(Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kafir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!

لِيُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِي يَخْتَلِفُونَ فِيهِ وَلِيَعْلَمَ الَّذِينَ كَفَرُوا اَنَّهُمْ كَانُوا كَاذِبِينَ

li yubeyyine lehumu elleƶī yeḣtelifūne fīhi ve li yeǎ'leme (e)lleƶīne keferū ennehum kānū kāƶibīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1لِيُبَيِّنَli yubeyyineب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinaçıklasın (diye)
2لَهُمُlehumuonlara
3الَّذِيelleƶī
4يَخْتَلِفُونَyeḣtelifūneخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekihtilaf ettiklerini
5فِيهِfīhihakkında
6وَلِيَعْلَمَve li yeǎ'lemeع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnameve bilsinler (diye)
7الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
8كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
9اَنَّهُمْennehumonların
10كَانُواkānūك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduklarını
11كَاذِبِينَkāƶibīneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalancılar

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İhtilâf ettikleri şeylerin kendilerince apaçık anlaşılması için ve kâfir olanların, yalancı olduklarını bilmeleri için diriltecek onları.

Abdulkadir Gölpınarlı

İhtilâf ettikleri şeylerin kendilerince apaçık anlaşılması için ve kâfir olanların, yalancı olduklarını bilmeleri için diriltecek onları.

Adem Uğur

Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecek).

Ahmed Hulusi

Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi kendilerine açıklasın ve hakikat bilgisini inkar edenler kendilerinin yalancılar olduklarını bilsin diye (her ölümü tadanı ba'sedecektir).

Ahmet Tekin

Kâfirlerin ihtilâf konusu yaptıkları diriltilme, sevap, ceza, cennet, cehennem gibi dinin getirdiği bilgileri, kendilerine, açıkça göstermesi ve kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenlerin, kendilerinin yalancı olduklarını bilmeleri için Allah ölüleri diriltecek.

Ahmet Varol

Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklamak ve inkâr edenlerin de yalancı olduklarını bilmeleri için (diriltecektir).

Ali Bulaç

Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (diriltecektir).

Ali Fikri Yavuz

Allah, öldükten sonra diriltecek ki, o kâfirlere ihtilâf ettikleri, (kabul etmedikleri) din işlerini beyan etsin ve bunu inkâr edenler, kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.

Ali Rıza Safa

Hakkında uyuşmazlığa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve nankörlük edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmeleri için.

Bayraktar Bayraklı

Çünkü, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara Allah anlatacak ve inkarcılar da yalancı olduklarını bileceklerdir.

Bekir Sadak

(38-39) len kimseyi Allah'in diriltmeyecegi uzerine butun gucleriyle Allah'a yemin ederler. Hayir; oyle degil, ayriliga dustukleri seyi onlara aciklamayi , inkar edenlerin kendilerinin yalanci olduklarini bileceklerini, Allah gercekten vadetmistir, fakat insanlarin cogu bilmezler.

Celal Yıldırım

(Diriltip kaldıracak) ki, onlara, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi açıklasın; inkâr edenlerin de kendilerinin yalancılar olduklarını bilsinler.

Diyanet İşleri

(Diriltecek ki) ayrılığa düştükleri şeyi onlara anlatsın ve kafir olanlar da kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler!

Diyanet İşleri (eski)

(38-39) Ölen kimseyi Allah'ın diriltmeyeceği üzerine bütün güçleriyle Allah'a yemin ederler. Hayır; öyle değil, ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklamayı, inkar edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bileceklerini, Allah gerçekten vadetmiştir, fakat insanların çoğu bilmezler.

Diyanet Vakfi

Hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecek).

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Allah ölüleri diriltecek ki, o kâfirlerin, hakkında ihtilaf ettikleri şeyi onlara açıkça göstersin ve bunu inkâr edenler kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah, hakkında görüş ayrılığına düştükleri gerçeği kendilerine anlatması ve inkar edenlerin de kendilerinin yalancı olduklarını bilmeleri için, onları dirilecektir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ba'sedecek ki onlara ıhtilaf ettikleri hakkı anlatsın ve onu inkar edenler kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler

Erhan Aktaş

Karşı çıktıkları şeyin onlara açıklanması ve Kafirlerin yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltileceklerdir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Karşı çıktıkları şeyin onlara açıklanması ve Kafirlerin yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltileceklerdir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Karşı çıktıkları şeyin onlara açıklanması ve gerçeği yalanlayan nankörlerin, yalancılar olduklarını bilmeleri için diriltileceklerdir.

Fizilal-il Kuran

İnsanlar arasındaki tartışmalı konular Allah tarafından açıklığa kavuşturulsun ve kâfirler, yalan söylediklerini öğrensinler diye ölüler tekrar diriltilecektir.

Gültekin Onan

Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve küfredenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (diriltecektir).

