Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı."

وَاخْفِضْ لَهُمَا جَنَاحَ الذُّلِّ مِنَ الرَّحْمَةِ وَقُلْ رَبِّ ارْحَمْهُمَا كَمَا رَبَّيَانِي صَغِيرًا

ve ḣfiD le humā cenāHa ƶ-ƶulli mine r-raHmeti ve ḳul rabbi rHamhumā ke mā rabbeyānī Sağīran

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاخْفِضْve ḣfiDخ ف ضAlçaltmak, çöktürmek, aşağılamak, üstesinden gelmek, kolay/sakin/nazik olmak, sakin/kolay ve bereketli bir yaşam sürmek, ses tonu yumuşak veya nazik olmakve indir
2لَهُمَاle humāonlara
3جَنَاحَcenāHaج ن حYan, eğilmek, meyletmek, bükülmek, çömelmek.kanadını
4الذُّلِّƶ-ƶulliذ ل لAlçak olmak, aşağı sarkmak, bir şeyin en alt kısmı, sessiz/sakin, nazik, alçaltmak, kolay, itaatkar, uysal, tabi olmak, mütevazı, tevazu, önemsiz, şefkatten kaynaklanan teslimiyet kanatları, merhametle davranmakküçülme
5مِنَminedolayı
6الرَّحْمَةِr-raHmetiر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.acımadan
7وَقُلْve ḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve de ki
8رَبِّrabbiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
9ارْحَمْهُمَاrHamhumāر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.sen de bunlara acı
10كَمَاke mā
11رَبَّيَانِيrabbeyānīر ب وArtmak, yükselmek, çoğalmak, şişmek, büyümek, nefes nefese kalmak, solumak. Tefecilik yapmak, faiz almak, aşırı artış göstermek, normal alınması gerekenden fazlasını elde etmek. Rabiyatun - sürekli artan, şiddetli. Arba (karşılaştırmalı form) - daha çok, daha fazla artmış.beni nasıl yetiştirdilerse
12صَغِيرًاSağīranص غ رKüçük/ufak olmak. saaghirun - küçük/ufak/boyun eğmiş/aşağılık veya itaat halinde olan kişi. saghiir - küçük. asghar - daha küçük. saghaar - alçaklık, aşağılama, küçük düşürme.küçükken

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İkisine karşı da merhametle kanatlarını indir, mütevâzı ol ve yâ Rabbi de, onlar, çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse sen de onlara öylece merhamet et.

Abdulkadir Gölpınarlı

İkisine karşı da merhametle kanatlarını indir, mütevâzı ol ve yâ Rabbi de, onlar, çocukluğumda beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse sen de onlara öylece merhamet et.

Adem Uğur

Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: "Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!" diyerek dua et.

Ahmed Hulusi

Rahmet'ten ötürü onlara mütevazı ol. . . De ki: "Rabbim. . . Merhamet et onlara, küçükken beni terbiye ettikleri gibi. "

Ahmet Tekin

İkisine de, şefkatle, tevazu ile kol kanat ger. 'Rabbim, onların, beni, küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi sen de, onlara merhametinle muamele et' de.

Ahmet Varol

Onlara acıyarak alçakgönüllük kanadını indir ve: 'Ey Rabbim! Onlar beni küçükken eğittikleri gibi sen de onlara merhamet et' de.

Ali Bulaç

Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge."

Ali Fikri Yavuz

İkisine de acıyarak tevazu kanadını indir ve şöyle de: “-Ey Rabbim! Onlar, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikeri gibi, sen de kendilerine merhamet et.”

Ali Rıza Safa

Alçakgönülle ve merhametle onlara kanadını indir ve şunu söyle: "Efendim! Küçükken beni sevgiyle büyüttükleri gibi, Sen de onlara merhamet et!"

Bayraktar Bayraklı

Onlara alçak gönüllüce ve esirgeyerek kol kanat geresin ve "Ey Rabbim!" diyesin, "Onları beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, sen de onlara merhamet eyle!"

Bekir Sadak

Onlara aciyarak alcak gonulluluk kanatlarin ger ve: «Rabbim! Kucukken beni yetistirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!» de.

Celal Yıldırım

Onlara çok merhametli davranıp tevazu' kanadını indir ve de ki: Rabbim I Küçükken beni besleyip büyüttükleri gibi onlara merhamette bulun.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.

