Şehir halkı sevinerek geldiler.
وَجَاءَ اَهْلُ الْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ
ve cā'e ehlu l-medīneti yestebşirūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Şehir halkı, birbirlerini müjdeleyerek misâfirlerin yanına geldi.
Abdulkadir Gölpınarlı
Şehir halkı, birbirlerini müjdeleyerek misâfirlerin yanına geldi.
Adem Uğur
Şehir halkı, birbirlerini kutlayarak, (meleklerin yanına) geldiIer.
Ahmed Hulusi
Şehir halkı sevinerek geldi.
Ahmet Tekin
Şehir halkı, güzel yüzlü melekleri görünce, akıllarındakini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.
Ahmet Varol
Şehir halkı sevinç içinde geldiler.
Ali Bulaç
Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi.
Ali Fikri Yavuz
(Sedum) şehri halkı, (güzelliklerini haber aldıkları elçilerin ırzına tecavüz hırsı ile) sevinerek yanlarına geldi.
Ali Rıza Safa
Kent halkı, sevinçle geldi.
Bayraktar Bayraklı
Şehir halkı, birbirlerini kutlayarak geldiler.
Bekir Sadak
sehir halki, sevinerek geldiler.
Celal Yıldırım
(Memleketlerine yabancı kimselerin geldiğini haber alan) şehir halkı birbirine müjde vererek (Lût'a) geldiler.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Diyanet İşleri
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Diyanet İşleri (eski)
Şehir halkı, sevinerek geldiler.
Diyanet Vakfi
Şehir halkı, birbirlerini kutlayarak, (meleklerin yanına) geldiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Şehir halkı, insan şeklindeki güzel yüzlü melekleri görünce, onlara iğrenç işlerini yapabileceklerini düşünüp sevinerek geldiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şehir halkı da haber alıp keyifle gelmişlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şehir ahalisi de haber alıb keyf içinde gelmişlerdi
Erhan Aktaş
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Fizilal-il Kuran
Şehir halkı sevinç içinde Lût'un evine geldi.
Gültekin Onan
Şehir ehli birbirlerine müjdeler vererek geldi.
Hamdi Döndüren
Kent halkı, (güzel yüzlü gençlerin geldiklerini duyunca) sevinerek (Lut’un yanına) geldiler.
Hasan Basri Çantay
Şehir halkı sevine sevine (müsafirlerin yanına) geldi.
Hasib Asutay
Şehir halkı birbirini müjdeleyerek (misafirlerin) yanına geldiler. (13) (13. Çünkü genç erkekler suretinde gelen melekler, onların eşcinselliklerinden dolayı kötü arzularını uyandırmıştır.)
Hayrat Neşriyat
Şehir halkı ise (misâfirlerin yanına çirkin bir niyetle) sevinerek geldi.
İbni Kesir
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Mehmet Okuyan
Şehrin (sapkın) halkı sevinç içinde (Lut’un yanına) gelmişlerdi.
Muhammed Esed
Bu arada, şehir halkı sevinerek (Lut'a) geldiler.
Mustafa İslamoğlu
Derken, şehir halkı sevinç çığlıkları atarak gelip (kapıya dayandı).
Ömer Nasuhi Bilmen
(67-69) Ve şehir ahalisi birbirini müjdeliyerek geldiler. (Hazret-i Lût) Dedi ki: «Şüphe yok, onlar benim misafirlerimdir. Artık beni rüsvay etmeyin. Ve Allah'tan korkun ve beni utandırmayın.»
Ömer Öngüt
Şehir halkı birbirine müjde vererek keyif içinde geldiler.
Suat Yıldırım
Şehir halkı da misafirlerin geldiğini duyup eğlenmek için gelmişlerdi.
Süleyman Ateş
(Lut kavminin oturduğu Sodom) Kent(inin) halkı, (Lut'un genç konuklarını duyup) sevinerek geldiler.
Süleymaniye Vakfı
(Daha önce) Şehir halkı, (misafirleri görünce) birbirlerine müjdeler vererek gelmişti.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bundan önce şehir halkı, bir birlerine müjdeler vererek gelmişlerdi.
