivê (bi tobe û îmanê) dê rehmê li we bike; eger bivê (bi mirina li ser kufrê) dê we ceza bike. (Ya Muhemmed!) Me tu li ser wan berpirs neşandiye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Jullie Heer kent jullie het best. Als Hij wil, zal Hij erbarmen met jullie hebben of als Hij wil zal Hij jullie bestraffen. En Wij hebben jou niet als voogd over hen gezonden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Uw Heer kent u wel: indien het hem behaagt, zal hij u straffen; en wij hebben u niet gezonden om hun bewaarder te wezen.
Hollandaca — Siregar
Jullie Heer kent jullie beter. Indien Hij wil, begenadigt Hij jullie; of, indien Hij wil, bestraft Hij jullie. En Wij hebben jou (O Moehammad) niet als voogd tot hen gezonden.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Господь ваш лучше знает о вас (о, люди). (И Он знает, кто заслуживает того, чтобы быть верующим, а кто не заслуживает.) Если Он пожелает, (то) помилует вас (даруя Веру и затем вечную жизнь в Раю), а если пожелает, (то) Он накажет вас [сделает так, что вы умрете, будучи неверующими и затем ввергнет навечно в Ад]. И Мы не послали тебя (о, Пророк) поручителем над ними [тебе не поручено заставить их уверовать] (ты лишь посланник от Аллаха, и должен доводить до них то, что Он повелевает тебе)».
Rusça — Osmanov
Ваш Господь лучше всех знает, что вы представляете собой. Если Он захочет, то смилостивится над вами, а если пожелает, то подвергнет вас каре. Мы не посылали тебя поручителем за их [деяния].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Er Herre känner er väl; om Han vill, förbarmar Han sig över er, och om Han vill, straffar Han er. Men Vi har inte sänt dig (Muhammad) för att vaka över människorna och deras handlingar.