Diyanet İşleri

Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı."

Diyanet İşleri (eski)

Onlara acıyarak alçak gönüllülük kanatlarını ger ve: 'Rabbim! Küçükken beni yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et!' de.

Diyanet Vakfi

Onları esirgeyerek alçakgönüllülükle üzerlerine kanat ger ve: «Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl yetiştirmişlerse, şimdi de sen onlara (öyle) rahmet et!» diyerek dua et.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: «Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İkisine de merhametten döşenerek kanat indir ve de ki: "Rabbim! ikisine de merhamet buyur, beni küçükken terbiye edip yetiştirdikleri gibi!"

Elmalılı Hamdi Yazır

İkisine de merhametten döşenerek kanad indir ve de ki: rabbım! İkisine de merhamet buyur, beni küçükken terbiye ettikleri gibi

Erhan Aktaş

Ve merhametle, alçakgönüllüce onlara kol kanat ger. Ve de ki: "Rabb'im, onların beni büyütürken gösterdikleri merhamet gibi, onlara merhamet et."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve merhametle, alçakgönüllüce onlara kol kanat ger. Ve de ki: "Rabb'im, onların beni büyütürken gösterdikleri merhamet gibi, onlara merhamet et."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve merhametle, alçakgönüllüce onlara kol kanat ger. Ve de ki: "Rabb'im, onların beni büyütürken gösterdikleri merhamet gibi, onlara merhamet et."

Fizilal-il Kuran

Onlara karşı besleyeceğin acıma duygusunun etkisi ile önlerinde alçak gönüllülük kanatlarını indir ve de ki; «Ey Rabbim onlar küçükten beni nasıl büyüttüler ise, sen de öyle merhamet et.»

Gültekin Onan

Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: "Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse sen de onları esirge."

Hamdi Döndüren

Onların üzerine, alçak gönüllülükle sevgi ve şefkat kanatlarını indir ve “Ey Rabbim! Onlar küçüklüğümde beni nasıl yetiştirmişlerse, sen de onlara öyle rahmet et!” diyerek dua et.

Hasan Basri Çantay

Onlara acıyarak tevaazu kanadını (yerlere kadar) indir ve: "Yarab, Onlar beni çocukken nasıl terbiye etdilerse Sen de kendilerini (öylece) esirge" de.

Hasib Asutay

Onlara acıyarak tevazu kanadını indir. Ve de ki: 'Rabbim! Onlar beni küçükken yetiştirdikleri gibi sen de kendilerine merhamet et! '

Hayrat Neşriyat

Hem onlara merhamet(in)den alçak gönüllülük kanadını indir ve de ki: 'Rabbim!(Onlar) beni küçük iken nasıl (merhamet edip) yetiştirdilerse, (sen de) onlara (öyle)merhamet eyle!'

İbni Kesir

Merhametten onlara alçak gönüllülük kanatlarını ger. Ve de ki: Rabbım; o ikisi, beni küçükken yetiştirdikleri gibi sen de onlara merhamet et.

Mehmet Okuyan

Onlara merhametten kaynaklanan alçak gönüllülük kanadını ger ve şöyle de: “Rabbim! Küçüklüğümde onlar beni nasıl sahiplendiyseler (özenle büyüttüyseler), şimdi sen de onlara merhamet et!”

Muhammed Esed

ve onlara alçak gönüllüce ve acıyıp esirgeyerek kol kanat geresin; ve "Ey Rabbim!" diyesin, "Onların beni küçükken sevgi ve şefkatle besleyip büyüttükleri gibi, Sen de onlara merhamet eyle!"

Mustafa İslamoğlu

Dahası, o ikisine alçak gönüllü davranarak merhametle kol-kanat ger ve de ki: "Rabbim, o ikisi beni küçüklüğümde sevgiyle görüp gözettikleri gibi, sen de onları merhametinle kolla!"

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve ikisi için merhametten tevazu kanadını indir ve de ki: «Yarabbi! İkisine de merhamet buyur. Nasıl ki, onlar beni çocuk iken besleyiverdiler.»

Ömer Öngüt

Onlara acıyarak tevâzu kanatlarını yerlere kadar indir ve de ki: “Ey Rabbim! Onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse, sen de kendilerine öylece merhamet et. ”

Suat Yıldırım

Şefkatle, tevazu ile onlara kol kanat ger ve şöyle dua et: "Ya Rabbî, onlar küçüklüğümde nasıl beni ihtimamla yetiştirdilerse, ona mükâfat olarak Sen de onlara merhamet buyur!"