Hamdi Döndüren

(O, bu söz gereği, insanları), hakkında ayrılığa düştükleri konuları, onlara açıklamak ve inkâr edenlerin de yalancı olduklarını bilmeleri için (diriltecektir).

Hasan Basri Çantay

(Allah diriltecek) onlara hakkında ihtilaf edegeldiklerini açıklasın, küfr (ve inkar) edenler de kendilerinin ne yalancı kimseler idiklerini bilsin (ler) diye.

Hasib Asutay

Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve inkâr edenlerin kendilerinin yalancı olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecektir).

Hayrat Neşriyat

(Diriltilecekler) ki, onlara hakkında ihtilâf eder oldukları şeyi açıklasın ve inkâr edenler kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bilsin(ler)!

İbni Kesir

Üzerinde ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklasın ve küfredenler gerçekten yalancı olduklarını bilsinler diye, diriltecektir.

Mehmet Okuyan

Hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da kendilerinin yalancılar olduklarını bilmeleri için (Allah onları diriltecektir).

Muhammed Esed

(Oysa, Allah ölüleri diriltecektir) ki, üzerinde ayrılığa düştükleri gerçeği onlara bütün açıklığıyla göstersin ve o hakkı inkara kalkışanlar da kendilerinin yalancı olduklarını görüp de anlayabilsinler.

Mustafa İslamoğlu

(Oysa ki), hakkında görüş ayrılığına düştükleri hakikati onlara ayan açık göstersin; (onu) inkarda ısrar edenler ise, kendilerinin yalancı olduklarını anlasınlar diye (Allah ölüleri diriltecektir).

Ömer Nasuhi Bilmen

Evet. Cenâb-ı Hak ölüleri diriltecektir ki onlara kendisinde ihtilâf ettikleri şeyi açıklasın ve kâfir olanlar da kendilerinin hakikaten ne yalancı kimseler olmuş olduklarını bilsinler.

Ömer Öngüt

Hakkında ihtilâfa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve kâfir olanların da gerçekten yalancı olduklarını bilmeleri için (onları diriltecektir).

Suat Yıldırım

Diriltecek ki hakkında ihtilaf ettikleri o ba’s, o diriliş gerçeğini meydana çıkarsın ve bunu inkâr edenler de kendilerinin yalancı olduklarını bilsinler.

Süleyman Ateş

(Diriltecektir ki) Hakkında ihtilaf ettikleri gerçeği onlara açıklasın ve inkar edenler de yalancı olduklarını bilsinler.

Süleymaniye Vakfı

Diriltecek ki hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyleri onlara açıklasın ve kafirlik edenler yalancı olduklarını öğrensinler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tekrar diriltecek ki anlaşmazlığa düştükleri konuları onlara açıklasın ve ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler), yalancı olduklarını öğrensinler.

Şaban Piriş

(Bu diriliş,) Hakkında ayrılığa düştükleri şeyi açıklamak ve kafirlerin yalancı olduklarını ortaya çıkarmak içindir.

Tefhim-ul Kuran

Hakkında ihtilafa düştükleri şeyi onlara açıklaması ve küfre sapanların kendilerinin yalancı olduklarını bilmesi için (diriltecektir)

Ümit Şimşek

Allah ölüleri diriltir-tâ ki hakkında anlaşmazlığa düştükleri şeyi böylece onlara açıklasın; inkâr edenler de yalancılıklarını bilsinler.

Yaşar Nuri Öztürk

Diriltecek ki, onlara, ihtilafa düştükleri şeyi açık seçik göstersin ve küfre sapanlar kendilerinin yalancılar olduğunu bilsinler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Allah ölüləri dirildəcəkdir ki, ixtilafda olduqları şeyləri onlara bildirsin və kafirlər də özlərinin yalançı olduqlarını dərk etsinlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Allah hər bir möʼmini və kafiri öləndən sonra dirildəcəkdir ki) ixtilafda olduqları məsələləri izah etsin və (qiyamət günü ölülərin diriləcəyini) inkar edənlər də özlərinin yalançı olduqlarını bilsinlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Er läßt sie alle auferstehen, damit Er ihnen Sein Urteil über ihre Streitfragen klar verkündet, auf daß die Ungläubigen wissen, daß sie Lügner waren.

Almanca — Der Edle Quran

damit Er ihnen das klar macht, worüber sie uneinig sind, und damit diejenigen, die ungläubig sind, wissen, daß sie Lügner waren.

Almanca — M. A. Rassoul

Er wird ihnen das klar machen, worüber sie uneins waren, damit jene, die ungläubig sind, wissen, daß sie Lügner sind.

Almanca — Muhammad Zaidan

Damit ER ihnen das erklärt, worüber sie uneins sind, und damit diejenigen wissen, die den Kufr betrieben haben, daß sie doch Lügner waren.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

It is an act of mercy to both the guilty and the innocent- that Allah resurrects the dead and restores them to life to illucidate to them the strained points upon which the whole unreasoning turned and the points which were once in the heat of. dispute so that the infidels who denied Him and/or His statutes realize how unjust they were to themselves and to others to justify their falsehood and assert it as true.