Şaban Piriş
Şehir halkı sevinçle geldi.
Tefhim-ul Kuran
Şehir halkı birbirlerine müjdeler vererek geldi.
Ümit Şimşek
Derken şehir halkı sevinç içinde geldi.
Yaşar Nuri Öztürk
Şehir halkı, elçileri duymanın sevinci içinde geldi.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Şəhər əhalisi bir-birini muştuluqlayaraq onun yanına gəldilər.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Lutun gözəl qonaqları gəldiyini bilən) şəhər əhli (sevinərək) bir-birini muştuluqlayıb (onun yanına) gəldi.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Die Stadtbewohner kamen erfreut herbei und machten sich frohlockend Hoffnungen.
Almanca — Der Edle Quran
Und die Bewohner der Stadt kamen voller Freude.
Almanca — M. A. Rassoul
Und das Volk der Stadt kam voller Freude.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und die Stadtbewohner kamen voller Erwartung einer frohen Botschaft.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
In the interim, there came the city dwellers displaying their gasp of pleasure and joyous delight at the thought of the presence of young men.
Abdul Haleem
The people of the town came along, revelling,
Abdullah Yusuf Ali
The inhabitants of the city came in (mad) joy (at news of the young men).
Abul A'la Maududi
In the meantime the people of the city came to Lot rejoicing.
Aisha Bewley
The people of the city came, exulting at the news.
Al-Hilali & Khan
And the inhabitants of the city came rejoicing (at the news of the young men’s arrival).
Ali Quli Qarai
The people of the city came, rejoicing.
Amatul Rahman Omar
And the residents of the city came rejoicing (to the house of Lot).
Arthur John Arberry
And the people of the city came rejoicing.
Bijan Moeinian
Meanwhile the people of the town rushed joyfully to the house of Lot (to have fun with his guests. )
E. Henry Palmer
Then the people of the city came, clad at the tidings.
Edip-Layth
The people of the city came seeking good news.
George Sale
And the inhabitants of the city came unto Lot, rejoicing at the news of the arrival of some strangers.
Hamid S. Aziz
Then the people of the city came, glad at the tidings (of the arrival of the young men).
Mahmoud Ghali
And the population of the city came (to witness) the glad tidings.
Marmaduke Pickthall
And the people of the city came, rejoicing at the news (of new arrivals).
Mohamed Ahmed - Samira
Then came the people of the city, exulting at the news.
Muhammad Asad
And the people of the city came [unto Lot], rejoicing at the glad tiding.
Mustafa Khattab
And there came the men of the city, rejoicing.
Progressive Muslims
And the people of the city came seeking good news.
Sahih International
And the people of the city came rejoicing.
Sam Gerrans
And the people of the city came rejoicing.
Shabbir Ahmed
(As this conversation was taking place), people of the town came rejoicing in anticipation. (They thought that these Messengers would make for them permissible what Lot had been declaring non-permissible).
Syed Vickar Ahamed
And the people of the city (with its evil ways) rushed over in (perverse and sinful) joy (at news of the young men as the messengers. )
Taqi Usmani
And the people of the city came rejoicing.
The Monotheist Group
Andthe people of the city came seeking good news.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Et les habitants de la ville (Sodome) vinrent (à lui) dans la joie.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Xelkê bajêr hatin û (ji bo kirina fiêlên kirêt) ji keyfxweşî mizgînî dane hev.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En de mensen van de stad kwamen om zich te vermaken.
Hollandaca — Salomo Keyzer
En de bewoners der stad kwamen tot Lot, zich verblijdende in het nieuws der aankomst van vreemdelingen.
Hollandaca — Siregar
En de bewoners van de stad (Sodom) verheugden zich.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И пришли люди города (к пророку Луту), радуясь (когда узнали, что у него дома остановились путники).
Rusça — Osmanov
Жители города пришли [к Луту], ликуя.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Och stadens män, som gladde sig över den goda nyheten, kom (skyndande till Lots hus).