Hicr Suresi 96. Ayet — Elfaz
(95-96) Şüphesiz biz, Allah ile beraber başka ilah edinen alaycılara karşı sana yeteriz. İlerde bilecekler.
1اَلَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
2يَجْعَلُونَyec'ǎlūneedinen(ler)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak
3مَعَmeǎile beraberMekan Zarfı
4اللّٰهِ(a)llahiAllahLafza-i Celal
7فَسَوْفَfe sevfeyakındaİsti'nafiye Edatı+Gelecek Zaman Eki
8يَعْلَمُونَyeǎ'lemūnebileceklerdirMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname