İbrahim Suresi 30. Ayet — Elfaz
Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: "Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir."
1وَجَعَلُواve ceǎlūve koştularBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak
2لِلّٰهِli (a)llahiAllah'aHarf-i Cer+Lafza-i Celal
4لِيُضِلُّواli yuDillūsaptırmak içinTa'lil (Sebep) Edatı+Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.
5عَنْǎn-ndanHarf-i Cer
6سَبِيلِهِsebīlihiO'nun yolu-İsim+Zamirس ب لyol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep
7قُلْḳulde kiEmir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
8تَمَتَّعُواtemetteǔeğleninEmir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatab · Tefa''ul Bâbıم ت عFaydalanmak/yararlanmak, hediye, faydalı/avantajlı herhangi bir şey, eşya (örn. mutfak eşyası, mobilya), mal/ürün.
9فَاِنَّfe inneşüphesizİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nasb
10مَصِيرَكُمْmeSīrakumgideceğiniz yerİsim+Zamirص ي رGitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak.
11اِلَىilāHarf-i Cer
12النَّارِn-nāriateştirMarife (Belirlilik Takısı)+İsimن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak