Nahl Suresi 46. Ayet — Elfaz
Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah'ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah'ı aciz bırakacak değillerdir.
1اَوْevyahutBağlaç
2يَأْخُذَهُمْye'ḣuƶehumkendilerini yakalamayacağından?Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibا خ ذeline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek
3فِيfīHarf-i Cer
4تَقَلُّبِهِمْteḳallubihimdönüp dolaşırlarkenİsim+Zamirق ل بkalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp
5فَمَاfe mādeğillerdirİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
6هُمْhumonlarZamir
7بِمُعْجِزِينَbi muǎ'cizīneengel olacak daHarf-i Cer+İsimع ج زGeride kalmak, eksik olmak, arkada kalmak, (güç olarak) geride kalmak, yetersiz olmak, güçsüz olmak, zayıf olmak. Ujuzun - yaşlı kadınlar. A'jaza (fiil 4) zayıflatmak, hayal kırıklığına uğratmak, birinin zayıf olduğunu bulmak. Mu'ajiz - şaşırtan kişi. Ajzun (çoğulu a'jazun) - gövdenin üst kısmının altında kalan bölümü.