Süleyman Ateş

Onlara acımadan dolayı, küçülme kanadını indir, (onlara karşı alçak gönüllü ol) ve: "Ey (her varlığı terbiye edip yetiştiren) Rabbim! Bunlar, beni küçükken nasıl (acıyıp) yetiştirdilerse sen de bunlara (öyle) acı!" de.

Süleymaniye Vakfı

Onlara olan merhametinden dolayı kol kanat ger. De ki: "Rabbim! Küçükken onlar beni nasıl büyütüp yetiştirdilerse sen de onlara o şekilde iyilik ve ikramda bulun."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları merhamet kanatlarının altına al. De ki "Rabbim! Küçükken onlar bana nasıl iyilikte bulundularsa sen de onlara o şekilde iyilikte bulun."

Şaban Piriş

Onlara merhamet ile tevazu kanadını indir ve şöyle dua et: "Rabbim, onların küçükken bana merhametle muamele ettikleri gibi şimdi de sen onlara merhamet et."

Tefhim-ul Kuran

Onlara acıyarak alçakgönüllülük kanadını ger ve de ki: «Rabbim, onlar beni küçükken nasıl terbiye ettilerse Sen de onları esirge.»

Ümit Şimşek

Onları esirgeyerek tevazu kanadını ger ve de ki: 'Rabbim, onlar beni küçüklüğümde nasıl yetiştirdilerse, Sen de onlara öylece merhamet et.'

Yaşar Nuri Öztürk

Rahmetten yerlere eğilme kanadını onlar için indir ve de ki: "Rabbim, merhametli davran onlara, tıpkı küçüklüğümde beni koruyup büyüttükleri gibi."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların hər ikisinə rəhm edərək təvazökarlıq qanadının altına al və: “Ey Rəbbim! Onlar məni körpəliyimdən tərbiyə edib böyütdükləri kimi, Sən də onlara rəhm et!”– de.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların hər ikisinə acıyaraq mərhəmət qanadının altına salıb: ″Ey Rəbbim! Onlar məni körpəliyimdən (nəvazişlə) tərbiyə edib bəslədikləri kimi, Sən də onlara rəhm et!″ – de.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sei ihnen gegenüber gütig, bescheiden und voller Mitleid und sage: ʺHerr, sei barmherzig zu ihnen, so wie sie mich barmherzig aufgezogen haben, als ich klein war!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und senke für sie aus Barmherzigkeit den Flügel der Demut und sag: ʺMein Herr, erbarme Dich ihrer, wie sie mich aufgezogen haben, als ich klein war.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und senke für sie in Barmherzigkeit den Flügel der Demut und sprich: ʺMein Herr, erbarme Dich ihrer (ebenso mitleidig), wie sie mich als Kleines aufgezogen haben.ʺʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sei ihnen gegenüber demütig aus Barmherzigkeit und sage: ʺMein HERR! Erweise ihnen Gnade, so wie sie mich von klein an aufgezogen haben.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And lower to them the wing of power in humility, standing manifest of kindness and mercy and invoke Allah to be merciful to them and express your invocatory prayer in words, thus: O Allah, my Creator, I pray and beseech you to extend to them Your mercy in return for bringing me up and setting me on my feet which confess their toilsome care for me in my childhood.

Abdul Haleem

and lower your wing in humility towards them in kindness and say, ‘Lord, have mercy on them, just as they cared for me when I was little.’

Abdullah Yusuf Ali

And, out of kindness, lower to them the wing of humility, and say: "My Lord! bestow on them thy Mercy even as they cherished me in childhood."

Abul A'la Maududi

and be humble and tender to them and say: "Lord, show mercy to them as they nurtured me when I was small."

Aisha Bewley

Take them under your wing, out of mercy, with due humility and say: ‘Lord, show mercy to them as they did in looking after me when I was small. ’

Al-Hilali & Khan

And lower unto them the wing of submission and humility through mercy, and say: "My Lord! Bestow on them Your Mercy as they did bring me up when I was young."

Ali Quli Qarai

Lower the wing of humility to them, out of mercy, and say, ‘My Lord! Have mercy on them, just as they reared me when I was [a] small [child]!’

