Nahl Suresi 19. Ayet — Elfaz
Allah, gizlediğinizi de açığa vurduğunuzu da bilir.
1وَاللّٰهُve(a)llahuve AllahBağlaç+Lafza-i Celal
2يَعْلَمُyeǎ'lemuher şeyi bilirMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
3مَاmāİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4تُسِرُّونَtusirrūnegizlediğinizMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıس ر رSevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltuk
5وَمَاve māveBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
6تُعْلِنُونَtuǎ'linūneaçığa vurduğunuzMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıع ل نAçık olmak, açığa çıkmak, halka açık olmak, bilinir hale gelmek, ortaya çıkarmak