Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
وَلَقَدْ نَعْلَمُ اَنَّكَ يَضِيقُ صَدْرُكَ بِمَا يَقُولُونَ
ve leḳad neǎ'lemu enneke yeDīḳu Sadruke bimā yeḳūlūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Ve andolsun biliriz ki şüphe yok, söyledikleri sözlerden yüreğin sıkılır.
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve andolsun biliriz ki şüphe yok, söyledikleri sözlerden yüreğin sıkılır.
Adem Uğur
Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.
Ahmed Hulusi
Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden içinin daraldığını elbette biliyoruz.
Ahmet Tekin
Onların sana ve ashabına söylemeye devam ettikleri mantıksız, incitici, çirkin sözler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.
Ahmet Varol
Andolsun onların söylediklerinden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Ali Bulaç
Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Ali Fikri Yavuz
Gerçekten biliriz ki, onların sözlerine göğsün daralıyor, için sıkılıyor.
Ali Rıza Safa
Gerçek şu ki, söylediklerinden dolayı, göğsünün daraldığını da biliyoruz.
Bayraktar Bayraklı
"Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı senin canının sıkıldığını biliyoruz."
Bekir Sadak
And olsun ki, soyledikleri seylerden senin gonlunun daraldigini biliyoruz.
Celal Yıldırım
Şanıma yemin olsun ki, biz onların dediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Söyledikleri yüzünden canının sıkıldığını muhakkak ki biliyoruz.
Diyanet İşleri
Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Diyanet İşleri (eski)
And olsun ki, söyledikleri şeylerden senin gönlünün daraldığını biliyoruz.
Diyanet Vakfi
Onların söyledikleri şeyler yüzünden senin canının sıkıldığını andolsun biliyoruz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Gerçekten biliriz ki, onların söylediklerine göğsün daralıyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Andolsun ki, onların sözlerine gerçekten içinin sıkıldığını biliyoruz.
Elmalılı Hamdi Yazır
Celalim hakkı için biliyoruz ki onların tefevvühatına senin cidden göğsün daralıyor
Erhan Aktaş
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Ant olsun; Biz, onların söylediklerinden dolayı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Fizilal-il Kuran
Andolsun ki onların dediklerinden göğsünün daraldığını biliyoruz.
Gültekin Onan
Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Hamdi Döndüren
Andolsun, onların söylediklerinden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Hasan Basri Çantay
Andolsun, biliyoruz ki onların söyleyip durduklarından göğsün cidden daralıyor (habibim).
Hasib Asutay
Şüphesiz biz onların söylediklerinden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz.
Hayrat Neşriyat
And olsun biliyoruz ki, onların söyleyip durdukları şeyler yüzünden gerçekten senin göğsün daralıyor.
İbni Kesir
Andolsun; onların söylediğinden dolayı kalbinin sıkıldığını biliyoruz.
Mehmet Okuyan
Yemin olsun ki onların söyledikleri şeyler yüzünden senin içinin daraldığını biliyoruz.
Muhammed Esed
Söyledikleri (karalayıcı) şeylerden ötürü içinin daraldığını kuşkusuz, biliyoruz:
Mustafa İslamoğlu
Doğrusu, onların söyledikleri şeylerden dolayı içinin daraldığını Biz de biliyoruz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Andolsun ki, biliyoruz, söyledikleri şeyden dolayı senin göğsün muhakkak ki, darlaşıyor.
Ömer Öngüt
Gerçekten biliyoruz ki, söyledikleri şeylerden dolayı göğsün daralıyor, için sıkılıyor.
Suat Yıldırım
Onların bu kabil iddialarından ötürü senin canının sıkıldığını çok iyi biliyoruz.
Süleyman Ateş
Andolsun onların söylediklerine senin göğsünün daraldığını (canının sıkıldığını) biliyoruz.
Süleymaniye Vakfı
Onların söylediklerinden dolayı göğsünün daraldığını elbette biliyoruz.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İyi biliyoruz ki onların sözlerinden dolayı için daralıyor.
Şaban Piriş
Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.
Tefhim-ul Kuran
Andolsun, onların söylemekte olduklarına karşı senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Ümit Şimşek
Onların söyledikleri yüzünden göğsünün daraldığını biliyoruz.
Yaşar Nuri Öztürk
Yemin olsun ki, onların söyledikleri yüzünden senin göğsünün daraldığını biliyoruz.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Biz onların dediklərindən sənin qəlbinin daraldığını bilirik.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Rəsulum!) Doğrusu, Biz onların (istehzalı) sözlərindən sənin ürəyinin qısıldığını bilirik!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wir wissen, daß du dich über ihr Gerede grämst.
Almanca — Der Edle Quran
Wir wissen ja, daß deine Brust beklommen ist wegen dessen, was sie sagen.
Almanca — M. A. Rassoul
Und wahrlich, Wir wissen, daß deine Brust beklommen wird wegen dem, was sie reden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und gewiß, bereits wissen WIR, daß du von dem bedrückt bist, was sie sagen.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
And We do know how much does their vain discourse depress your spirits and oppress your thoughts and your feelings!
Abdul Haleem
We are well aware that your heart is weighed down by what they say.
Abdullah Yusuf Ali
We do indeed know how thy heart is distressed at what they say.
Abul A'la Maududi
We certainly know that their statements sorely grieve you.
Aisha Bewley
We know that your breast is constricted by what they say.
Al-Hilali & Khan
Indeed, We know that your breast is straitened at what they say.
Ali Quli Qarai
Certainly We know that you become upset because of what they say.
Amatul Rahman Omar
And We know, indeed, that your mind is distressed because of (polytheistic things) that they say,
Arthur John Arberry
We know indeed thy breast is straitened by the things they say.
Bijan Moeinian
I know well how much you suffer by what they say.
E. Henry Palmer
And we knew that thy breast was straitened at what they say.
Edip-Layth
We know that your chest is strained by what they say.
George Sale
And now We well know that thou art deeply concerned on account of that which they say:
Hamid S. Aziz
And well know We that your breast was at times oppressed by what they say.
Mahmoud Ghali
And indeed We already know that, for you, your breast straitens by what they say.
Marmaduke Pickthall
Well know We that thy bosom is oppressed by what they say,
Mohamed Ahmed - Samira
We are well aware that you are disheartened by what they say.
Muhammad Asad
And well do We know that thy bosom is constricted by the [blasphemous] things that they say:
Mustafa Khattab
We certainly know that your heart is truly distressed by what they say.
Progressive Muslims
And We know that your chest is strained by what they say.
Sahih International
And We already know that your breast is constrained by what they say.
Sam Gerrans
And We know that thy breast is straitened by what they say.
Shabbir Ahmed
And well do We know that your heart is distressed by what they say.
Syed Vickar Ahamed
Indeed, We know how your breast (heart) becomes tight (and feels sad) at what they say.
Taqi Usmani
We know that your heart feels distressed for what they say.
The Monotheist Group
AndWe know that your chest is strained by what they say.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et Nous savons certes que ta poitrine se serre, à cause de ce quʹils disent.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Sond be, Em dizanin a ku ew dibêjin sînga (bêhna) te teng dike.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Wij weten dat jouw hart benauwd is om wat zij zeggen.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En wij weten, dat gij diep gegriefd zijt door het verhaal van hetgeen zij zeggen.
Hollandaca — Siregar
En voorzeker, Wij weten dat jouw borst benauwd is wegens wat zij zeggen.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И (Я [Аллах] клянусь, что) Мы знаем, что грудь твоя (о, Пророк) сжимается [ты огорчен] от того, что они [многобожники] говорят (о тебе и о твоем призыве).
Rusça — Osmanov
Ведь Мы уже знаем, что твое сердце сжимается от того, что они говорят.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vi vet att de (hädiska) ord som de yttrar gör dig djupt beklämd.