Amatul Rahman Omar

And lower to them the wings of submissiveness out of tenderness (treating them with humility and compassion). And say (praying for them), `My Lord! have mercy upon them just as they nourished and brought me up as a child.'

Arthur John Arberry

and lower to them the wing of humbleness out of mercy and say; 'My Lord, have mercy upon them, as they raised me up when I was little. '

Bijan Moeinian

You shall be submissive and gentle to your parents and pray for them saying: "My Lord! Have mercy on my parents; they are the ones who [had mercy on me and went through so much trouble and] brought me up.

E. Henry Palmer

And lower to them the wing of humility out of compassion, and say, 'O Lord! have compassion on them as they brought me up when I was little!'

Edip-Layth

Lower for them the wing of humility through mercy, and say, "My Lord, have mercy upon them as they have raised me when I was small."

George Sale

and submit to behave humbly towards them, out of tender affection, and say, O Lord, have mercy on them both, as they nursed me when I was little.

Hamid S. Aziz

And lower to them the wing of humility out of compassion, and say, "O Lord! Have compassion on them both for they did take care of me when I was little!"

Mahmoud Ghali

And lower to them the wing of humbleness out of mercy and say, "Lord! Have mercy on them, as they reared me (when I was) small. "

Marmaduke Pickthall

And lower unto them the wing of submission through mercy, and say: My Lord! Have mercy on them both as they did care for me when I was little.

Mohamed Ahmed - Samira

"And look after them with kindness and love, and say: "O Lord, have mercy on them as they nourished me when I was small. "

Muhammad Asad

and spread over them humbly the wings of thy tenderness, and say: "O my Sustainer! Bestow Thy grace upon them, even as they cherished and reared me when I was a child!"

Mustafa Khattab

And be humble with them out of mercy, and pray, "My Lord! Be merciful to them as they raised me when I was young."

Progressive Muslims

And lower for them the wing of humility through mercy, and Say: "My Lord, have mercy upon them as they have raised me when I was small. "

Sahih International

And lower to them the wing of humility out of mercy and say, "My Lord, have mercy upon them as they brought me up [when I was] small. "

Sam Gerrans

And lower thou to them the wing of gentleness out of mercy, and say thou: “My Lord: have mercy on them, as they brought me up when I was small.”

Shabbir Ahmed

Lower for them the wing of kindness and humility and say, "My Lord! Bestow upon them Your Mercy as they raised me since I was little. "

Syed Vickar Ahamed

And, (out of kindness), lower to them the arm of submission by being humble through mercy, and say: "My Lord! Grant to them Your Mercy as they brought me up (dearly) during my childhood. "

Taqi Usmani

and submit yourself before them in humility out of compassion, and say, "My Lord, be merciful to them as they have brought me up in my childhood."

The Monotheist Group

And lower for them the wing of humility through mercy, and say: "My Lord, have mercy upon them as they have raised me when I was young."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et par miséricorde, abaisse pour eux lʹaile de lʹhumilité, et dis: ʺO mon Seigneur, fais-leur, à tous deux, miséricorde comme ils mʹont élevé tout petitʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo wan, bi dilovanî milê xwe ji wan re deyne û bibêje: Xwedayê min çawa ku wan di zarokantiya min de, bi dilovanî ez xwedîkirim, Tu jî li wan dilovaniya xwe bike.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wees uit barmhartigheid voor hen nederig en ontvankelijk en zeg: ʺMijn Heer, erbarm U over hen, zoals zij mij grootbrachten toen ik klein was.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wees nederig omtrent hen en vol teederheid, en zeg: O Heer! heb genade voor hen beiden; want zij hebben mij opgevoed toen ik nog klein was.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И опусти пред ними обоими [твоими родителями] крыло смирения [будь смиренным и мягким к ним] по милосердию [проявляя милосердие] и говори: «Господи! Помилуй их, как они смотрели (воспитывая) меня, (когда я был) маленьким».

Rusça — Osmanov

Осеняй их крылом смирения по милосердию и говори: ʺГосподи! Помилуй их, подобно тому, как они [миловали] и растили меня ребенкомʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och sänk ödmjukt (ömhetens) vinge över dem och be: ʺHerre! När jag var liten vårdade och fostrade de mig (med kärlek); förbarma Dig (nu) i Din nåd över dem!ʺ