Abdul Haleem

in order to make clear for them what they have differed about and so that the disbelievers may realize that what they said was false.

Abdullah Yusuf Ali

(They must be raised up), in order that He may manifest to them the truth of that wherein they differ, and that the rejecters of Truth may realise that they had indeed (surrendered to) Falsehood.

Abul A'la Maududi

(That is bound to happen in order that) He may make clear to them the reality regarding the matters on which they differ and that the unbelievers may realize that they were liars.

Aisha Bewley

It is so that He can make clear to them the things they differed about and so that those who were kafir will know that they were liars.

Al-Hilali & Khan

In order that He may make manifest to them the truth of that wherein they differ, and that those who disbelieved (in Resurrection, and in the Oneness of Allâh) may know that they were liars.

Ali Quli Qarai

That He may clarify for them what they differ about, and that the faithless may know that they were liars.

Amatul Rahman Omar

(It is a fact that He will raise the dead to life) so that He may make plain to them the things over which they were at variance (in the present life), and so that the disbelievers may know that they were truly liars.

Arthur John Arberry

so that He may make clear to them that whereon they were at variance, and that the unbelievers may know that they were truly liars.

Bijan Moeinian

After having resurrecting everyone, God will point out what everyone has been doing (in his worldly life. ) Thus it will be revealed what kind of the liars the disbelievers were.

E. Henry Palmer

To explain to them that which they disputed about, and that those who misbelieved may know that they are liars.

Edip-Layth

So that He will make clear for them that in which they have disputed, and so that those who have rejected will know that they were liars.

George Sale

He will raise them that He may clearly shew them the truth concerning which they now disagree, and that the unbelievers may know that they are liars.

Hamid S. Aziz

(It is) To explain to them that which they disputed about, and that those who disbelieved may know that they are liars.

Mahmoud Ghali

So that He may make evident to them wherein they differ, and that the ones who disbelieved may know that they were liars.

Marmaduke Pickthall

That He may explain unto them that wherein they differ, and that those who disbelieved may know that they were liars.

Mohamed Ahmed - Samira

For (they fear) He might make what they differed about plain to them, and that the infidels may realise that they were liars.

Muhammad Asad

[He will resurrect them] to the end that He might make clear unto them all whereon they [now] hold divergent views, and that they who are bent on denying the truth [of resurrection] might come to know that they were liars.

Mustafa Khattab

˹He will do that˺ to make clear to them what they disagreed on, and for the disbelievers to know that they were liars.

Progressive Muslims

So that He will make clear for them that in which they have disputed, and so that those who have rejected will know that they were liars.

Sahih International

[It is] so He will make clear to them [the truth of] that wherein they differ and so those who have disbelieved may know that they were liars.

Sam Gerrans

That He might make plain to them that wherein they differ, and that those who ignore warning might know that they were liars.

Shabbir Ahmed

He will then make them understand wherein they differ, and the rejecters will realize that they were liars.

Syed Vickar Ahamed

(They must be raised up) so that He may clarify to them the Truth where they differed, and that the rejecters of Truth may realize that they had really (given in to) falsehood.

Taqi Usmani

(He will resurrect all of them,) so that He discloses for them what they have been disputing about, and so that those who disbelieve may know that they were liars.

The Monotheist Group

So that He will clarify for them that in which they have disputed, and so that those who have rejected will know that they were liars.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

(Il les ressuscitera) afin quʹIl leur expose clairement ce en quoi ils divergeaient, et pour que ceux qui ont mécru sachent quʹils ont été des menteurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Xwedê dê wan sax bike) da ku ya ew tê de (digel bawermendan) ketibûn îxtilafê, ji wan re aşkera bike û da ku ew ên kafir bûne bizanin ku bi rastî ew derewker bûn.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

opdat Hij aan hen dat waarover zij het oneens zijn duidelijk maakt en opdat zij die ongelovig zijn weten dat zij leugenaars waren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Hij zal hen doen verrijzen, opdat hij hun duidelijk de waarheid zou kunnen toonen, waaromtrent zij thans verschillen, en opdat de ongeloovigen weten dat zij leugenaars zijn.

Hollandaca — Siregar

(Hij zal hen opwekken) om hun dat waar zij over twistten duidelijk te mdwn en om degenen die ongelovig waren te doen weten dat zij leugenaars waren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И Аллах воскресит всех умерших) чтобы разъяснить им то, относительно чего они разногласили [показать действительность воскрешения], и чтобы узнали те, которые стали неверными, что они были лжецами (когда клялись, что не будет воскрешения).

Rusça — Osmanov

[воскресит], чтобы растолковать им то, в чем они не согласны друг с другом, чтобы неверные убедились в том, что они лгали [на посланников].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Han skall låta dem återuppstå) för att klargöra för dem det som de tvistade om och för att de som förnekade sanningen skall få veta att de var lögnare.